Hülya Cinsçiçekçi - tuniko.com

Ahhh ahhhh şimdiki aklım olsaydı...
Katı gıdaya geçişte doktorun altı ögün vermelisin ısrarına karşı koyardım. Çok iştahlı olan oğlum, midede memeden geBlecek süte yer kalmadığından, dokuz aylıkken emmeyi bıraktı. Bir sene anne sütü de yalan oldu. Bir daha anne olursam, anne sütüyle bu kadar güzel kilo alan çocuğu en az 7-8 ay sadece anne sütüyle beslerim.

Şunu bunu aldım çok işime yaradı, bunu şunu aldım bir tek evde yer kapladı.
Park yatak, el pompası, baston puset ve sling en uzun süre kullandığım ürünler. Alt üst takım yerine, keşke daha çok boydan tulum alsaymışım dedim. Takımları hiç giydiremedim ama tulumları tepe tepe kullandım.

''kötü anne anı'': ah dedim bunu da yaptım ya ne kötü anneyim!
Her gece yatırmak için odaya gitmeye ikna etmek, o sırada "ya sabır" çekmek, arada sesinin yükselmesi kötü anne anlarım.

Çocuğum yokken çocuklu ailelere bakar şuna gıcık olurdum.
Alış veriş merkezlerinde ayarsızca koşan çocuklara, gırtlağı yırtılana dek ulu orta çocuğuna bağıran annelere çok kızardım. Alışveriş merkezine gidersek oğlum çok koşuyor, ben de götürmüyorum. Daha bugün parkta koşarken düşüp duran oğluma; "koşmaaa" diye bağırdım. İnsan kınadığını yaşamadan ölmezmiş.

Kararsızım... Acaba şöyle mi yapsam yoksa böyle mi?
Bu mahallede mi kalsak yoksa uzaktaki Montessori okuluna yakın bir eve mi taşınsak? Hem benim işlerim için de daha büyük bir eve ihtiyacımız var. Bu aralar en buyuk ikillemimiz bu.