Sinema var olduğundan beri, yönetmenler, oyuncular, filmler, dönemler vs… kıyaslanır. Bu kıyaslamalar, konuyu yüzeysel bir şekilde ele alsa da, her sinemaseverin sevdiği bir zihin egzersizi olduğu da su götürmez bir gerçek.

İlişkili Haberler


Beyazperdenin yeni oyuncağı da Christopher Nolan’ın son filmi ‘Inception/ Başlangıç’ oldu. ‘Başlangıç’ gösterime girdiği günden beri, alt metinleriyle, referanslarıyla ve finaliyle tartışılıyor, kendinden önceki filmlerle kıyaslanıyor. Bu kısa sürede en çok karşılaştırıldığı film ise 1999 yapımı ‘Matrix’ oldu.

Kimine göre kıyaslanmayacak kadar birbirine uzak iki Hollywood yapımı, kimine göre ise, aynı temalar etrafında dönen iki başyapıtı, içerik, biçim ve pazarlama açısından ele aldık ve ortaya şu fark ve benzerlikler çıktı:

*‘Matrix, çok tanınmayan, daha önce ‘Bound’ adlı külte imza atmış Wachowski Kardeşler tarafından yönetildiği için, fragmanının seyircinin ağzını sulandırması dışında bir sır küpüydü. ‘Başlangıç’ için ise durum farklıydı; hikayesiyle ilgili ser verip sır vermese de, filmin yönetmen koltuğunda Christopher Nolan’ın olması beklentileri yükselten en önemli nedendi.

‘‘Gerçeğin çölüne hoşgeldin.’’ (Matrix)

* ‘Matrix’ gösterime girdikten kısa bir süre sonra hem eleştirmenleri, hem seyircileri hem de yapımcısını mutlu ederek çok zor bir işi başardı. Nolan da, bunu dünyada en iyi yapan yönetmenler arasında gösteriliyor. Diğer filmleri ‘Batman Başlıyor’, ‘Prestij’, ‘Kara Şövalye’ gibi ‘Başlangıç’ da vizyona girer girmez hem gişede, hem yıldız tablosunda hem de seyirci nezdinde istediği sonucu aldı.

* ‘Matrix’ yıldız oyuncu kozunu Keanu Reeves’ten yana kullanmıştı. Reeves dışında – Laurence Fishburne önemli bir oyuncu olsa da popülarite açısından sınıfta kalıyor(du) – genel seyirci kitlesini salona çekecek bir isim yoktu. ‘Başlangıç’ da Nolan’ın başarılı gişe geçmişine ve göz kamaştıran yan oyuncularına rağmen, bu anlamda tek bir isme, DiCaprio’ya güvenen bir film.

* ‘Matrix’ teknik anlamda getirdiği yeniliklerle de, sinema tarihinin en özel filmlerinden biri oldu. ‘Bullet Time’ (Mermi zamanı: Bir nesnenin normal kamera ile yakalanamayacak şekilde yavaş ve çok açılı görüntülerinin bir araya getirilmesi) gibi tekniklerle çıtayı çok yukarılara çektiği – ve hala aşılamadığı gibi, bir ‘Matrixvari filmler’ furyası da başlatmış oldu. ‘Başlangıç’ ise, seyirciye Matrix kadar etkileyici yeni bir teknik sunmasa da, Nolan, Stanley Kubrick’in ‘2001: Bir Uzay Macerası’ için yarattığı tasarımdan ilham alarak ve onu geliştirerek, film için özel olarak geliştirdiği setlerle - özellikle Paris sahnesi- usta işi bir görsellik sağladı.

* Matrix gibi ‘Başlangıç’ da ‘dolu içeriği’ aksiyonla süsleyerek göstermeye çalışıyor ve bunda Matrix kadar olmasa da başarılı oluyor.

* ‘Matrix’ Jean Baudrillard, J. P. Sartre, Guy Debord, William Gibson, P. K. Dick gibi edebiyat ve felsefenin önemli isimlerinin yanında, ‘Blade Runner’, ‘Dark City’, ‘Ghost in the Shell’ gibi filmlerden etkilenmişti. ‘Başlangıç’ ise ilk olarak akla, ‘Existenz’, 'Memento', ‘13th Floor’ gibi filmleri ve yine P. K. Dick’i, ‘Dark City’i ve tabii ‘Matrix’i akla getiriyor.

* İki filmde de aşk önemli bir yer kaplıyor; Matrix'te Neo'nun Trinity'e duyduğu aşk, seçilmiş kişi olması kadar önemli bir itici güç ve aynı zamanda dramatik yapının da anahtarlarından biri. 'Başlangıç'ta da filmin merkezinde Cobb'un Mal için duyduğu tutku ve geçmişe bu yüzden saplanması, rüyalarına sığınması yer alıyor.

* Matrix, Budizmden var oluşçuluğa, film noir’dan uzak doğu sporlarına, kutsal kitaplardan hi-tech’e, animelerden yapay zekaya kadar onlarca şeyi aynı potada eriterek seyirciye hem üzerinde düşünülmesi gereken bir oyuncak verdi hem de sinema tarihinde hakkında en fazla makale yazılan filmlerden biri oldu. ‘Başlangıç’ ise, benzer konulara değinmekle birlikte, rüyaları ve bilinçaltını temel alarak Sigmund Freud, Jacques Lacan gibi referans noktaları oluşturuyor.

* İki filmin merkezinde de ‘gerçeklik’ olduğunu söyleyebiliriz. Matrix, bunu simulasyon ve sanal dünyalar üzerinden yaparken, ‘Başlangıç’ rüyaları kullanıyor. Matrix’in bir metafor olarak kullandığı rüya, Başlangıç’ta sınırların zorlandığı ve gerçeğin anlaşılır kılındığı zaman/mekan oluyor.

* İki filmin bir diğer ortak noktası da, insanoğlunu bulunduğu gerçeklikten kopararak, sistemi sorgulayan/sorgulatan bir yapı kurmaları...

‘‘Hiç kimse rüyaların başlangıcını hatırlamaz.’’ (Inception)

* İki film de, gerçeklikten kopuşu ya da gerçekliğe bağlanışı vücuda entegre edilen nesnelerle yapıyor; birinde kafatasının arkasından, diğerinde damardan geçiş sağlanıyor. (Ki, gerçeklik temalı bilimkurgu yapımlarında her zaman böyle bir geçiş vardır )

* İki film de sorular sorarak, seyircisine yeni pencereler açıyor ve tekrar tekrar izlenilmeyi de farz kılıyor. Matrix gibi Başlangıç da son sahnede açık kapı bırakıyor ve olası devam filmlerini müjdeliyor. (‘Matrix’ten 4 yıl sonra 2. ve 3. film arka arkaya gösterime girmiş, bazı cevaplar alınsa da seyirci yeni sorularla baş başa kalmıştı.)

* Matrix’te gözlük, deri ceket, silah gibi birçok nesne fetiş unsuru haline getirildiği gibi belli anlamlar da taşıyor (Örneğin: Gözlüklerin güç ve zayıflığı simgelemesi gibi). Başlangıç’ta ise her karakterin totemi filmdeki en önemli ve gerek final açısından gerekse filmi çözümlemek için anahtar nesne konumunda.

- Neo: Gözlerim neden acıyor?
- Morpheus: Çünkü onları hiç kullanmadın. (Matrix)


* Matrix’te bütün karakter, yer, gemi adları, Neo, Morpheus, Cypher, Zion, Mimar vs… (Başlangıç’ın da Mimar’ı var) hepsi film çözümlemesi için önemli anlamlar taşıyor- genellikle kutsal kitaplardan alınma. Nolan’ın filminde de isimler üzerinden mitolojik ve kendi filmlerine göndermeler yer alıyor.

* Matrix, ABD’de 171, tüm dünyada ise 450 milyon haılat elde ederken (Matrix Reloaded: 750 milyon dolar, Matrix Revolutions 454 milyon dolar), 'Başlangıç' Amerika’da 3 haftada 200 milyon dolara ulaştı.

* Matrix gişede başarılı olduğu gibi DVD satışlarında da çok iyi rakamlara ulaştı. Sinema tarihinin en iyileri arasına yüksekten girdi, en çok konuşulan, sık sık referans alınan bir film oldu. Filmdeki kıyafetlerden, gözlüklere kadar her şey popüler kültürün bir parçası oldu. Ünlü filozoflar ve eleştirmenler üzerine makaleler yazdı. Bu yakın dönem klasiğinin dünyasını daha da geliştiren ve dolduran animelerden oluşan ‘Animatrix’ çekildi ve kimine göre filmden daha iyi bulundu. Başlangıç’ı ise böyle bir kıyaslamaya sokmak için henüz vakit erken. Hem yeni gösterime girdiği için hem de tüm ortak noktalarına rağmen farklı bir kulvarda yarıştığı için.

Sonuç olarak; icat edildiği günden bu yana filmler birbirlerinden, başka disiplinlerden, diğer sanatlardan etkilendi ve etkilenmeye de devam edecek. Doğal olarak kıyaslanmaya da… ‘Başlangıç’ da seyirciyi düşünmeye zorlayan, alt metinleri zengin iyi bir film ve Matrix’le ya da başka bir filmle kıyaslanması doğru ya da yanlış olarak değil eğlenceli bir düşünme pratiği olarak yorumlanmalı.