İlker Başbuğ, Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının en yoğun yaşandığı dönemde Genelkurmay Başkanlığı görevini Yaşar Büyükanıt'tan devraldı.

İlişkili Haberler


İlker Başbuğ'un iki yıllık görev süresi İrticayla Mücadele Eylem Planı’ndan, Poyrazköy kazılarına ve Balyoz soruşturmasına kadar askerleri içine alan çok sayıda operasyon ve gözaltına sahne oldu.

İlker Başbuğ, her operasyon ya da iddianın ardından basının karşısına çıktı. Bazı açıklamaları tartışma yarattı. Bunlardan biri de Poyrazköy'deki kazılarda ele geçirilen LAW’lara ilişkin tanımlaması oldu: “Beş tane boş LAW ki hiçbir şeye yaramaz niye paketlenerek kim yapmıştır bilemem”

O dönemde askeri içine alan diğer bir soruşturma konusu da İrticayla Mücadele Eylem Planı’ydı. Bu süreç, eski Genelkurmay Başkanı'nı mahkeme karşısına çıkardı.

TÜRK MİLLETİ FARKINDA
Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, silahlı kuvvetlere yönelik suçlamalar karşısında zaman zaman sert uyarılarda da bulundu. Bu uyarılardan biri 17 aralık 2009'da Oruç Reis Fırkateyni’nde gerçekleşti:

“Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı planlı ve kendi amaçları ve menfaatleri çerçevesinde haksız şekilde psikolojik harekat yürütenlere diyorum ki, bulunduğunuz yol bulunduğunuz yer doğru değildir. Türk milletinin büyük çoğunluğu da ne yaptığınızın farkındadır.”

Başbuğ iki yılın ardından görevini 2010’da Işık Koşaner'e devretmişti.

ESKİ KOMUTAN 'ŞÜPHELİ' OLDU
Ancak görevden ayrıldıktan kısa bir süre sonra ismi TSK’ya yönelik bir soruşturma kapsamında bir kez daha gündeme geldi.

Başbuğ'u 'şüpheli' konumuna getiren süreç, İnternet Andıcı Ve İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı belgeyle ilgili tutuklanan subayların verdiği ifadelerle başladı.

İddiaya göre Başbuğ döneminde kamuoyunu yönlendirme ve kara propaganda amacıyla çok sayıda internet sitesi kuruldu.

SANIKLAR: EMİR KOMUTANDAN
İnternet Andıcı Davası’nın tutuklu sanığı tutuklu Korgeneral Mehmet Eröz, 'Andıç' emrini dönemin Genelkurmay Başkanı'nın verdiğini söyledi. Sanık Yüzbaşı Murat Uslukılıç'ın iddiasına göre ise Albay Dursun Çiçek kapatılan sitelerin tekrar açılması talimatını verdi. Çiçek'in de dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız'ın emriyle hareket ettiğini savundu.

Andıcın hazırlandıktan sonra Orgeneral Hasan Iğsız'a sunulduğu, Iğsız'ın da "Sn. Komutana arz" notu yazdığı ifade ediliyordu.

Davanın tutuklu sanığı Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral General Hıfzı Çubuklu ise savcılık ifadesinde, Andıç üzerindeki parafın kendisine ait olduğunu ve bu belgenin 1 Nisan 2009'da da İkinci Başkan parafıyla Genelkurmay Başkanı'na arz edildiğini anlattı.

Emekli Albay Dursun Çiçek'in yargılandığı İrticayla Mücadele Eylem Planı davasında da sanıklar Genelkurmay Başkanı'nı işaret etti. Tutuklu askerler emir almadan bu çalışmaların yapılamayacağını savundu.

Eski Genelkurmay Başkanı İrticayla Mücadele Eylem Planı’yla ilgili belge ilk ortaya çıktığında "kağıt parçası" ifadesini kullanmıştı: “Bugüne gelinen nokta bir kağıt parçası olduğunu göstermektedir yani belge olmadığını bize göstermektedir.”

Başbuğ, bu açıklamalar nedeniyle yargı sürecini etkilemeye yönelik sözler olarak değerlendirildi.

Daha sonra her iki davanın sanıkları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesi kararı verildi. 5 ay sonra da geçtiğimiz salı günü emekli Orgeneral İlker Başbuğ'a, ifade için tebligat gönderildi.

Dün de ifade vermek için gittiği savcının 7 saat süren 60 soruluk sorgusunun ardından gönderildiği İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı ve Silivri Cezaevi’ne konuldu.

MADALYALI KOMUTAN
2002 yılında orgeneral olan Başbuğ, 2002-2003 arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, 2003-2005 arasında Genelkurmay İkinci Başkanlığı, 2005-2006 yıllarında Birinci Ordu Komutanlığı yaptı. 2006'da atandığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın ardından ise 2008'de Genelkurmay Başkanı oldu. TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, TSK Üstün Hizmet Madalyası sahibi olan Başbuğ, iki yıllık görevinin ardından emekli oldu.