1 Mayıs 1977'de çıkan olaylarda 36 kişinin ölmesi sonrasında işçilere kapanan Taksim Meydanı kutlamalara sahne oldu.

İlişkili Haberler


DİSK Genel Merkezi önünde sabah saatlerinde toplanan kalabalık grup, Pangaltı'ya doğru yürüyüşe geçti. Burada yapılan görüşmeler sonucunda kalabalığı "makul" bulan polis, Taksim'e yürüşe izin verdi.

Bunun üzerine kortej, Taksim Meydanı'na doğru yürüşe geçti. Ancak diğer grubun da kendilerine katılmasını sağlamak amacıyla yavaş yürüyen grup daha sonra durdu.

Gruba izin verilmesinin ardından kortej yeniden yürüşe başladı ve işçiler 31 yıl sonra yeniden Taksim Meydanı'na geldi.

"İŞTE TAKSİM İŞTE 1 MAYIS"
Yaklaşık 5 kişilik grup, ''işte Taksim işte 1 Mayıs'' sloganları atarak, Taksim alanına çelenk bıraktı.

Katılımcılar, 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamanın mutluluğunu Taksim Anıtı'nın etrafından toplanarak ve üzerine çıkarak ifade ettiler.

Grup, daha sonra Kazancı Yokuşu'na gelerek, 1 Mayıs 1977'de çıkan olaylarda hayatını kaybedenler anısına 1 Mayıs Anıtı'na karanfiller bıraktı. Yürüyüşe katılanlar, burada 1 Mayıs Marşı eşliğinde saygı duruşunda bulundu.

Bu arada, Taksim Meydanı'na geldikten sonra kortejin bir bölümü, Kazancı Yokuşu'na yöneldi. Bu sırada yokuşun aşağısındaki bir grup da polis barikatları arkasında slogan atmaya başladı. Yokuşun başındakiler polis barikatlarına tepki gösterdi.

Güvenlik güçleri de barikatın arkasındaki grubu da meydana alacaklarını ancak arama noktasından geçmeleri gerektiğini bildirdi. Bu gruptakiler arama yapıldıktan sonra alana ulaştılar.

Kazancı Yokuşu önündeki otobüsün üzerinden topluluğa seslenen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, tüm işçi sınıfının 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı.

Herkesin, 1 Mayıs'ın 100. yılında üzerine serilmiş ölü toprağını dağıtıp, Taksim Meydanı'na geldiği için kendisiyle övünmesi gerektiğini belirten Çelebi, ''1 Mayıs'ın ülkemizde kutlanmaya başlanmasının 100 yılına tanıklık ederken, 1 Mayıs'ı bayram etseler de bunu hazmedemeyenlerin olduğunu görüyoruz'' dedi.

Çelebi, 32 yıl önce Taksim Meydanı'nda yitirilenleri anarak, makul olanın 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlamak, 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacak İstanbul'a yakışanın da gaz bombalarıyla engellenmeden işçilerin Taksim Meydanı'na girmesi olduğunu söyledi.

Çelebi, şöyle konuştu: ''Dün 1 Mayıs'ın bayram olmadığını tartışanlar, bunu meydan tartışmasına kilitleyenler, bugün de makul sayıyı tartışmaya başladı. Sayılar değil insanlar makul olmalıdır. Anadolu'nun kültürü, geleneği, örfü, adeti bunu gerektirdiği gibi, insan olmanın erdemi de bunu gerektirir. Türkiye, 1 Mayıs 2009'a sorunların çözüldüğü, insanların barış ve huzur içinde özgürlüğünü kullandığı demokratik bir ortamda sorunların giderek ağırlaştığı, hak ve özgürlüklerin budandığı, siyasi iktidarın keyfi uygulamalarının olduğu bir atmosfere gidiyor.''

İktidarın, halkın refah ve mutluluğunu düşüneceğine, siyasal ve ekonomik anlamda dışarıya bağımlı olmayı yeğlediğini savunan Çelebi, iktidarın küresel krizin faturasını da halka ödetmeye çalıştığını söyledi.

Çelebi, ''32 yıl önce bu meydanda 36 değerli insanın katledildiğini'' ifade ederek, katillerin bulunmasını her dönem talep ettiklerini, davanın peşini bırakmadıklarını ama bugüne kadar bir sonuç alınamadığını anlattı.

''1 Mayıs şehitleri ölümsüzdür'' diyen Çelebi, ''30 yıldır 1 Mayıs'ın tatil edilme mücadelesi vardır. Yıllardır Taksim'in emekçi sınıfına açılmasını istedik. Burada yüz binlerce arkadaşımız buluşabilirdi. Her katılımcıya engel çıkardılar, gaz attılar. Buna rağmen işte Taksim'de, işte 1 Mayıs alanındayız'' diye konuştu.

Türkiye'nin artık bu yasakları kıracağını, bu yasaklara son vereceğini dile getiren Çelebi, işçi sınıfına uygulanan zulme, işten atılmalara, yoksulluğa, yolsuzluğa karşı duracaklarını, barışı, demokrasiyi, kardeşliği, halkların kardeşliği temelinde egemen kılıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Çelebi, ''Bugün isterdik ki bütün konfederasyonlar dik durup Taksim'i inletseydik. Bu mücadeleyi birlikte verip işçi sınıfına yönelik saldırılara son verseydik'' diye konuştu.

KESK Genel Başkanı Sami Evren, otobüsün üzerinden yaptığı açıklamaya ''Birlik, dayanışma ve mücadele bayramınız kutlu olsun'' diyerek başladı.

''Dünyada bir günlüğüne özgürlük, barış ve dayanışmanın hüküm sürdüğünü'' dile getiren Evren, Türkiye'yi emekçilerin özgürleştireceğini kaydetti.

Evren, ''Bugün Taksim'de sadece bu alanı özgürleştirebildik ama parça parça, adım adım Türkiye'nin dört bir tarafını siz özgürleştireceksiniz. 1 Mayıs bir miting değildir, işçi sınıfının en politik gösterisidir'' diye konuştu.

Evren, 1 Mayıs 1977'de hayatını kaybedenlerin bugün alandakilere baktıklarını ifade etti.

Türkiye'de bir milyona yakın kişinin işten atıldığını, 10 binlercesinin de işsiz olduğunu vurgulayan Evren, ''Bu ülkede hala çocukların kafasına dipçikle vurulabiliyor, hala alanlar kapatılabiliyor. Özellikle DTP'ye yapılan baskıları şiddetle kınıyoruz. Bütün emekçilerin 1 Mayısını bir kez daha saygıyla, sevgiyle kutluyor, mücadelenizde başarılar diliyorum'' dedi.

Taksim Meydanı'nda yapılan kutlamalar yapılan anonsun ardından sona erdi.

Alanda bir süre oturan ve bekleyiş içinde olan grup, daha sonra polisin uyarısıyla Taksim Meydanı'ndan ayrıldı.

Bu arada, güvenlik güçleri de alanı tamamen barikatlarla çevirerek meydana ve İstiklal Caddesi'ne giriş ve çıkışları kesti.

YURTDIŞINDAN SENDİKACILAR DA KATILDI
Taksim'e yürüyen kortejde DİSK Başkanı Süleyman Çelebi'nin yanı sıra KESK Genel Başkanı Sami Evren, Türk Tabipleri Birliği Merkez Komitesi Başkanı Gençay Gürsoy da yer aldı.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Özpolat, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, CHP İstanbul milletvekilleri Mehmet Sevigen ve Sacit Yıldız, DTP milletvekilleri Sırrı Sakık ve Sabahat Tuncel, eski kültür bakanı Ercan Karakaş, eski milletvekili Berhan Şimşek ve Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ile CHP'li Gürsel Tekin korteje katıldı.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Server Tanilli de tekerlekli sandalye ile gruba katılıyor. Tanilli'nin elinde ''Balbay'ın ve Manisalı'nın, tüm aydınlarımızın yanı başındayız'' yazılı döviz bulunduğu gözlendi.

Kortejde, Almanya, Fransa, Suriye ile çeşitli ülkelerden sendika temsilcileri de yer aldı.

Hak ve Özgürlükler Partisi'ni temsilen kortejde yer alan grup da Türkçe ve Kürtçe ''Yaşasın 1 Mayıs'' yazılı pankart açtı.