NTV

İstanbul'un kültür alanı genişliyor

Türkiye

Garanti Bankası’nın kültür kurumu SALT, 19. yüzyıla ait 2 tarihi binada, toplam 15.000 metrekarelik alanda faaliyet gösterecek.

SALT, Garanti Bankası’nın iletişim çalışmaları kapsamında, farklı misyonlarla değişik mekanlarda faaliyet gösteren Osmanlı Bankası Müzesi, Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi ve Garanti Galeri’nin özerk bir kurum olarak yeniden yapılandırılmasından doğdu. SALT, “güncel sanat”, “mimarlık ve tasarım”, “ekonomik, tarihi ve sosyal çalışmalar” alanlarında; araştırma, sergi, söyleşi, konferans, atölye çalışmaları, eğitim programları, film gösterimleri ve yayınlar yaparak farklı disiplinleri karşılaştıracak. İnternet sitesi saltonline.org üzerinden de etkinlikler yapacak kurumun, 1 milyondan fazla belgeden oluşan dijital arşivi ve yaklaşık 100.000 adet basılı yayını bünyesinde barındıran kütüphanesi ise kültürel ve sosyal alanda araştırma yapanlara değerli bir kaynak sunacak.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, “Bankacılık faaliyetlerimizin yanı sıra, bireylerin ve toplumun yaşamına artı değer katacak yatırımlarla ülkemize hizmet ediyoruz. Kurumsal sorumluluğumuz kapsamında, faaliyetlerimizi en fazla yoğunlaştırdığımız alanlardan biri de kültür ve sanat... Önemli başarılara imza atan kültür kurumlarımızın oluşturduğu birikim ve altyapıyı; uzun yıllar varolacak, özgün ve özerk bir kültür kurumuna dönüştürerek, ülkemizin hizmetine sunmamız gerektiğini düşündük. Çünkü kültürel bilinçlenmenin oluşması ve sanatın toplumla bütünleşmesi için, üretime olanak tanıyan bağımsız ve sürdürülebilir ortamların çoğalması ve yıllanarak tortu oluşturması gerektiğine inanıyoruz. İstanbul’un en değerli bölgesinde toplam 15.000 metrekarelik alanı kültür-sanatın hizmetine sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.

SALT İletişim ve Yönetim Direktörü Sima Benaroya, “SALT’ta, misyonundan sanatsal yaklaşımına, kurum kimliğinden kavramsal niteliğine kadar özgün bir yapı oluşturmaya çalıştık. Tek bir konuya bağlı kalmadan ve kendimizi tekrarlamadan, sürekli yenilenme, yeni konuları izleyicilerle birlikte yorumlama hedefiyle yola çıkıyoruz. Bu yüzden salt sergi yapmayacağız, salt arşiv oluşturmayacağız, salt toplantı düzenlemeyeceğiz, salt kitap yayımlamayacağız. Bu yüzden müze, sergi mekanı, kütüphane, sanat merkezi, sinema ya da araştırma merkezi değiliz. Hepsini birden bünyesinde barındıran kendine özgü bir kurumuz. Kendimize benziyoruz. Bu nedenle logomuz yok, onun yerine salt bize özgü bir yazı karakterimiz var. SALT gibi açık, paylaşımcı ve dinamik olan yazı karakteri, kullanıldığı her yerde logonun görevini üstlenecek.” diye konuştu.

SALT Araştırma ve Programlar Direktörü Vasıf Kortun ise “Yeni kurum, devasa boyutlarına rağmen konuksever ve tartışmacı olacak, mütevazı bir anlayışla çalışarak, araştırmaya ve bellek oluşturmaya olağanüstü önem verecek. SALT’ta, hazır modelleri takip etmek yerine, kendi gerçekliklerini oluşturmaya çalışacağız; paket proje sunmak yerine, izleyicilerin, kurumu kullananların katkılarıyla ilerleyeceği öneriler, katılımcı projeler yapacağız. Yenilikleri denemekten ve hata yapmaktan çekinmeyeceğiz.” dedi.

SALT Beyoğlu 9 Nisan’da, SALT Galata ise Eylül’de İstanbul Bienali ile eşzamanlı kapılarını açacak.