NTV

İstanbul'un trafik sorunu bitecek mi?

24.06.2009 03:25

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün iki şeridinin güçlendirme çalışması nedeniyle kapatılması, İstanbul'daki trafik sorununu bir kez daha günyüzüne çıkardı. İstanbullu bu çileden kurtulabilecek mi yoksa bununla yaşamayı mı öğrenecek? Konunun tarafları ve uzmanlar değerlendirdi...

İstanbul'un trafik probleminin nedenleri neler? Bu sorun ne zaman sona erecek ya da hiçbir zaman bitmeyecek mi?

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki genleşme derzlerinin değiştirilmesi çalışmaları, İstabullunun en büyük sorunlarından biri olan trafik çilesinin, bir kez daha hem de fazlasıyla hissedilmesine neden oldu. Karar vericiler ne yapıyor, akademisyenler ne düşünüyor?

NTV'de, Celal Pir'in sunduğu 'Çile Yolu' programında, İstanbul'un trafik problemi ve çözüm yolları masaya yatırıldı. Zaman zaman farklı düşüncelerin seslendirildiği programda ortaya çıkan sonuç ise kısa sürede bu sorunun ortadan kalkmayacağı oldu. Tek merkez, vatandaşı daha iyi bilgilendirme, göçü önleme gibi tespitler yapılırken, çilenin sona ermeyeceği sadece azalabileceği ifadeleri kullanıldı.
İlişkili Haberler
Vali İstanbullulardan yine sabır istedi
Haberi Görüntüle

"ÇALIŞMALAR DAHA KISA SÜREDE BİTEBİLİR"
Program, Karayolları 17. Bölge Müdürü Yakup Dost'un açıklamalarıyla başladı. Dost, Celal Pir'in 'En küçük bir tadilat yapıldığında dahi sıkıntı çekiliyor. Bu işler daha planlı yapılamaz mı, vatandaşın uyum sağlaması başarılamaz mı? Ayrıca bu çalışma ne zaman sona erecek?' sorusuna şöyle yanıt verdi:

Biz, bu çalışmayla ilgili basın duyurusunu 16 Haziran Salı günü yaptık ancak şeritler kapatıldığı gün yoğun haber olduğu görüldü. Çalışmayı özellikle cumartesi günü başlatmamızın nedeni, pazar gününün tatil olması ve vatandaşların bu durumdan haberdar olmasını istememizdi; hafta başı trafiğinde tedbirler alınsın istedik. Bu açıdan yapmamız gerekenleri yaptık diye düşünüyorum. İlgili birimlere 'Biz yapıyoruz, tedbirinizi alın' demedik. Tüm kurumlarla konuşarak yaptık. Geçen seneden bu yana konuşulan bir olaydı; hem Haliç Köprüsü'nde hem de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki bu çalışamlar biliniyordu. Deprem projesi 2006'dan beri devam eden bir proje. Salı günkü duyuru 'nokta' görevi yaptı.

Başka bir konu zamanlamaydı. Biz bunun da en uygun zaman olduğunu düşünüyoruz. Okulların tatil olması ve yaz tatilinin başlaması; insanlar ağırlıklı nolarak tatil bölgelerine gidiyorlar. Bu gibi etkenler nedeniyle çalışmalarımızı; her yıl olduğu gibi, bu döneme koyduk. Ayrıca biz sadece köprüde de çalışmıyoruz; çevre yolları ve otoyollarda da çalışmalar sürüyor. Bunlar gece 24.00'ten sabah 06.00'ye dek devam ediyor. Bu byerlerde bu saat dilimleri teknik açıdan mümkün ancak köprü için başka etkenler söz konusu.

'Gece çalışması yapılmalı' tezleri var. Teknik olarak bakıldığında, çalışma yapılan alanın 4 metre genişliği var. 34 metre uzunluğu olan parçalardan bahsediyoruz. Bunların üzerine açtığımızda tekrar kapatmamız mümkün değil. Bunun yanında iki aydır alttaki çalışmalar; trafiği etkilemeyen kısımda, sürüyor. Burada her şey hazır olduğunda üst kısıma geçildi.

Planlamamız 4 aşamadan her birinin 10'ar gün sürmesi yönünde oldu. Ancak bunu daha öne çekmeyi planlıyoruz ve bu da perşembe ya da cuma günü belli olacak. 1 aya indirme peşindeyiz ama ne kadar başarırsak onunla yetineceğiz. 24 saat esasına göre 3 vardiya çalışılıyor ve elimizden geleni yapıyoruz.

"GEÇMİŞTEN GELEN PROBLEMLER"
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın Ulaşım Danışmanı ve Bahçeşehir Üniversitesi Ulaştırma Uygulama Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, "Bu işler koordinasyon sağlanarak mı yapılıyor ve vatandaşa çile çektirmeden bu işleri halletmenin bir yolu yok mu?" sorusu karşısında şunları söyledi:

Bu sorunu anlamak için İstanbul'un en az son 40 yılına bakmak gerekiyor. Plansız bir gelişim, yasaların zamanında çıkmaması, birimler arasında koordinasyonun sağlanamaması, bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkı ve göç, plansız yapılaşmaya geçmişte izin verilmesi... Sonuçta ulaşım talepleri, İstanbul'un ulaşım kapasitesinin üzerine çıkmış durumda. Toplu ulaşımın önemsenmemesi hatta bazı tramvayların sökülmesi gibi olaylar var geçmişte. Dünyada çok eski olan metro, 1875'te Karaköy ile Taksim arasındaki Tünel'le yapılmış ancak gerisi getirilememiş. Tüm bu problemler birikmiş ve bugüne gelmişiz.

Bir rakam vermek istiyorum. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden günde ortalama 100 bin araç geçiyor ve bu talep bile kapasitenin üzerinde. Bunu kısa ve uzun kuyruklardan anlıyoruz; iki şerit daha kapatılınca kuyruklar uzun olmuş; dün de sorunlar yaşanmış. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımızda İstanbul'un, nüfusuna göre 400-500 km'lik gelişmiş bir metro hattının olması lazımken bunun olmadığını görüyoruz. Son zamanlarda bu konuda önemli çalışmalar var. Bu problem bugün oluşmadı ve geçmişten gelen 'yapılmamışlıklar', alınamayan tedbirler var. Son 4-5 yıl içerisinde toplu ulaşımda en az yüzde 50'ye varan artışlar oldu. Bunlar olmasaydı ne olacaktı?

"TRAFİK YÖNETİM ÇALIŞMASI"
İstanbul Teknik Üniversite İnşaat Fakültesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergun Gedizlioğlu ise, "Sizce bu çilenin ortadan kaldırılmasına yönelik bir koordinasyon var mı? Bugüne kadar yapılanlar bu sorunu çözmediyse nerede hata yapıldı?" sorusuna, "Sadece bu çalışmayla ilgili değil, daha önceki çalışmalarda da sıkıntı çekilmesinin nedeni, karayolarının denetiminde yapılmayan trafik yönetimi çalışmalarıdır. Trafik denetimini yaparsanız bütün sorunu çözersiniz demiyorum ama çileyi ortadan kaldırmanın bir tek yolu var: İstanbul'un ulaşım sorununu çözmek. Bunu yaptıktan sonra trafik problemini çözmeye yönelebilirsiniz. İstanbul'da Trafik Yönetim Çalışması yapılmalı" yanıtını verdi ve şöyle konuştu:

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde bugünkü çalışma olmasaydı bile sıkışıklık vardı. Trafik Yönetim Çalışması; örneğin değişken yönlü şerit uygulaması. Bunun yanı sıra birçok yol var. Kuyruklar başladığında otoyola girişlerin denetim altında tutulması lazım. Otoyoldan olabildiğince çok araç geçirme yani kapasitesinde kullanmaya çalışmak gerekir. Bunu yapmaz ve fazla taşıt alırsanız kapasitenin altına düşersiniz.

FSM'den önce gişelerde çözmemiz gerekiyor sorunu. Gişelerden geçiyorsunuz ve sorun yaşıyorsunuz. Buraya ben kaç gişe koymalıyım ki, kaç kişiyi çalışır durumda bırakmalıyım ki, gişeyi geçen taşıtlar mantıklı bir hızla; buna kapasite hızı diyoruz, köprüye girebilsin ve şişme 'balonlaşma' olmasın. Bu Trafik Yönetim Çalışması'dır. Biz ders çalışması, tamirat çalışması yapacağız dediğiniz zaman, karşımıza çıkacak sorunları nasıl çözebiliriz şeklinde bir çalışma yapılması gerekir.


"SADECE ŞİKAYET EDİYORUZ"
2000-2004 Türkiye Ralli Şampiyonu ve aynı zamanda hukukçu Begüm Özkan da, "Bizim otomobil kullanma, kurallara uyma tarzımıza baktığımızda kısacası iğneyi kendimize batırdığımızda neler söyleyebiliriz?" sorusuna, "Burada söyleyecek çok şeyimiz var. Ne otomobili, ne kendimiz tanıyoruz ne de yeterince eğitimliyiz. Sadece şikayet ediyor ve ne yazık ki çözüm üretmiyoruz. Programa katılacağım için etrafımdaki kişilerle bu konuyla ilgili konuştum Soru sorduğum herkes 'çok sıkıntılıyız, trafik var' diyor ama 'programa gidiyorum, çözüm nedir?' dediğimde, kimsenin bir fikri yok.

Bu konuda sürücüler olarak biraz haksızlık yaptığımızı düşünüyorum; iğneyi kendimize batırmamız lazım. Büyükşehir ve ilçe belediyelerin bu konuda çalışmaları var, gayret sarf ediyorlar. En azından bir çaba var. Sürücüler olarak biz de üzerimize düşeni yapmalıyız.

Doğru iletişim ile haberdar olup, böyle bir tıkanıklığı önceden görüp ona göre hareket etmek gerekli. Hiç kimse lüksünden vazgeçmiyor, fedakarlık yapmıyor. Bir yandan da her şey istediği gibi olsun istiyor. Bu sadece İstanbul'da değil dünyanın hiçbir yerinde mümkün değil" yanıtını verdi.

"TEK MERKEZDEN YÖNETİLMELİ"
"Tüm dünyayı dolaştın, her türlü trafikle muhatap oldun, iyi ve kötüleri gördün. Edindiğin tecrübeler ışığında, İstanbul'a baktığında ne düşünüyorsun ve çözüm için bir önerin var mı?" sorusu da Gazeteci ve Güvenli Sürüş Eğitim Uzmanı Ahmet Utlu'ya soruldu. Cevap şöyleydi:

Dünyanın tüm büyük kentlerinde trafik sorunu var. Tüm kalabalık yerleşim yerlerinde bu sorun var. Çözüm bulan kaç yer var derrseniz bilmek mümkün değil.

İstanbul'daki trafik sorununu yaratan nedenleri biliyoruz; hocalarımız da aktardılar. Fakat temel olan şey, var olan kuralları işletebilen ve yasaları uygulayabilen toplumlarda, bu soruna rağmen hayatın daha kolay olduğudur. Dünyada kayığı, sadece deveyi kullanan topluluklar var, bir trenin lokomotifinin üstünde seyahat eden insanlar var. Ancak sistem akıyor ve her yerde bir kural var. Var olan yasalar uygulanabildiği sürece hayatın aktığını görebiliyoruz. Var olan yasaları kullanalım, uygulayalım. Bu yeter diye düşünüyorum.

Celal PİR: New York'ta bir yere park etmek istersen yarım saati 13 dolar, Roma'nın merkezinde yabancıysan 2-2.5 saat yer ararsın, Napoli'ye girdiğinde haraç alırlar, Londra'nın merkezine girdiğinde para alırlar... Sonuç olarak kent merkezinden trafiği uzak tutmaya çalışıyorlar. Biz de ise böyle değil.

Ahmet UTLU: Herkese bir görev düşüyor. Minibüs şoförü de dikkatli davranmalı. New York ve Londra'da temel olan şey tek merkez. İlgili tüm kurumlar, ceza da müeyyide de tek merkezden yapılıyor. Bu hareketlilik katıyor. İstanbul'da neden tek merkezden yönetilemiyor çözebilmiş değilim.

Ahmet Utlu'nun ortaya attığı 'tek merkez' sistemi, programın kalan bölümlerinde benimsenen bir öneri ve çözüm için ana unsurlardan biri olarak görüldü. Celal Pir ve konukları, bugünü ve yarını şöyle değerlendirdi:




Prof.Dr. Mustafa ILICALI
Bugün köprüdeki onarımla ilgili olarak buradayız. Buradaki yetki Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak büyük bir kontrol merkezimiz var. Cep trafik merkezi var ve buraya gelirken bu merkezde 500 bin kayıt olduğu bilgisini aldım. Biz belediye olarak buraya kayıtlı kişilere kısa mesaj atsak anında bir bilgilendirme olacak. Ayrıca çok geniş bir planlama merkezimiz var. Trafikteki denetimde Emniyet Genel Müdürlüğü sorumlu. Bunların muhakkak tek elde toplanması gerekiyor. Geçen dönem TBMM'de kanun teklifi hazırlandı ve komisyondan geçti. Yetkinin belediyeye bağlı olarak toplanması lazım; kanun teklifinde de bu var.

'Böyle olsaydı ne olurdu?' derseniz, dünle bugün arasında sıkışıklığın azaldığını görüyoruz. En önemli nedenlerinden biri, vatandaşın bilgilenmesi. Bu belediye imkanları dahilinde; örneğin panolarla sağlandı. Dün 1 saat içinde 300 bin kişi belediyenin internet sitesine girmiş. Bilgi işlem merkezi kapasiteyi artırnmış, 800 bin kişi internetten ulaşımla ilgili bilgiler almış. Tek merkez önemli...

Celal PİR: Bu niye tadilat yapılmadan önce insanlara anlatılamamış, bu da bir eksiklik değil mi?...

Bölge müdürlüğü 16 Haziran tarihi itibarıyla belediyeye ve ilgili birimlere, ki bu listeye bakıldığında 8-9 birim görülüyor, bilgi vermiş. Tekrar olacak ama geçmişten bugüne bir şey yapılamadığı için bizim muazzam bir iş çıkarmamız gerekir. Cumhuriyeti'in 100. yılına yetirştirilmesi düşünülen 600 km'lik raylı sistem projemiz var, deniz yolu ulaşımının artırılması yönelik çalışmalar var.

İstanbul'u sacece İstanbul'dan çözemezsiniz; yasal düzenlemelere de ihtiyaç var. Örneğin göçü önlemek bunlardan biri. Bugün ulaşım altyapımız yetersiz. Hem merkezi idarenin yasa düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu hem de yetkinin imkanları çok fazla olan belediyede toplanması gerektiğini düşünüyoruz. Bir somut örnek de denetim tarafından verilebelir. Denetim çözüm için önemli ve Emniyet yetkilileri yeterli sayıda görevli olmadığını söylüyor...

Orof.Dr. Ergun GEDİZLİOĞLU
Celal PİR: Tek merkezde toplama, bu çileyi sona erdirir mi? Çözüm ne?

O merkez bilgili insanların elinde olursa çile çekmeyebiliriz; en azından ızdırap haline gelmez. En azından İstanbul'un bir yerinden başka bir yerine ne kadar sürede gidebileceğinizi tahmin edebilirsiniz.

Çok önemli olan tek merkez projesi de yeni bir şey değil zaten. Yaklaşık 10 sene önce İsatnbul Teknik Üniversitesi'nin bünyesinde oluşturulan bir grup tarafından hazırlanan bir proje ancak bugüne kadar hayata geçirilemedi.

Meslektaşım belediyenin bünyesinde çalışmanın getirdiği konumu itibarıyla da yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veriyor ancak bir şey de unutulmamalı. Aynı parti yönetiminde 13. yılı yaşıyoruz. Bu süre zarfından İstanbul'da toplu taşıma dışında her şeye yatırım yapıldı. Son iki yıldır toplu taşımasız olmayacağını fark ettiler ve metrobüsü yaptılar; bunu da ağır yatırım olarak yapıp zamanında yetiştiremiyorlar. Çok büyük para harcıyorlar. Toplu taşımacılığı istenilen hızda geliştiremiyorlar.

Sayın Başbakan, İstanbul'un başına geçtiğinde 8 km'lik metro hattını; tam açılır vaziyette olmasa da, devraldı. 12 yıl içerisinde metroya 1 metre dahi eklenmedi. 600 km raylı sistem planlandığı söyleniyor ama İstanbul'da bir raylı sistem ağı var mı, bana söyler misiniz? 8 km bir yerde, 6 km bir yerde, 20 km başka yerde ve bunlar birbirleriyle bağımsız durumda.

İstanbul'da bir toplu taşıma var ama ağ oluşturulmuyor. 5 km yol almaya kalktığınızda en az 15-20 dakikanızı bu işe harcıyor ve 1-2 km yürümeniz gerekiyor. Buna toplu taşıma diyemezsiniz, böyle bir şey olmaz. Tek merkez bile olsa, bu toplu taşıma ağı sorunu çözülmeden bu çilenin sona ermesi zor.

Belediyenin yaptığı ve kimsenin bilmediği ciddi bir yatırım daha var. Trafik yönetim çalışmaları ve trafik mühendisliğinden bahsetmiştim. O çalışmalarda kullanılabilcek, belediyenin satın aldığı radar diyebileceğimiz; karayolundan veri toplayan aletler var. Bu aletler doğru düzgün çalışmıyor çünkü kalibre edemediler. Her gün televizyonlarda yol durumu yayınlanıyor. Tıkalı olan yollar söyleniyor tamam tıkalı da 'ben ne yapacağım' onun söylenmesini istiyorum. Belediye bununla ilgili bir bilgi verebiliyor mu?

Trafik merkezi kurdular ve binlerce kameradan gelen bilgileri o monitörlere yansıtıyorlar. Orada görülüyor ki, akmakta olan bir yer birden tıkanıyor. Görevli bu durumda ne yapıyor; sadece seyrediyor. Telefonla polisi arayarak 'şurada bir sorun var bakın' dediğini hiç duydunuz mu?

O yüzden cevabım; evet merkez olmalı ancak merkezin başında bu işi bilenler olursa anlam ifade eder.

Gazeteci - Güvenli Sürüş Uzmanı Ahmet UTLU
Celal PİR: Paris'te radyolar, 'Burası tıkalı, kullanmayın, buradan gidin' şeklinde trafiği yönlendiriyorlar. Ve navigasyon cihazları size trafik hakkında bilgi verir. İstanbul'da bunlar yarar mı?

evet biz hiç bilgi alamıyoruz. Bilgi toplanıyor ve biraraya geliyor ama benim hiçbir işime yaramıyor. Otoyollarda görüyorum: yoğun-akıcı vs. Bunların sayısını artırmak çok zor olmamalı.

Galiba önce tek merkezde toplamak gerekiyor...

Prof.Dr. Mustafa ILICALI
Bir üzüntümü belirtmek isterim. Yapılan yoğun çalışmalardan programa katılan değerli katılımcıların tam bilgisi olmadığını görüyorum. 30 yıldır bu işle ilgilenen öğretim görevlisi, son 15 yıldır da belediyenin çeşitli kademelerinde görev yapan birisi olarak söylüyorum ki, son 5 yıldaki çalışmalar olmasaydı bugün görünen sıkıntıların daha fazlası İstanbul'un tamamında görülürdü.

İstanbul'u bir bütün olarak ele aldığımızda, 20 milyon yolculuğun sadece 1 milyonunda köprüler kullanılıyor. 2004'ten 2009'a kadar toplu ulaşımdaki kapasite artışı 6 milyonlardan 10 milyona çıkmış. Metrobüs 700 bin yolcu, iki yaka arasında 200 bin yolcu taşıyor. Neredeyse özel otomobile tahsis edilmiş bir köprünün iki misli yolcu demek bu.

Problem bugün çıkmadı ki; 40 yıldır yapılması gerekenler yapılmamış. Özellikle son 5 yıldır merkezi yönetimle de oluşturulan koordinasyon ile önemli mesafeler alınıyor. Hocam bir bütünlük yok diyor, buna da çok üüzldüm. Sayın Başbakan 94'te belediye başkanı olduğunda koordinasyonlu ilk çalışma, hocanın da içinde bulunduğu üniversite ile yapıldı. Bugün de Kadir Bey'in yönetiminde Japonlarla birlikte hazırlanan master plan var. Bu çalışmalar olmasa, net söylüyorum siz bu programı sadece köprüyle ilgili olarak yapmayacaktınız. Her gün İsatnbul'un değişik semptlerinde olacaktınız.

İki yaka arasındaki yolculuk süresi şu an 72 dakika. iki şeridin kapanmasıyla bu süre 3-4 saat olmuş. Ne yapmamız gerekir: metro projesini takdir etmemiz lazım. Bunların hatları yanlış seçilmiştir demek doğru değil, bunu bir bilim heyeti hazırlıyor.

Celal PİR: Yapılanı takdir edip etmeme noktasında bir program yapmıyoruz. Ben vatandaş olarak açık ve basit bir soru soruyorum. Bunlar yapılmasa belki 7 saat beklerdim ama şimdi de 3-4 saat bekliyorum. Ama ben beklemek istemiyorum? Bunu çözecek şeyi konuşalım?

Prof.Dr. Mustafa ILICALI
Hükümetin planlama yapması lazım. Trafik yönetimi olarak; yurt dışında çok yere gitmiş biri olarak söylüyorum, muazzam bir altyapımız var. 'Bana alternatif yol verilmiyor' deniyor. Yarın NTV bize 1 dakika yerine 3 dakika bağlansın o yolların verileceğini belirmek istiyorum.

Planlama yönünde önemli çalışmalar yapılıyor ve merkezi idareyle koordineli bir çalışma var.

Metronun 1 km'si 60 milyon dolar ve 600 km metroya ihtiyaç var. Bu bilinçte olmak lazım. Kaynağı bulmak, koordinasyonu kurmak zorundayız. Kadrolar konusunda çalışmalar var. Siyasi görüş farklıdır ama söylemlere dikkat etmek lazım.

Prof.Dr. Ergun GEDİZLİOĞLU
Celal PİR: Bu yapılabilecekler yapılsa çile devam eder mi, öneriniz ne?

Düşünülenler ve planlananlar hayata geçirilir ve toplu ulaşım bir ağ haline getirilirse bu çile azalır; bunu ben baştan beri söylüyorum. Düşünülenlerin hatalı olduğunu söylemiyorum ama dikkat edin 'düşünülen ' diyoruz. 600 km metro sadece düşünülüyor. Bunun 100-150 km'lik kısmı projelendirilmeye uğraşılıyor. 40-50 km civarı inşa halinde. 600 km tamamen bir hayal. Bu bir ağ haline getirilmezse, insanların bir araçtan diğerine kolaylıkla geçmesi sağlanamazsa hiçbir şey çözülmez.

Son 13 yıldır yapılan yatırımların tümü özel araçların yol almasına yöneliktir. Yüzlerce kavşak bitirdik diyorlar. Raylı sistem ise birkaç km. Son günlerde metroya kaynak bulamadıklarını söylüyorlar ancak yine özel araçlar için tüneller yapıyorşar ve İstanbul'un altını delik deşik ediyorlar Bir koordinasyonu var da sonuç nerede? Koordinasyonun sonucunda toplu taşımaya yönelik bir yatırım görebilsem sesimi çıkartmayacağım. Çözüm toplu taşımadır...

2000-2004 Türkiye Ralli Şampiyonu Begüm ÖZKAN
Celal PİR: 6 ay, 1 yıl sonra trafiği çıksam yine aynı çileyi çekcek miyim?

Tabi ki çekeceksiniz. Şöyle düşünmek lazım; hepimiz aynı taraftayız. Hepimiz bu yolları kullanıyor, hepimiz toplu taşıma araçlarına biniyoruz. Bu çileyi çekeceksek hep beraber çekeceğiz, çözüm bulacaksak da hep beraber bulacağız. Bir günde çözüm bulmak zor ve unutmayalım ki biz çok yeni bir cumhuriyetiz. Adım adım olacaktır ve doğru adımlar bazen hızlı bazen de geç atılacak. En önemlisi hoşgörüyü, saygıyı ve eğitimi unutmamalıyoz. Verilen bilgiyi kullanacak kapasiteyi oluşturmalıyız.

Ayrıca kimseye haksızlık yapılsın istemiyorum. Sürücüler çile çekiyorlar ama kural koyucu ve yöneticiler de çile çekiyor. Çözümü hep beraber bulacağız.

Mimar ve Kent Bilimcisi Ahmet Vefik ALP (Programa telefonla bağlandı)
Celal PİR: Çok basit olarak çözüm öneriniz nedir?

İlk önerim yönetimin değişmesi. Yani, İstanbul'u bu konuyu bilen, vizyon sahibi, büyük düşünebilen bir yönetimin idare etmesi. Kuşadası'ndan arıyorum sizi ve burada trafik sorunu yaşamıyoruz ama ekranlardan üzülerek İstanbul'u izliyorum.

İstanbul'un bütün bu sıkıntılarına neden tek bir sebep; göç ve çarpık yapılaşma. İstanbul'un alt yapısı gelen yükü taşayamadı; gecekondu ve onun getirdiği yükleri şehir kaldıramıyor. Ancak 15 senedir yönetimde olan hocalar ve başkanlar buna karşı aktif ve etkin bir etylem planı hazırlayamadılar. Vizyon projeleri ortaya koyamadılar; beni bağışlasınlar. 4 kez bu şehrin başkanlığına aday oldum ve her seferinde bilimsel desteklerle projelerimi sundum. Basit olarak ifade edeyim.

Toplu taşıma son hızla devam etmeli, deniz ulaşımı önemli, çok başlılık; Ankara'nın İstanbul üzerindeki vesayeti derhal kaldırılmalı. Ben iki başkan var gibi görüyorum Sayın Kadir Topbaş ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım.

İstanbul'un kilitlenmeden dolayı yıllık kaybı 3 milyar dolar, sadece köprülerdeki kilitlenmemin getirdiği yük 500 milyon dolardır. Bunlar ağır rakamlar. Yalnış projelere izin vermemeliyiz. Örneğin metrobüs karnıyarık gibi şehri ikiye bölmüştür.

Örneğin projelerimden biri, ulaşımı İstanbul'da ikiye ayırmak; Kentiçi ve transit ulaşım. İstanbul'da transit ulaşım yok. İstanbul'un konumu itibarıyla doğu-batı hattındaki bütün güzergahlar Boğaz'ın ensesinden geçiyor. Bugün tartışılan FSM Köprüsü transit ulaşımı karşılaması için planlandı ama yöneticilerin çarpık yapılaşmayı göz yumması neticesinde, kent ulaşımı içinde boğuldu. Transit geçiş güzergahı yapılmalıdır.

Benim propjem Sayın Başbakan'ın projesinin tam tersidir. Boğaz'ın kuzeyine 3. köprüye karşıyım; çevresel ve kültür açısından karşıyım. Projem, yıllar öncesi yaptığım Pendik'den Yeşilköy'e deniz üzerinde giden yüzer viyadük projesidir. Yabancı basın ve bilim kitaplarında da yer alan bir projedir bu...

Celal PİR: 3 köprü, raylı sitemler tartışılıyor ancak en kısa sürede ne yapmak lazım?

Ahmet UTLU

Yeterince kentli davranmıyoruz. Yolları kullanan insanlara ayırdığım pay bu. Kanaat önderlerininin ve kenti yönetenlerin bizim önümüzde adım atmaları gerekir diye düşünüyorum. Son dönemlerde yapılanları yadsımıyorum ve İstanbul şanslı bir dönem geçiriyor diye düşünüyorum. Ancak bu yönetimde ihtiyaçların önünde bir hareket biçimi görmüyorum. Çok daha önemli olan şey, var olan yasaların uygulanması. Bu bizi çözecek olan şey. Balık sürüsü içerisine köpekbalığı şeklinde dalan minibüsler, park edilmez levhasının altına park eden kamyon, emniyet kemeri yasasına rağmen polislerin tutumu... Tek merkezde toplamak ve yasaları uygulayabilecek bir yönetim ihtiyacı...

Prof.Dr. Mustafa ILICALI
Yapılması gereken hususlar var tabi ki ama yapılanları da bilmek lazım. Yönetenlere destek vermek moral açısından önemli. Bilim ışığında çalışıyoruz. Beğenmediğiniz metro 1 milyon yolcu taşıyor. Alttan talepleri yani göçü durdurmalıyız.

Somut bir şey: İlk trafik yayının NTV ile başlamıştı. Yarından itibaren, alternatif yolları da vermeye hazırız. Bize kanalınızda biraz daha süre verin biz de bunu yapalım.

Prof.Dr. Ergun GEDİZLİOĞLU
İnsanı eğitmek ve kurallara uyar hale getirmek lazım. İstanbul'a yatırımları yaparken master planına uygun davranılmalı ve buna uymayanlara uymayı öğretmemiz lazım.