Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanları laboratuvar testinden geçirilmeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 olaylarına ilişkin tasarı üzerinden Almanya'nın Türk kökenli milletvekillerini "Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım" sözleriyle eleştirdi.

ntv.com.tr 05.06.2016 - 19:02 | Son Güncelleme : 06.06.2016 - 02:29

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanları laboratuvar testinden geçirilmeli
Arşiv

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabahattin Zaim Üniversitesi 2015-2016 akademik yılı mezuniyet törenine katıldı.

Burada bir konuşma yapan Erdoğan, Alman Meclisi'nde kabul edilen Ermeni tasarısına değindi.

İsim vermeden tasarıyı Alman Meclisi'ne taşıyan Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir'e yüklenen Erdoğan, "Birileri de diyor ki güya Türk... Ne Türk'ü be... Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım" diye konuştu.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:

"Almanya'da parlamentoda uydurma bir şey geçirdiler. Ey Almanya, bak yine söylüyorum; önce Holokost'un hesabını vereceksin. Namibya'da 100 bini aşkın Namibyalıyı nasıl yok ettiniz, nasıl öldürdünüz onun da hesabını vereceksin. Siz, Türkiye'ye veya Türklere parlamentosunda kalkıp da sözde Ermeni soykırımı oylaması yapacak, varsa belki de en son ülkesiniz. Kaldı ki bizim tarihimizde bu noktada zaten bir derdimiz yok, bir sıkıntımız yok. Bizim tarihimiz, katliamlar tarihi değildir. Bizim tarihimiz, merhamet tarihidir, şefkat tarihidir. Aramızdaki fark budur.

Ruanda'da Fransayı konuşmadan yapabilir miyiz. Katliamın arkasında fransa var ama sindirilmiş insanlar. Fransa emniyetinin yaptıklarını biz ekranlarda izliyoruz. Ama fransa'da bir tanesini göstermezler. Günlerdir. Fransa kaynıyor. böyle de bi dezenformasyon var. Ben de şimdi endişe duyuyorum. Türkiye'de Gezi'de 12 ağaçtan dolayı endişe duyanlar var. telefonda konuşuyoruz dost görünenlerle 'endişeliyiz' diyorlar. Aynı şeyi şimdi ben söylüyorum. Siz kızları erkekleri yerlerde süründürüyorsunuz. Biz endişeleniyoruz.

Şu anda Türkiye'de yaklaşık, takribi söylüyorum 100 bin Ermeni var. Bunun yarısı vatandaşımız, yarısı ise vatandaş değil. Fakat biz bunlar bize sığındı diye, biz bunları kovmadık. Aynen Suriye'den Irak'tan gelenleri nasıl misafir ettiysek Ermenistan'dan gelenleri biz aynen şu anda misafir olarak ülkemizde ağırlıyoruz. Değerli kardeşlerim Allah aşkına bu kadar yaklaşımı müşfik olan Türkiye'ye karşı bu adamların yaklaşımının acaba affedilebilir bir yanı var mı? Biz çok daha farklı yaklaşabilirdik. Eğer biz Ermeni düşmanı bir ülke olsak, bu gelenlerin hepsini Ermenistan'a geri gönderirdik.

Almanya'da bir de onu konuşuyorlar, utanmadan, sıkılmadan, terbiyesizce. Güya Ermenilere ait kiliseleri biz şu anda yıkmışız, el koymuşuz. Elinize, dilinize dursun. Tam aksine, Ermeni vakfiyelerindeki kiliseleri kendilerine teslim ediyoruz. Varlıkları varsa kendilerine teslim ediyoruz. Diyorum ki bak bizim arşivlerimizde şu anda milyonu aşmış belge var, bunlar incelenmiştir.

Eğer kendinize güveniyorsanız, onurunuz varsa, ilminiz varsa, çıkarın hukukçularınızı, tarihçilerinizi, arkeologlarınızı gönderin. Kimleri göndereceksiniz, hangi ülkeden gelecekse gelsin incelesinler, araştırsınlar. Orada eğer söylediğiniz gibi bir şey çıkıyorsa biz herkesle yüzleşmeye hazırız. Ama bunu yapamadılar. Çünkü bu bir cibilliyet meselesidir.

Oradan çıkıyor bir ukala bir şey hazırlıyor, Alman parlamentosuna sunuyor. Neymiş Birileri de diyor ki güya 'Türk'. Ne Türk'ü. Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım. Bizim yani onun kanının öyle olması, böyle olması bizi ilgilendirmiyor. Ne yaptığı bizi ilgilendiriyor. Nasıl yaptığı ilgilendiriyor, kim adına yaptığı ilgilendiriyor. Bunları bir üst akıl idare ediyor ama kim adına idare ediyor, bu önemli. Bakın son zamanlarda bazıları Berlin'e gidiyorlar, geliyorlar ve kimlerle neyi nasıl konuşuyorlar. Diyorlar, 'Efendim parlamentodan bu karar çıktı ama bu bizim Türkiye ile münasebetlerimizi etkilemez.' Sevsinler seni. Nasıl etkilemez. Biz parlamento öncesi görüşmeleri şu anda sizlerle aynen yapabilir miyiz  'Eğer Tayyip Erdoğan karakteri nedir' diye sorarsanız. Zaten siz bana bir not verdiniz, onu zaten dünya alem biliyor. Ben bunun gereğini yine yapmaya devam edeceğim. Niye. Çünkü bu millet bugüne kadar alnı öne eğik dolaşmadı. Biz her zaman dik durduk, dikleşmedik. 

Eğer siz yaptıklarınıza, insanlık dışı suçlarınıza ortak arıyorsanız, o ortak biz değiliz. O ortağı gidin başka yerde bulun. Bilimsel araştırmalar ve akademik çalışmalar değil, siyasetle, parlamentolar eliyle kirli emellerinizi gerçekleştirmeye çalışıyorsanız, bunu yapamazsınız. Bir kulaktan girer, öbür kulaktan çıkar. Yaptığınızın zaten uluslararası hukukta da en ufak bir kıymeti harbiyesi yok.

Biz bu ülkelerin kendi cürümlerini hafifletmek için başvurdukları bu kurnazlıklara, bu ucuz numaralara asla boyun eğmeyeceğiz. Bizim abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun. Biz rahatız. Dedim ya, arşivler ortada. Amaç üzüm yemekse, meseleyi çözmekse, biz buradayız.Ancak bu konuyu her başınız sıkıştığında, Türkiye'ye dövmek için bir sopa olarak kullanacaksanız, kusura bakmayın, buna izin vermeyiz."

Sayfa Yükleniyor...