12 Eylül darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın bugünkü duruşması görüldü.

Sanıkların görüntüleri bugün de duruşma salonundaki ekrana yansıtıldı. Sanıklar, yansıtılan görüntülerde dün olduğu gibi yataklarında göründü.

Mahkeme bugünkü duruşmada ara kararı açıklandı.

Mahkeme, Genelkurmay Başkanlığı'na yeniden yazılacak müzekkere ile 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları arasında yapıldığı iddia edilen toplantılara ilişkin tutanakların, Bayrak Harekat Direktifi'nin ve 12 Eylül darbesinin yapıldığı gün ve sonrasıyla ilgili hazırlanan planların onaylı bir örneğinin istenmesini kararlaştırdı.

Haydar Saltık tarafından hazırlandığı ileri sürülen raporun onaylı suretini ve bu raporun hangi ekipçe hazırlandığının tespitini isteyen mahkeme, bu belgelerin gönderilmemesi halinde, belgelerin bulunamayış sebebi ile askeri mevzuata göre imha edilmişse buna ilişkin belgelerin gönderilmesinin istenmesine karar verdi.

Sanıkların mal varlığının araştırılmasıyla ilgili MASAK'tan gelen rapor ve eklerinde dava dışında kalan kişilerin mali bilgileri bulunduğundan tüm rapor ve eklerin 15 gün süreyle örnek alınmaksızın incelenebileceğine, daha sonra bu belgelerin emanete alınmasına karar veren mahkeme, MİT Müsteşarlığı ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan, 27 Mayıs 1980'de öldürülen eski Bakan Gün Sazak'a yönelik eyleme ilişkin herhangi bir bilgi bulunup bulunmadığının sorulmasına karar verdi.

DARBE KOMİSYONU'NDAN BELGE İSTENECEK
TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na yazılacak müzekkere ile komisyonun 12 Eylül ile ilgili raporunun hazırlanması beklenmeksizin, darbede yer alan kişilerin yaptıkları toplantı, aldıkları karar ve planlarla ilgili kurumlardan herhangi bir belge geldi ise bu belgelerin gönderilmesinin istenmesine karar veren mahkeme, komisyonun 12 Eylül ile ilgili raporunu tamamlaması durumunda sadece bu bölüme ilişkin raporun gönderilmesinin istenmesini kararlaştırdı.

Mahkeme, komisyona, ''devlet sırrı'' niteliğinde bir belge gelmesi durumunda, CMK'nın 125. maddesi dikkate alınarak belgenin mahkemeye gönderilmesinin istenmesine karar verdi.

KANLI 1 MAYIS MİT'E SORULACAK
Mahkeme, MİT Müsteşarlığı'na müzekkere yazılarak, iddianamede de yer verilen 1 Mayıs 1977 olayları öncesinde İstanbul Yeşilköy Havaalanı'na indikten sonra Intercontinental Oteli'ne yerleştikleri iddia edilen yabancı ülke ajanları ile ilgili ellerinde bulunan belgelerin gönderilmesinin istenmesini kararlaştırdı.

Mahkemede dün ve bugün teknik araçlarla kayda alınan ses ve görüntü kayıtlarına göre düzenlenecek tutanağın taraflara verilmesine, talep veya itiraz halinde ses ve görüntü kayıtlarının kovuşturma makamı gözetiminde izletilmesine karar veren mahkeme, bu kayıtların CD olarak taraflara verilmesi talebini reddetti.

Sanıkların mahkemede yargılandıkları suç ve sevk maddeleri de dikkate alındığında, müdahil vekilleri ile sanık müdafilerinin soruşturmanın genişletilmesine ilişkin diğer taleplerinin, davaya yenilik getirmeyeceği gerekçesiyle reddine karar veren mahkeme, mahkeme dışında görev yapan naip hakim ve diğer personel için sarf kararı düzenlenmesine hükmetti.

Mahkeme, duruşmayı 17 Ocak 2013 saat 10.00'a erteledi.

'VİCDANINIZ SIZLAMIYOR MU?'
Bugün, çapraz sorguya geçilen duruşmada müdahil avukatlardan Hasan Ürel, Kenan Evren'e, ''Basında yer alan demecinizde, Abdi İpekçi'nin öldürülmesine üzüldüğünüzü belirttiniz. Üzülmenizin nedeni nedir? Cevap verecek misiniz?'' diye sordu. Evren, ''Hayır, cevap yok'' dedi.

12 Eylül döneminde Kahramanmaraş’ta 11 ay boyunca işkence gördüğünü söyleyen bir avukat Evren'e “Dört arkadaşım yanıbaşımda yaşamını yitirdi. Vicdanınız sızlamıyor mu?” diye sordu ve arkadaşlarının fotoğraflarını kameralarla gösterdi.

KOMİSYONDAN RAPOR TALEBİ
Duruşmada Cumhuriyet savcısı Cemil Tuğtekin, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Müsteşarlığı'na müzekkere yazılarak, 1979'da faaliyete geçen Haydar Saltık'ın başında bulunduğu çalışma grubuna ilişkin herhangi bir bilgi yazışma, toplantı ve karar tutanağının bulunup bulunmadığının sorulmasını istedi.

Cumhuriyet savcısı Cemil Tuğtekin, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun çalışması tamamlandığında, oluşacak raporun bir örneğinin istenmesini talep etti.

'BERFO KIRBAYIR'DAN ÖZÜR DİLEYECEK MİSİNİZ?
Evren, müdahiller ve avukatların soruların hiçbirine yanıt vermedi.

Evren'e yöneltilen sorulardan bir kısmı şöyle:

Avukat Aydın Erdoğan: ''Süleyman Cihan 12 Eylül döneminde gözaltındayken işkencede öldü. Sayın Evren sizin o dönemde uçan kuştan haberiniz olurdu değil mi? Mezarlığa kimliği meçhul olarak gömülmüş. Sizin hiçbir yakınınız bu şekilde kayboldu mu?'', ''12 Eylül döneminden Mehmet Ağar'ı tanır mısınız?''

Avukat Savaş Demirtaş: ''DİSK'in kapatılmasının, mal varlığına el konulmasının, yöneticilerinin yargılanmasının sebebi nedir? Bunda TÜSİAD'ın etkisi var mı?''

Avukat Öztürk Türkdoğan: ''Türkçe dışındaki dilleri neden yasakladınız Kürtlere asimilasyon programını militarist bir tarzda sistematik işkence uygulayarak niçin yaptınız?'', ''Hala bu ülkede kan akıyor, sizin darbenizden sonra 40 bin insan yaşamını yitirdi. Bu ülke bu asimilasyon durumunu aşmaya çalışıyor. Neye mal olduğunuzun farkında mısınız?'', ''Diyarbakır'da sistematik işkenceye neden başvurdunuz Talimatını verdiniz mi, vermediyseniz neden göz yumdunuz '', ''Alevilere yönelik asimilasyon programını hayata geçirmenizdeki amacınız neydi?'', ''Cemil Kırbayır'ın da aralarında bulunduğu gözaltındayken kaybedilen insanların cenazelerine ulaşılamadı. Bunların aileleri cesetleri arıyor. Hiç mi vicdanınız sızlamadı 104 yaşında Berfo Kırbayır geldi. Sizi görmek istiyor. 'Sana hakkımı helal etmiyorum, iki elim yakandadır' demek istiyor. Berfo Kırbayır'dan özür dileyecek misiniz? Oğlunun mezarının yerini söyleyecek misiniz?''

'TÜRKİYE'YE BİR İYİLİK YAPIN'
Türkdoğan, sorulara başlamadan önce, Evren'in dün ''bugün de olsa aynı şekilde ihtilal yapardık'' dediğini hatırlatarak, ''Artık yapamazsınız, sizin bıraktığınız kötü miras nedeniyle teşebbüs edenlerin hepsi yargılanıyor. Darbe yapıldığında nasıl karşı çıkılacağını biliyoruz, o nedenle yapamazsınız'' dedi.

''Gelin yurttaş olarak Türkiye'ye bir iyilik yapın'' diyen Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir vicdan toplantısı yapalım. Bildiklerinizi anlatın. Anlatın ki gelecek kuşaklar bütün bunları öğrensin de bu toplum bir daha böyle kötülüklerle karşılaşmasın. Hala bize bir iyilik yapma borcunuz var. Çünkü gelecek kuşaklar darbeyle tanışmasın. Evlatlarını arayan anaların elini öpün, onlardan özür dileyin. Hiç mi vicdanınız kalmadı. Susmayın, çünkü bu saatten sonra susmanın anlamı kalmadı.''

 Adım adım 12 Eylül