CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Bursa'da düzenlenen 'Aydınlarla Yüz yüze' programına katıldı.

Program öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan İnce, ''Türkiye'de tüm kurumların fethedildiğini, yargının diz çöktürüldüğünü, silahlı kuvvetlerin burnunun sürtüldüğünü, sivil toplum örgütlerinin ve medyanın susturulduğunu'' öne sürdü.

Bir gazetecinin, ''Türkiye'de son günlerde başkanlık sistemi tartışılıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuyla ilgili çekinceleri olduğunu açıkladı. Sizin görüşünüz nedir?'' sorusuna İnce, ''Bugün tartışılan konu başkanlık sistemi değildir, sultanlık sistemidir'' dedi.

''Yapılmak istenen, başarılmak istenen sultanlıktır, zaten büyük ölçüde gerçekleşmiştir'' diyen İnce, şöyle devam etti:

''Türkiye'de artık sayısal bir çoğunluğa sahip olan iktidar partisi, Çankaya'da noterin ötesinde bir Cumhurbaşkanı, ele geçiremedikleri kurumları bir yasal değişiklikle ele geçirme faaliyetleri, vergi silahından korkan iş adamları, suskun, yağcı bazen de yalaka bir medya var.

Türkiye'de herkes korkuyor artık. Türkiye bir diktatörlüğe doğru gidiyor, Türkiye bir faşizme doğru gidiyor. Türkiye'de faşizmin ayak sesleri değil artık bu, faşizmin ta kendisi bu. Başkanlık sistemi, modernizm, Fransa, yarı başkanlık, ABD... hiç bu tartışmalara gerek yok. Bu tartışmalar nettir.

Dolmabahçe'de kendisine büro hazırlayan Başbakan'ın öteden beri sultanlık hayalleri vardı. Adım adım bunlara doğru yaklaşıyor. Umarım 12 Haziranda Türk halkı bunlara izin vermeyecektir.''

"HİZBULLAH ÜZERİNDEN YARGIYI KUŞATMA"
İnce, bir gazetecinin, ''Yüksek Yargı ile hükümet arasında soğuk rüzgarlar esiyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, ''Türkiye'de Hizbullah üzerinden yargıyı kuşatma tatbikatı'' yürütüldüğünü iddia etti.

Adli Tıp Kurumunun hükümetin emrine girdiğini öne süren İnce, ''Hizbullah dosyası beş yıl Adli Tıp'ta bekliyor, sonra beş ay oluyor Yargıtay'a geleli. Kamuoyundaki yandaş medya, Recep Tayyip Erdoğan'ın TV'leri Yargıtay'ı suçluyor ama Adli Tıp'ı kimse ağzına almıyor'' diye konuştu.

İnce, kimsenin Adli Tıp'ı tartışmadığını, kamuoyunda ''Hizbullahçıların serbest kalmasının sebebi Yargıtay'dır'' gibi bir imaj çizilmeye çalışıldığını anlatarak, şunları söyledi.:

''Böyle bir imaj çizmeye çalışıyor Yargıtay ile ilgili... Bir operasyona hazırlanıyorlar, Yargıtay'a, Anayasa Mahkemesi'ne, Danıştay'a... Önümüzdeki hafta TBMM'ye gelecek. Önce kamuoyunu hazırlıyorlar. Yani (Hizbullahçıları serbest bırakan yargıdır, suçlu olan yargıdır) deyip Yargıtay üzerinden Hizbullah projeleri yürütüyorlar. Bu, Türkiye'de olmaması gereken bir şeydir. Demokratik bir ülkede asla olmaması gereken bir şeydir. Yargının işi ayrı, yasamanın işi ayrıdır, yürütmenin işi ayrıdır. Ama ne yazık ki bugün hükümet, yasamayı da yargıyı da ele geçirmiş durumdadır.''