İzmir'deki 1 Mayıs mitingi, sendika, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti gruplarının katılımıyla Gündoğdu Meydanı'nda yapıldı.

Mitingde konuşan Türk-İş Ege Bölge Temsilcisi Mustafa Kundakçı, ekonomik krizin işçiyi, esnafı, çiftçiyi olumsuz etkilediğini söyledi.

İşsizlik ve ekonomik krizin çözümü için sendikalar, sivil toplum örgütleri ve hükümetin birlikte hareket etmesi ve karar alması gerektiğini belirten Kundakçı, şöyle konuştu: ''Ülkemizde yaşanan işsizlik ve krizin sorumlusu işçiler değil ekonomik ve sosyal politikalara karar verenlerdir. Ama faturayı işçi sınıfı, esnaf ve çiftçi çekmektedir. İş yerleri, fabrikalar kapanıyor. İşsizlik, açlık ve sefalet olarak geri dönüyor. Bunun sonucunda iş barışı ve sosyal barış bozulmaktadır. Ahlaki değerler tahrip oluyor. İşçi sınıfı üzerindeki bu ağır tahribat hiçbir zaman giderilemez. Buna isyan ediyoruz.''

30 yıldır ülkede uygulanan ekonomik politikalar sonucunda işçi, esnaf ve çiftçinin fakirleştiğini kaydeden Kundakçı, sosyal devletin tahrip edildiğini, sağlık ve eğitim haklarının emekçilerin elinden alındığını ifade etti.

Kundakçı, hükümetin örgütlü toplum istemediğini, aldıkları kararlara kimsenin itiraz etmemesini istediğini söyledi.

Maden-İş Genel Sekreteri Vedat Ünal da ''krizin ülkeyi teğet geçmediğini, tam kalbinden vurduğunu'' bildirdi.

Kapatılan, kapasite daraltan iş yerlerinden yüz binlerce işçinin işsizler ordusuna katıldığını ifade eden Ünal, kendi içinde krizin varlığı konusunda bile anlaşamayan bir hükümetten krize karşı program beklemenin mümkün olmadığını savundu.

Hükümetin, krizin sosyal sonuçlarını telafi edecek, krizin etkilerini azaltacak bir ekonomik ve sosyal programı ortaya koymadığını bildiren Ünal, krizin işsizliği ve yoksulluğu adeta kangrene dönüştürdüğünü, radikal ve yapısal önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Ünal, işverenler ve işveren örgütlerinin krizi fırsata dönüştürmeye çalıştığını, krizi bahane ederek işçileri kapının önüne koymaya çalıştığını kaydetti.

Belediye-İş 2 No'lu Şube Başkanı Ahmet Mutoğlu ise hükümetin siyasi desteğiyle Hak-İş'in Türkiye'nin en büyük konfederasyonu yapılmaya çalışıldığını, bunun için hukuk ve adaletin ''ayaklar altına alındığını'' ileri sürdü.

Bu uygulamalarla hükümetin insanları ''benden ve onlardan'' diye sınıflandırdığını ve böldüğünü savunan Mutoğlu, ''Bu anlayış, demokrasiyi araç olarak gören, kendilerine haksızlık yapıldığında demokrat, iktidara gelince diktatör olanların anlayışıdır'' dedi.

KESK İzmir Şubeleri Platformu Dönem Sözcüsü Ergün Demir ise krizin ve işsizliğin her geçen gün derinleştiğini ifade etti.

İşçilerin çalışma koşullarının her geçen gün kötüleştiğini bildiren Demir, ülkede 6,5 milyon işsiz bulunduğunu, açlık ve yoksulluğun işsizlikle birlikte arttığını söyledi.

Krizin bedelini işçilerin değil ortaya çıkaranların çekmesi gerektiğini kaydeden Demir, ''Türkiye işçilerin mücadelesiyle değişecektir. Umut dolu yarınlar istiyoruz. Sokaklarda barışın, kardeşliğin ve bir arada yaşamın egemen olduğu toplum istiyoruz. Adalet ve eşitlik istiyoruz'' dedi.

Topluluk, aniden başlayan sağanak nedeniyle konuşmaların hemen ardından dağıldı.