İstanbul'da son yağışlar barajlara yaramadı, düşüş devam ediyor

Kurak geçen yaz aylarının ardından İstanbul, sonbaharda da barajlara büyük oranda etki edecek yağışı henüz alamadı. Son dönemdeki yağışlara karşın İstanbul barajlarındaki düşüş devam ediyor. Ekim ayından bu yana aralıklı olarak devam eden yağışların barajlara değil de yer altı sularına etki ettiğini söyleyen Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek, ntv.com.tr'ye yaptığı açıklamada, İstanbul'un yaklaşık 100 günlük suyu kaldığını, ancak bu hesaplamaya hiç yağmur yağmaması ihtimalini eklemenin gerektiğini söyledi. Tek, durumun ciddi olduğunu belirterek susuzluk tehlikesine karşı bir duyarlılık oluşturulması gerektiğini kaydetti.

ntv.com.tr 20.10.2020 - 08:15

İstanbul'da son yağışlar barajlara yaramadı, düşüş devam ediyor
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek

Tuğba Öztürk/ntv.com.tr

Son yılların en kurak dönemini geçiren İstanbul'da barajlardaki su seviyesi son iki haftadaki haftadaki yağışlara rağmen düşmeye devam ediyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, barajlardaki su seviyesi yüzde 34'lerden yüzde 32'lere kadar geriledi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek, İstanbul'da günlük yüzde 0,3'lük bir su tüketimi olduğunu söyleyerek, bu hesaplama ile İstanbul'un yaklaşık 100 günlük suyu kaldığını ancak bu hesaplamaya hiç yağmur yağmaması ihtimalini de eklemenin gerektiğini söyledi.

YAĞIŞLAR ÜÇTE BİRİNE DÜŞTÜ

Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında görülen yağışların aralıklı seyrettiğini söyleyen Adil Tek, önümüzdeki günlerinde kurak geçmesini beklediklerini ifade etti. 

Tek, İstanbul aldığı yağış bakımından ortalama değerlerin altına düştüğünü belirterek, ''Bizim Kandilli'de yaptığımız ölçümlere göre, İstanbul'un eylül ayı yağış ortalaması yaklaşık 66 kilogram iken geçtiğimiz Eylül ayında 22 kilogram yağış aldığımız görülüyor. Yani yağış oranı 3'te 1 oranında düşmüş durumda'' açıklamasını yaptı. 

Ekim ayı ortalama yağış değerlerinin 95-100 kilogram civarlarında olduğunu belirten Adil Tek, ekim ayının yarı olmasına rağmen beklenen yağış oranına henüz ulaşamadıklarını söyledi.

İSKİ'de yer alan 15 günlük baraj doluluk oranı  İSKİ'de yer alan 15 günlük baraj doluluk oranı 

KURAKLIK İLKBAHARDA DA SÜRERSE YAZ AYLARI ZOR GEÇER

Kış aylarının etkisi ile yağışların artması ve beraberinde barajların dolması beklenirken, Kasım, Ocak, Şubat'ta da yağış beklentisinin mevsim normallerinin altında gözüktüğünü söyleyen Tek, ''Bu da haliyle barajlardaki doluluk oranını olumsuz yönde etkileyecek gibi duruyor'' dedi. 

Öte yandan Tek, ''Ancak İstanbul birkaç aylık süreçte su sıkıntısı yaşamaz. Yaz ayları için bu durum sıkıntı olabilir. Eğer kuraklık ilkbahar aylarında da devam ederse yaz aylarında önemli bir kuraklık ile karşı karşıya kalabiliz'' açıklmasını yaptı.

BARAJLARI DEĞİL YER ALTI SU KAYNAKLARINI DOLDURDU

Ekim ayından bu yana aralıklı seyreden yağmurların barajları değil yer altı su kaynaklarını doldurduğunu ifade eden Tek, ''Bu dönemde aldığımız ani ve kısa süreli yağışlar barajlarının doluluk oranına büyük ölçüde etki etmiyor, ancak vatandaşın kullandığını su için bu tarz yağışlar fayda taşır nitelikte yer alıyor'' şeklinde konuştu. 

Adil Tek, ''Bu kısa süreli yağışlar bizim yer altı sularımızı besliyor. Barajların dolması için yer altı su kaynaklarının da doymuş olması ve yağış sıklığının artması gerekiyor'' ifadelerini kullandı.

Yıllara göre baraj doluluk oranlarının karşılaştırılması Yıllara göre baraj doluluk oranlarının karşılaştırılması

DUYARLILIK OLUŞTURULMASI GEREKİYOR

Ekim'in kalan günleri ve Kasım şu anki tahminlere göre kurak geçecek gibi göründüğünü de belirten Adil Tek, kuraklık tehlikesine karşı merkezi yönetimin ortak bir akıl oluşturmasını gerektiğini söyleyerek şu ifadelere yer verdi:

''Su kullanımı için toplumda bir duyarlılığın oluşturulması gerekiyor. Herkesin kendine göre bir tüketimi vardır, bu tüketimi olabildiğince düşürülmesi gerekiyor. Nasıl deprem konusunda bir korku yaşıyorsak bu korkuyu susuzluk üzerinde yaşamıyoruz toplum olarak. Direkt panik havası oluşturulmadan duyarlılık sağlanması gerekiyor. Kuraklılığın hayatımızın içinde olduğu zihinlerimize yerleşmeli.''

Küresel iklim değişikliğin de su kaynaklarına etkisi olduğunu açıklayan Tek, ''Özellikle temiz suya ulaşım konusunda büyük sıkıntılar yaşayacağız. Bu 1-2 sene içinde olabilecek bir şey değil belki ama ileriki periyot için böyle gözüküyor'' dedi.

tugba.ozturk@dogusyayingrubu.com

Sayfa Yükleniyor...