İstanbul'un fethinin 563. yılı kutlandı

İstanbul'un fethinin 563. yıldönümü nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın da katıldığı kutlama töreni düzenlendi.

ntv.com.tr - NTV Haber - Anadolu Ajansı 29.05.2016 - 10:28 | Son Güncelleme : 30.05.2016 - 01:39

fetih-töreni.jpg

İstanbul'un fethinin 563. yılı dolayısıyla Yenikapı Miting Alanı'nda "Fetih Şöleni" düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, helikopterle törenin yapılacağı alana geldi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı Miting Alanı'nda toplanan vatandaşlara seslendi. 

Erdoğan, "Fetih Şöleni"nde yaptığı konuşmasında, "İstanbul'u anmadan tarih yazmaya kalkarsanız mürekkebiniz kurur, kaleminiz körelir. İstanbul'u görmeden, İstanbul'u yaşamadan geçen ömür eksiktir. Onun için bu şehrin kıymetini çok iyi bilmeliyiz. İstanbul, bizim için sevgili Peygamberimizin övgüsüne, müjdesine mazhar olmasıyla ayrıca önemlidir. Çağ kapatıp çağ açan, tarihin gördüğü en muhteşem zaferlerden biri olan İstanbul'un fethinin 563. yıl dönümü mübarek olsun, kutlu olsun." dedi.

"Fetihten sonra bize artık ne İstanbul'dan ne Trakya'dan ne Anadolu'dan hicret yoktur" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

"Sadece Akdeniz'e değil Avrupa'ya da bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketi bizden koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bölücü terör örgütünü koçbaşı gibi kullanıp ülkemize saldıranların derdi ne Kürt kardeşlerimizdir ne de o bölgedir. Onların derdi fethin intikamını almaktır. İşte gördünüz, kullandıkları kuklalar açtıkları çukurlara gömüldüler."

"HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMİŞTİ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu millet yüz yıl önce, hasta adam ilan ettikleri Osmanlı'nın küllerini havaya savurmanın hevesiyle Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de, Kafkas cephesinde tüm güçleriyle üzerine saldıranlara, hak ettikleri cevabı vermişti. Kurtuluş Savaşı sonunda adeta küllerinden yeniden doğan son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti, bu yıl 93. yıl dönümünü geride bırakıyor. İnşallah, 2023 hedeflerimize ulaşarak, 100 yıl öncesinin hasta adamının varisini, geleceğin en büyük 10 ekonomisinden biri haline getireceğiz." diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nereden nerelere geldik. Bize bunu layık görmeyenler şimdi aslını görüyorlar. Çünkü, bizim fiilimizin ulaştığı yere ülkemizdeki birileri var ya onların hayalleri bile ulaşamaz. Bizi dünyada seven var, sevmeyen var. Bize çok dua eden toplumlar da var ama maalesef hiçbirinin imkanları bizden daha ileri değil. Onlar da ümitlerini Türkiye'ye bağlamış durumdalar, size bağlamış durumdalar, bize bağlamış durumdalar." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'de iktidarda olduğumuz 13 yıl içerisinde cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma seferberliğini biz gerçekleştirdik. Bize ne dediler? 'Boğazın altından tünel, metro yapamazsınız' dediler. Niye yapamayalım? Benim ecdadım Osmanlı, projesini yapmış. Osmanlı, projesini yapmış, bunlar 'Yapamayız' diyorlar. Ne oldu yaptık mı? Yaptık." diye konuştu.

DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASI  

Dokunulmazlıklarla ilgili parlamentoda iktidar partisinin vermiş olduğu teklifin görüşüldüğünü ve 376 kabulle geçtiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu ne demektir? Yargı parlamentoya fezlekeleri gönderiyor ve bu fezlekeler rafa konuyordu. Şimdi rafa konmuyor. O tarih itibarıyla bu fezlekeler, 168 milletvekilini kapsayan fezlekeler ve bu fezlekeleri şu anda parlamento oyladı ve yargıya gönderiyor. Onun için de şu anda Meclis Başkanlığı'nda. Bundan sonra kalan yargının, yargının vereceği kararla da sizin bu arzularınız, inanıyorum Allah'ın izniyle yerine gelecek."

"YENİ TÜRKİYE DİYORUZ"

Çok önemli neticelere ulaşıldığını, hala katedilmesi gereken mesafelerin olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sabırla, çok çalışarak, ülkemizi 2023 hedeflerimize ulaştırdığımızda, inanın bana, bambaşka bir Türkiye'nin doğuşuna şahit olacağız. Bunun için ne diyoruz. 'Yeni Türkiye' diyoruz. Bunun için 'yeni anayasa' diyoruz. Bunun için 'yeni yönetim sistemi' diyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Suriye'de olanları görüyorsunuz. Ne işi var orada Rusya'nın, ne işi var orada İran'ın, ne işi var orada terör örgütünün sözde armalarıyla donanmış Amerika askerlerinin ? Amacınız DAİŞ terör örgütüyle mücadele ise bunun yolu Suriye'nin masum insanlarını katletmek, onlara her türlü zulmü ve acıyı reva görmek değildir. Kardeşlerim, bunun yolu, öncelikle Suriye halkını zalim Esed'den ve onun eli kanlı rejiminden kurtarmaktır. Zalim Esed, devlet terörü estirmektedir. Arkasından da yine Suriye halkının tarihine, kültürüne, tercihlerine uygun yeni bir devlet yapılanmasını süratle oluşturmaktır.

Rejim, DAİŞ ve PYD terör örgütü, birbirlerini besleyen, birbirlerini destekleyen, birbirlerine yol açan üçlü bir sac ayağı haline dönüşmüştür. Biri olmadığında diğerlerinin ayakta kalması mümkün değildir. Maalesef müttefikimiz dediğimiz ülkeler de bu çirkin oyuna göz yumuyor, hatta destekliyor. Kardeşlerim, DAİŞ denilen maşa örgütü öne sürerek, Suriye'yi kana ve ateşe boğanlar, tarihin en büyük yıkımına uğratanların asıl amacı çok açıktır. Aynı şekilde PYD denilen terör örgütünü kullanarak güney sınırlarımızı kuşatmaya çalışanların amacının Türkiye'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile bağlarını kopartmak olduğu ortadadır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, paralel devlet yapılanmasına da değinerek, "Son Milli Güvenlik Kurulunda karar aldık, 'Legal görünüm altında illegal faaliyet içinde olan adı Fetullahçı Terör Örgütü olarak anılan' dedik. Bu Milli Güvenlik Kurulundan çıktı. Hükümetimize bunu gönderdik. Şimdi hükümetimiz bunun kararını alacak. Bakanlar Kurulu kararıyla bundan sonraki yargı süreci daha da farklı işleyecek. Çünkü bu ümmeti parçalayanlar bunun hesabını verecekler. Bu milleti parçalayanlar bunun hesabını verecekler." diye konuştu.

TWITTER'DAN TEŞEKKÜR MESAJI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı'daki miting alanında gerçekleştirilen Fetih Şöleni'ne katılan vatandaşlara Twitter üzerinden teşekkür etti.

Erdoğan, resmi Twitter hesabından takipçileriyle paylaştığı mesajında, "Fetih coşkusunu yaşamak için Yenikapı'ya gelen tüm vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Teşekkürler İstanbul!" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım ise konuşmasında, "Şimdi yeniden fetih ruhuyla ayağa kalkmanın zamanıdır. Öyle değil mi İstanbul, dünya lideri, memleket sevdalısı, cumhurun başı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile kenetlenerek, bir ve bütün olarak tarih yazmanın zamanıdır." dedi.

"Fetih demek; bu necip millete hizmet etmek demektir" diyen Başbakan Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti: 

"Yedi düvele karşı, adaleti ve hakkı söyleme zamanıdır. Dünya halklarının, mazlum ve hakkı gasbedilenlerin dualarını, desteklerini alarak, yeniden kutlu yürüyüşe devam zamanıdır. Tarih inancımızın, bize yüklediği sorumluluğun gereğini yeniden yapmak, tarihin öznesi olma zamanıdır. Yeni bir fetih ruhu filizlenmesin diye terörü başımıza bela ettiler, devlet içinde devlet oluşturarak, paralel güç yarışına girdiler. Okyanus ötesinden Türkiye'ye yol biçmeye kalktılar. Yaban elleri, sinsice bu ülkenin damarlarına zerk ettiler zehrini.

Masum görünümlü şebekeler, kuzu postundaki ihanetleriyle milleti kalbinden vurmaya çalıştılar. Milletimizin evlatlarını kandırarak, teröre bulaştırdılar. Gezi kalkışmasıyla, gençlerimizi sokağa döktüler. 6-8 Ekim olaylarıyla, bu milletin çocuklarını kandırarak sokağa döktüler."

Başbakan Yıldırım, Yasin Börü ve arkadaşlarının katledildiğini, şehirlerin vandallara teslim edilerek panik havası yaratılmaya çalışıldığını aktararak, milletin liderinin ve onun kadrolarının yok edilmeye çalışıldığını dile getirdi.

Ancak, milletin bunları yemediğini, halkın irfanının, tuzakları yendiğini belirten Yıldırım, "Milletin adamı, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıkarak vefasını gösterdi. İşte burada olduğu gibi. Şimdi bizi tökezletmek isteyen, birliğimize, kardeşliğimize kastedenlere karşı, dimdik durmanın zamanıdır. Değil mi kardeşlerim? Yeniden fetih ruhu ile şahlanmanın, hizmeti ülkenin her köşesine götürmenin zamanıdır. Yıkmanın değil yapmanın, inşa etmenin, imar etmenin zamanıdır. Sınırlarımızı aşarak her mazlumun avuç dolusu dualarında yer alma zamanıdır." diye konuştu.

Şimdi aziz İstanbul'la fetih heyecanını bir kez daha yaşamanın, hafızaları tazelemenin zamanı olduğunu vurgulayan Yıldırım, "İstanbul'un fethini yad ederek, birliği kuşanmanın, milletçe bir ve bütün olduğumuzu dost, alem herkese göstermenin tam zamanıdır. İstanbul'un şahsında Türkiye'yi yer yüzü cennetine çevirmenin, dünyaya müjdeler dolusu mesaj vermenin zamanıdır. Buradan, Yenikapı Meydanı'ndan." ifadelerini kullandı. .

Yıldırım, "Ey Fatih Sultan Mehmet Han! Sen bu aziz İstanbul'u fethetmek için gemileri karadan gezdirdin. Senin torunların, Tayyip Erdoğan ve arkadaşları, trenleri, arabaları denizin altından geçirdi. Marmaray ve Avrasya ile iki kıtayı birbiriyle buluşturdu." diyerek sözlerini tamamladı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "Fetih Şöleni"ndeki konuşmasında, Ortaçağ'ı kapatıp Yeniçağ'ı açan, tarihin kaydettiği en büyük zaferlerden birinin yıl dönümünün kutlandığını anlattı. 

Fatih Sultan Mehmet'i, onun askerlerini, fethin manevi önderlerini, rahmet ve minnetle andığını dile getiren Kahraman, şöyle devam etti: 

"19 yaşında bir genç padişah, İstanbul'u fethetmeyi ve Peygamber Efendimizin müjdesine nail olmayı hedefliyor. 21 yaşında bu hedefe ulaşıyor. Haliç, zincirlerle kapatılmış. Bu büyük kumandan, 21-22 Nisan 1453'te, 72 parça donanmayı kızaklar ile karada yürüterek, Tophane'den Kasımpaşa'ya, Haliç' e indiriyor. 53 günlük bir kuşatmadan sonra beyaz atı üzerinde Topkapı'dan şehre geliyor. Defalarca kuşatılıp alınamamış İstanbul'u fethediyor ve bize kazandırıyor, emanet ediyor. Padişahların ordunun başında katıldığı seferlere, 'sefer-i hümayun' denir. Birinci sefer-i hümayunu Karaman'a, ikinci sefer-i hümayunu İstanbul'a yapmıştır. 30 yıl süren padişahlığında, 25 sefer-i hümayunu vardır. Hepsi de zaferlerle sonuçlanmıştır. Hedefini yalnız kendisinin bildiği, 26. sefer-i hümayunun başlangıcında, Gebze'de Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Babasından devraldığı 964 bin kilometrekarelik vatanı, 2 milyon 215 bin kilometrekareye çıkardı. Fethedilen şehir, ada ve kaleler hariç, 2 imparatorluk, 4 krallık, 11 prenslik, toplam 17 devleti fethetti. Donanmamız ve ordumuz, yeryüzünün rakipsiz birincisiydi. Fatih Sultan Mehmet Han, 6 lisan bilen, alim, matematikçi, mahir bir yay imalcisi ve 'Avni' mahlasını kullanan gerçek bir şairdi. Tarihimizin muhteşem şahsiyetlerinden, bütün dünyanın saygısını ve hayranlığını kazanmış emsalsiz padişahlarımızdandır." 

"Fetih Şöleni"nde ışık ve havai fişek gösterisi düzenlendi.  Kutlamalar çerçevesinde Yenikapı Sahili’ne dünyanın en büyük 3D Mapping sahnesi kuruldu.

Bu sahne için tasarlanan özel gösteride; gerçek çekim, 3D animasyon, gerçek boyutlu gemi modelleri, büyük boyutlu dönem toplarının modelleri ve tiyatral gösteri entegrasyonu ile muhteşem fetih yeniden canlandırıldı. 

İstanbul’un Fethi’nin 563. Yılı törenleri kapsamında; 85 kişilik TSK Mehteran Birliği’nin yanında 478 kişilik tarihi Osmanlı Birliği de görev aldı.

Özel oluşturulan 563 kişilik TSK Mehteran Bölüğü, marşları, sesleri ve heybetli görünüşleriyle fetih ruhunu gözlere ve gönüllere nakşetti. Günümüze kadar taşınan mehter ateşini gösteriye de taşıdı.

Yenikapı'da tören nedeniyle güvenlik önlemleri en üst düzeyde olurken, bazı yollar da trafiğe kapatıldı.

Bakırköy-Aksu Caddesi ile Fatih-Aksakal Caddesi arasında kalan sahil yolu da tören nedeniyle trafiğe kapatıldı.

600 sağlık personeli ve 70 ambulansın hazır bulunduğu fetih kutlamasında 2 çadır hastane de kuruldu.  

İstanbul'un fethinin 563. yıl dönümünde Rumelihisarı Camii'nde sabah namazı.
İstanbul'un fethinin 563. yıl dönümünde Rumelihisarı Camii'nde sabah namazı.

Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'un fethi öncesinde Anadolu Hisarı'nın tam karşısına yaptırılan Rumeli Hisarı'nın içinde bulunan camide, fethin 563. yıldönümünde sabah namazı kılındı. AK Parti İl Başkanı Selim Temurci ve beraberindekiler de sabah namazını Rumelihisarı Camii'nde kıldı.

Sayfa Yükleniyor...