NTV

İstanbul Asya’nın da başkenti olacak

Türkiye
İstanbul Asya’nın da başkenti olacak

Kasım ayı sonunda Avrupa çocuk ve oyuncak müzelerinin başkenti olan İstanbul, şimdi de Asya’daki müzeleri kucaklamaya hazırlanıyor. Fikrin babası Sunay Akın’ın projeleri ise bitmiyor. İstanbul ve Boğaz müzeleri kurulması, Kadıköy’de atıl kalacak istasyonların bir trenle gezilebilecek 6 tematik müzeye dönüştürülmesi bu projelerden sadece birkaçı...

2010 yılından bu yana üzerinde çalıştığı Avrupa Çocuk ve Oyuncak Müzeleri Birliği TOYCO’yu 15 ülkeden 28 müzeyi konuk ederek hayata geçiren Sunay Akın, bu sayede uluslararası sempozyumlar ve sergiler düzenleneceğini, üniversitede çocuk ve oyuncak müzeciliği üzerine akademik program açılması için çalışmalar yürütüleceğini ntvmsnbc.com’a anlattı.

İlişkili Haberler


Birliğe 2013’te Asya’daki müzeleri dahil etmek için harekete geçen Akın, üç kuşağın aynı heyecan ve mutlulukla gezdiği İstanbul Oyuncak Müzesi’ne bir kardeş vermeyi de planlıyor: Masal Kahramanları ve Çizgi Roman Kahramanları Müzesi.

Biz de İstanbul Oyuncak Müzesi’nde ressamlar ve heykeltraşların tasarladığı tiyatro sahnesi şeklinde odalara konuk olduk. Hitler’in İkinci Dünya Savaşı öncesi özel olarak yaptırdığı oyuncak askerler, Pele imzalı top, ilk çizgi roman kahramanı Yellow Kit, Walt Disney’den önceki ilk Mickey Mouse oyuncağı ve Titanik’te ölenlerin anısına üretilen siyah oyuncak ayı gibi birçok tarihi öneme sahip oyuncakla tanıştık.

Kamera: Murat Şahin Kurgu: Tarık Kızıldağ

Oyuncak endüstrisinin doğuşuna tanıklık eden müzede; üç yeni oyuncağın 40 binin üzerindeki oyuncakla buluşmasını izledik, TOYCO’nun hedeflerini ve İstanbul için yeni proje fikirlerini Sunay Akın’dan dinledik.

Kamera: Murat Şahin Kurgu: Tarık Kızıldağ

Bu proje nasıl doğdu?
"Bu projeyi, ilk olarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında sundum. Ne yazık ki, kabul edilmedi. Büyük hayal kırıklığına uğradım. Halbuki, bütün dünyaya ‘çocuk, çocuk tarihi, oyun, oyuncak ve masallar konusunda duyarlıyız, çocukların dünyasına değer veren bir ülkeyiz, çocuk müzeciliğine önem veriyoruz’ diyecektik. Müzecilik anlayışı ile çocuk dünyasını biraraya getiren ilk buluşma gerçekleşecekti. Üzülerek söylüyorum, sorumluluk bu komisyondadır.

Daha sonra bu projeyi, Avrupa Müzeler Akademisi ve Avrupa Müzeler Forumu'na sundum. Hemen kabul edildi. Gaziantep, Antalya ve Kadıköy belediyeleri, Bilgi Üniversitesi, İş Bankası Kültür Yayınları ve sponsorlar çok destek verdiler. Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri Birliği TOYCO’yu kurduk. İstanbul’u da ‘oyuncakların başkenti’ ilan ettik."

Kamera: Murat Şahin Kurgu: Tarık Kızıldağ

Bu toplantılarda neler yapıldı?
"Caddebostan Kültür Merkezi’nde 2 gün süren toplantılarda 15 ülkeden 28 müze, kuruluş öykülerini anlattılar. Ne etkinlikler yaptıklarını, yaşadıkları sorunları, müzecilikle ilgili deneyimlerini paylaştılar. Bu bilgiler ilk kez İstanbul’da ortaya çıktı. Ayrıca, günlük sunumların kitabını da hazırlıyoruz şimdi. Sadece toplantılar değil, Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay’ın katıldığı gala yemeği, Gaziantep ve Antalya gezileriyle birlikte 6 günlük etkinliği, zengin görsellerle kitaplaştırıyoruz. Bu buluşma, Kültür Bakanlığı himayesinde gerçekleştiği için de çok mutluyum.

TOYCO projesi devam edecek. Önümüzdeki yıl, İstanbul’da Asya ve Avrupa’daki çocuk, oyuncak ve masal müzelerinin buluşmasını gerçekleştirmeyi hayal ediyorum. Toplumlar müzelerle ilerler, zenginleşir. Müzeler kurulur, her adımı bilgi dolu olan o müzelerin koridorlarından geçilerek demokrasiye ulaşılabilir. Bu nedenle bizim demokrat, daha aydın, daha geleceğe umutla bakan, barış içinde bir toplum olmamızı istiyorsak müzelerimizin sayısını artırmalıyız.

Bir ülkenin gelişmişliği müzeleriyle belli olur. Bir Alman, Almanya’da her gün müzeye gitse ömrünün 16 yılını müzede harcar. Paris’teki Louvre Müzesi’nin eserlerinin önünden geçmek kaydıyla kat edilen mesafe 12 kilometredir. ABD’de 17 bin 500 müze var. Bu gerçekler, politika ve siyasetin üstündeki değerlerdir."

Birlik neler yapacak?
"Çocuk müzelerinin geleceği, müzelerin beklentileri, planlarını tartışacağız. Onlarla karşılıklı sergiler, sempozyumlar, etkinlikler gerçekleştireceğiz. Ayrıca, oyuncak ve çocuk tarihi konusunda çalışmalar yapılması da kararlaştırıldı.

Kendi ülkemizdeki özel müzeler için de çalışacağız. Tüm özel müzeleri biraraya getirerek, kuruluş hikayelerini, sorunlarını, gelecekten ne beklediklerini paylaşabilecekleri bir sempozyum gerçekleştiriyoruz. Bütün müzelerle temasa geçtik."

Sergiler düzenlenecek mi? Başka ülkelerin müzelerinden koleksiyonlar Türkiye’ye gelecek mi?
"Evet, Bilgi Üniversitesi’nin sergileme mekanlarından da yararlanılacak."

28 müzenin ortak çalışmalarıyla çocuklara burs verilebilir.Her yıl belli sayıda öğrencinin tüm bu müzeleri gezmesi sağlanabilir. Çok farklı projeler doğabilir.
"Doğabilir. Müzekart da çok güzel bir proje mesela. Kültür Bakanlığı kendi müzelerine uyguluyor. Özel müzeleri de kapsayabilir. Ancak kapsaması demek; müzelerin gelirinin düşmesi demek. O zaman da Bakanlık’ın ödenek ayırması gerekiyor. Bunları konuşmamız, ortaya koymamız gerekiyor.

Örneğin, ben Türkiye’ye getirdiğim bütün oyuncakların vergisini ödüyorum. Bunların hepsi devlete envanterli. Bu konuda kolaylıklar sağlanabilir. TOYCO bütün bu sorunların çözümü için, ortak akıl bulmak için çalışacak. Yasal düzenleme gerektiriyor. Sponsorlara da ihtiyacımız var. Futbola verilen desteğin binde biri, kültüre harcansa sorunlar çok azalır. Kent yaşamının müzelere, tiyatrolara, parklara, yeşil alanlara ihtiyacı var. İspanya’da tiyatroya giden sayısı maça giden sayısından fazla. Bizim buna ihtiyacımız var."

Müze temsilcileri Türkiye’yi nasıl buldular?
"Antalya’ya hayran kaldılar. Gaziantep tam bir müze kent. Bayıldılar. Zeugma Müzesi’ni gezdiler. ‘Burası hem otantik hem de modern, neden turist yok?’ dediler. Gaziantep Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Antep’de oyuncak müzesi açılmasını istedi."

Türkiye’deki oyuncak müzesi sayısı nedir?
"İstanbul ve Antalya’da var. Gaziantep’te açılacak. İzmir Konak Belediyesi’nin bir müzesi var. Bir de Ankara Üniversitesi salonunda Prof. Dr. Bekir Onur, yerli oyuncakçıları gezerek topladığı oyuncakları sergilediği bir müze kurdu."

İstanbul Oyuncak Müzesi hakkındaki değerlendirmeleri nasıldı?
"Katıldığımız ve ödül aldığımız yarışmalarda jüri olan ve müzeyi gelip görenler vardı. İlk görenler ise inanamadı zaten. Biz en iyisiyiz gerçekten. Bir kere sergilenen eserler çok değerli. Sergileme biçimimiz çok farklı ve etkinliklerimiz çok çeşitli. Bu üç özellik biraraya gelince müze oluyor zaten."

Bu üç özelliği daha detaylı anlatabilir misiniz?
"Öncelikle doğru eserler sergilemelisiniz. Doğru yerleştirme, sınıflama önemli. Biz, her odayı bir tiyatro sahnesi olarak düşündük. Müzeye gelen çocuklar, oyuncakların ortasında duruyor ama oynayamıyor. Bu soruna çözüm olarak oyuncakları, tematik olarak sergilemeyi ve odaları tiyatro sahnesi gibi tasarlamaya karar verdik. Mesela, uzay odasına giren çocuklar, tavanda ışıklar yanıp sönünce kendilerini uzayda gibi hissediyor ya da gerçek tren kompartımanı şeklindeki odamızda trende gidiyor hissine kapılıyor. "

Fotoğraflar: Murat Şahin
Fotoğraflar: Murat Şahin


Oyun odasında gibi hissediyorlar?
"Evet, oyun odasında gibi. Oyunun içinde. Bu nedenle müze, dünyanın çok ilgisini çekiyor. Burada etkinlikler de çok fazla. Çocuk tiyatroları, kukla oyunları, illüzyonistler, sihirbaz gösterileri, fosil-keşif atölyesi, tahta oyuncak boyama atölyesi var. Karagöz-Hacivat oynatıyoruz. En usta hayali Tacettin Diker gösteriler yapıyor. Bez bebek yapma atölyemiz var. Çocuk kitapları yazan Derya Ediz, çocuklara masal eşliğinde müzeyi gezdiriyor. Masal anlatan bir ablamız da var."

Müzeyi ziyaret eden çocuklar sizden hikayeler, masallar dinleyebiliyor mu?
"Ben müzede duramıyorum maalesef. Çalışıp, kazandıklarımı buraya aktarmam gerekiyor yoksa müze yaşayamaz."

Kaç yıldır oyuncak topluyorsunuz?
"20 yıldır."

Büyük emek...
"Milletimiz daha iyisini hak ediyor. Ben layık olmaya çalışıyorum. Beni var eden bu medeniyete borcumu ödemeye çalışıyorum. Toplum bunu anlıyor. Ancak ‘benden sonra ne olacak?’ diye düşününce tasalanıyorum. Bu ışık sönmemeli. Kültür politikası olarak daha sistematik kalıcı değerler üstüne oturtulmalı."

İstanbul Oyuncak Müzesi için bundan sonraki hedefiniz nedir?
"Beş katlı tarihi bir köşkteyiz ve yerimiz çok güzel. Ancak müzeyi daha büyük bir binaya taşıyıp, bu binayı da masal kahramanları ve çizgi roman kahramanları müzesine dönüştürmek istiyorum. Müzeyi ikiye ayıracağız kısacası. Müze, müzeyi doğuracak."

Bir tarih var mı aklınızda?
"Hayır, sadece hayalim var. Şu an için maddi olanak yok. Desteğe ihtiyacım var. Duyarlı, bizi anlayacak insanlar çıkacaktır diye umuyorum."

Müzede birçok ünlü markanın en eski ürün örnekleri yer alıyor. Çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, kremler, güzellik malzemeleri, arabalar... Bu markalar için de bir fırsat esasında. Sadece oyuncak değil; sanayide ve tüm iş kollarında yıllar içinde yaşanan gelişmeler gözler önünde.
"Aydınlanmanın bir parçası müzeler. İnsanların kalbinde yaşar. Heyecan duymak gerekiyor. Elimde oyunların tarihi antikaları var. Onların da müzesi olabilir ileride."

Bebek evleri, inşaat markaları ve birçok yapı şirketi için bir fırsat. Tarih içindeki gelişmeleri, günlük yaşamı, ticari hayatı, mimariyi, malzeme kullanımındaki farklılıkları, kültürel değerleri anlatmanın en güzel yolu belki de. Özellikle de çocuklar için.
"Müze ‘ilham perisi’ demek. İlham veriyor. Avrupa’da, Amerika’da bu nedenle müze sayısı bu kadar yüksek. Bizim de müzelerin önemini anlamamız gerekiyor."

Burası üç neslin eğlenerek ve öğrenerek gezeceği bir müze. Anneanne, babaannelerin ‘Benim zamanımda troleybüs vardı ya da makineler böyle çalışırdı’ sözlerini en kolay anlatacakları, çocuklara somut örnekler verebilecekleri bir yer.
"Kesinlikle. Üç kuşağın bir arada gidip, neşe, mutluluk ve huzurla ayrıldıkları tek yer oyuncak müzeleridir. Ben de 20 yıl önce Nürnberg’te bunu gördüm, çok etkilendim. ‘Ülkemde de böyle bir müze açmalıyız’ diye düşündüm."

Çocukların önerilerini alıyor musunuz?
"Tabii ki onları dinliyoruz. Ama bu, bir uzmanlık meselesi. Entelektüel bir birikimdir. Müzecilik bir bilimdir ve bu bilimin ışığını çocuklara yansıtmak gerekir."

Hayal dünyaları farklı fikirlerin doğmasına, çağrışımlara neden olabiliyor...
"Evet, hayal dünyalarını etkinliklerde görüyoruz. Esasında en büyük çocuk da benim. Hayallerimi kitapla bilgiyle donattım ve bu hale geldim."

Sizin için en özel oyuncak hangisi?
"O kadar çok ki... Mesela biraz önce oyuncakların arasına yerleştirdiğimiz James Bond’un arabası. Yıllardır peşindeydim ve yeni buldum. Bebek evleri var. Hepsini koleksiyonerlerden, kız istemeye gider gibi, gidip aldım."

Müzeyi gezerken dünya tarihindeki gelişmeler, öne çıkan ülkeler ve oyuncaklar arasındaki ilişkiye yakından tanık olduk. Kısaca özetleyebilir misiniz?
İlk oyuncak fabrikalarını 1870’li yıllarda Almanlar kurdular. İkinci Dünya Savaşı’na kadar pazar onlardaydı. 1950 sonrası ise Japonya oyuncak endüstrisinde güçlendi ve pazarı ele geçirdi. 1990 yılından sonra da Çin. Gelişmişlikle oyuncak pazarı arasında bir paralellik var. Almanya oyuncak endüstrisi üzerine Almanya oldu. Japonya, İkinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrıldı, çok kayıplar verdi. Japon teknolojisinin üstünlüğü oyuncaktan doğdu. Çin’i 1990’larda kimse ciddiye almıyordu. Şimdi her türlü ürünü üretiyor. Sosyologlar, ekonomistler bize bu paralelliği anlatmalı."

Tarihe tanıklık eden birçok örnek var. Mesela, Hiroşima’ya bomba atan uçağın oyuncağının yanı sıra Hiroşima Müzesi’nin bağışladığı eriyen cam örnekleri burada. Nasıl oldu bu bağış?
"2010 yılı, Japon yılıydı. Türkiye’den sanatçı olarak beni seçtiler. Büyük bir onur benim için. İki kere Japonya’ya gittim. Atom bombasında yıkılan bir okulun eriyen camları ve okuldan kalan eşyaları, fincan takımlarını bana hediye ettiler. Bunları bir orada, bir de Oyuncak Müzesi’nde görebilirsiniz."

Bildiğim kadarıyla çok ülke dolaşıyorsunuz, antikacıları geziyorsunuz.
"Evet, ama antikacıya düşen bir oyuncak pahalı oluyor. Kaynaktan alınca maddi olarak daha karlı oluyor. Daha çok koleksiyonerden topluyorum bu nedenle. İnternet üzerinden araştırıyoruz. Onlar da satmak istedikleri zaman duyuru yapıyorlar. Bizi tanıyorlar artık, buluyorlar."

Kurulan birliğin bu konuda da desteği olacak mı?
"Evet, bu konuyu gündeme getirmek istiyorum. Ancak işin içine para girince bazı şeyler değişiyor. Bir de herkesin kendi özeli var. TOYCO; bu tür düşüncelerin paylaşıldığı, geleceğe ışık tutacak plan ve etkinliklerin yapıldığı bir kuruluş olacak."

Bilgi Üniversitesi’nin de projeye destek verdiğini ifade ettiniz. Çocuk müzeciliği üzerine bir akademik program açılması, öğretim üyeleri ve uzmanlar yetiştirilmesi fikri var mı?
"Burada çalışan bir arkadaşımız, zaten bu konuda yüksek lisans yapıyor. İleride, dersler verecek. Bilgi Üniversitesi ile bu konudaki uzmanlığımızı akademik platforma taşımak için de bir protokol imzaladık."

Farklı ülkelerin üniversiteleriyle ortak çalışmalar da olabilir belki
"Düşüncemiz geleceğe yönelik olarak bu yönde..."

Yurtdışındaki müzelerde öğrenciler, gruplar halinde ders yaparlar. Heykellerin önünde karakalem çalışırlar. Sanat tarihi üzerine sohbet ederler. Oyuncak müzesi de bu alışkanlığı aşılamak için uygun bir yer. Okullar öğrencilerini getiriyorlar mı?
"Duyarlı okullar ve öğretmenler, öğrencilerini yönlendiriyorlar. Tabii ki daha çok okul ve öğretmen olmalı. Müzelerde bilgiler yaşanarak alınıyor. Müzede bir saat, bin kitaba bedel esasında."

Çok sayıda müze geziyorsunuz. Her yıl yeni müzeler ekleniyor arasına. Müzeleri değerlendirir misiniz? Neler olmasını isterdiniz?
"O kadar çok ki... Daha bir İstanbul Müzesi yok. Haydarpaşa Garı’nı ya da Topçu Kışlası’nı da müze yapabiliriz. Tarihi eserlerimiz müzeye dönüştürülmelidir.İki tane boğazımız var. Bu konuda niye bir müze kurmayalım? İstanbul Boğazı’nı anlattığımız bir müze niye kurmayalım?
Kadıköy sınırları içinde altı tane eski tren istasyonu var. Bunlar yeni projeyle, atıl durumda kalacak. Neden kültür hattında altı müze olmasın? Her istasyonda farklı müzelerin olacağı, ziyaretçilerin trenle bu istasyonlar arasında gezeceği bir proje. Altı tematik müze arasında, eski bir trenle gidip gelinsin. Daha birçok proje hayata geçirilebilir. İsteyen olursa ben desteğe hazırım. Kapım her zaman açık."

TOYCO gibi ülkemizin kültürel değerlerini dünyaya tanıtacak nice prestijli projelerin gerçekleşmesini diliyorum. Ntvmsnbc adına çok teşekkürler.