İlk anlar 'Küçük Mucizeler'

Yaklaşık 8 yıldır doğum fotoğrafları çeken Alev Durmuşoğlu, bugünlerde farklı bir heyecan yaşıyor. Durmuşoğlu'nun ilk kişisel sergisi "Küçük Mucizeler Doğum Fotoğrafları" 15 Mayıs'a kadar Ümraniye IKEA'da gezilebilir.

10.05.2011 - 16:12

İlk anlar 'Küçük Mucizeler'

Doğum fotoğrafçısı Alev Durmuşoğlu, hatıra kalsın diye arkadaşlarının çocuklarının fotoğrafını çekmekle başladı bu işe. Aynı arkadaşlar ikinci bebeklerine hamile kalınca, bu sefer de hamileliklerini görüntülemeye başladı ve sıra doğuma gelince de doğum fotoğraflarını çekti.

Şimdiye kadar birçok annenin en mutlu anına şahitlik eden ve geçtiğimiz günlerde Caddebostan'da fotoğraf stüdyosunu açan Durmuşoğlu ile Küçük Mucizeler Doğum Fotoğrafları isimli sergisi vesilesiyle konuştuk.

"BİR DOĞUMA ŞAHİT OLMAK MÜTHİŞ BİR DUYGU"
İlk çektiğin doğum fotoğrafını hatırlıyor musun? Aksilikler yaşadın mı, nasıldı ilk deneyim?
Hatırlamaz mıyım! Hiçbir aksilik yaşamadım ama heyecandan yaprak gibi titrediğimi hatırlıyorum. O ana dair her şeyi hatırlıyorum ama zihnimde biraz sisli ortam. Bebek dünyaya gelene kadar nefesimi tutmuştum (halen bazı doğumlarda, süreç uzayınca nefesimi tutup bekliyorum.) Doğumdan çıktığımda hastanenin merdivenlerine oturup derin derin nefes alarak düşündüm ve evet dedim bu işi daha sık yapmalıyım. Böyle bir deneyimim olduğu için kendimi çok şanslı ve ayrıcalıklı hissettim. Bir doğuma şahit olmak müthiş bir duygu.

Doğum fotoğrafı çekmenin incelikleri var mı? Mesela doğum anında dayanıklı olmak veya bebekleri sevmek şart mı?
Bir sürü incelikleri var elbette. Dayanıklı olmak önemli. Alışkın olmak konusunda emin değilim çünkü hep söylediğim bir şey var, bu meslekte alışmak diye bir şey yok, en azından benim için yok. Her doğum heyecan, her doğum başka, her doğum insanın ayaklarını yerden kesecek kadar muhteşem. Bebekleri sevmek bana göre şart, bebekleri sevmekten ziyade yaptığın işi sevmelisin. Çünkü bazen çok uzun bekleyişler, stresli bekleyişler olabiliyor. Sevmeden bunlara tahammül etmek zor.

Doğumdan önce de aileyle birlikte vakit geçiriyor musun? O anı konuşup, nasıl şeyler olacağını paylaşıyor musun mesela?
Doğumdan önce mümkün olursa yüz yüze görüşüyoruz. Ama bazen doğumun olacağı gün tanıştığımız da oluyor. Öncesinde elbette e-posta ya da telefon yoluyla iletişim kurmuş oluyoruz. Hastanede bebeklerini beklerken fotoğrafçı olarak süreci anlatıyorum. Neler yapacağımızı, hangi aşamaların fotoğraflarını çekeceğimizi söylüyorum. Bu çok hoşuma gidiyor çünkü büyük bir ilgiyle ve mutlulukla dinliyorlar beni.

Doğumunu çektiğin bebeklerle ilişkilerin nasıl, görüşüyor musunuz?
Bazen doğumgünlerinde bir araya geliyoruz. Bazen doğumdan sonra da her ay fotoğraf çekimleri devam ediyor. İyi ki internet var! Internet üzerinden sürekli iletişim halindeyiz zaten. Bana bebeklerinin yeni fotoğraflarını gönderiyorlar. Ne kadar büyüdüklerini görüyorum, mutlu oluyorum.

280 BİN KARE FOTOĞRAF
Şimdiye kadar tahmini kaç fotoğraf çektin?
Şimdiye kadar 700'ün üzerinde doğum çektim. Bebek sayısı 750'ye yaklaşıyor. Kare hesabı yapacak olursak sadece doğumlarda 280 binden fazla fotoğraf çekmişim. Doğum sonrası çekimlerini, doğum günlerini sayamıyorum bile.

Sergi için bu fotoğrafları nasıl seçtin?
Çok hızlı gelişti aslında her şey. Anneler gününe yetişsin diye çok hızlı hareket ettik. Benim sunduğum pek çok fotoğraf arasından seçimi Ikea'ya bıraktım. Çünkü ben karar veremedim bir türlü. Hepsi benim bebeğim sonuçta :)

"BİR SEFERİNDE ANNE YALNIZDI VE YANINDA BİR TEK BEN VARDIM. TÜM SÜRECİ BİRLİKTE GEÇİRDİK. BEKLEYİŞLERİ, SANCILARI..."
Fotoğrafladığın en ilginç doğumu hatırlıyor musun?
Hepsi ilginçti aslında. Çünkü her doğum başka, kendine özgü. Ama en çok aklımda kalanlar sanırım erken doğumlar. Çünkü sonrasında yoğun bakım günleri bekliyor çok erken doğanları. Her bebek minicik ama erken doğanlar daha minicikler. Ama mesela bir normal doğumda baba yurt dışında olduğundan doğuma yetişemedi. Annenin yakınları da başka şehirdeydiler ve anne yalnızdı. Yanında sadece ben vardım. Tüm süreci birlikte geçirdik. Bekleyişleri, sancıları… Bir ara elimi tuttu, sancı sırasında tırnaklarını geçirdi elime, canım çok yandı ama gık bile diyemedim :) Fotoğraf çekeceğim zaman izin isteyip sonra yeniden elini tutmaya devam ettim. Minik, pembe tatlı bir kızı oldu. Sonradan anne ile yakın arkadaş olduk. Şimdi yurt dışında yaşıyorlar ailecek, ben de gönderdikleri fotoğraftan kızlarının büyüme sürecini takip edip mutlu oluyorum.

"ALEV ABLA KARDEŞİMİN DE GÖZ KIRPARKEN FOTOĞRAFINI ÇEKER MİSİN?"
Doğum fotoğraflarını çektiğin bebekler yarın bir gün genç, yetişkin olduğunda bu fotoğrafların nasıl bir duygu yaratacağına inanıyorsun?
Şimdiden yavaş yavaş bunu yaşamaya başladım aslında. Birkaç ay önce bir ailenin ikinci doğumuna gittim. İlkinin de fotoğraflarını ben çekmiştim. İlk doğumda bebek tek gözü açık diğeri kapalı, göz kırpar gibi bir poz vermişti. İşte o bebek büyümüş ve kardeşi olacaktı. Bana geldi "Alev Abla kardeşimin de göz kırparken fotoğrafını çeker misin?" dedi. Çok seviyormuş o fotoğrafını :) Şimdi bu bebeklerin, çocukların birer yetişkin olduklarında neler hissedeceklerini tahmin etmek bile heyecan verici.

Sergiye gelen ve doğumunu çektiğin 1-2 yaşlarında çocuklar var. Onlar fotoğraflarını gördüğünde neler hissetti ve tabii sen neler hissettin?
Bazısı koşarak geldi sergi alanına ve hemen kendi fotoğrafının olduğu yere gidip gözleri parlayarak "bu benim" dedi. Bazısı daha anlamıyor tam olarak ne olduğunu. Ama annesini tanıyan ve parmağıyla annesini gösterenler vardı :) Kimi de kendi doğum fotoğrafını "bebek" diyerek sevdi. Hepsi birbirinden tatlıydı. Ben anlatamayacağım kadar çok mutlu oldum. Bebeklerimi kucakladım, sarıldım onlara, birlikte fotoğraflara baktık. Aileler geldiler, anne olmadığım halde anneler günü hediyesi getirenler oldu, nazar boncuğu getirenler oldu. Hiç tanımadığım insanlar sergiyi gezdiler. Defalarca tebrik edenler oldu, gözleri pırıl pırıl fotoğraflara bakan insanları gördüm, daha ne isterim ki?

Bu sergi ilk mi bu arada? Bundan sonra başka ne gibi planlar var ufukta?
Evet, ilk kişisel sergim bu. Şimdiye dek çok istememe rağmen, çalışmaktan, ince eleyip sık dokumaktan sergi açamadım. İyi ki de beklemişim. Hayalimdeki gibi bir sergi oldu, beni çok mutlu etti. Mayıs ayı itibariyle stüdyomu kurdum.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...