Kanuni dönemini romanlardan, filmlerden ya da ağır tarih kitaplarından değil de, birebir yaşamış bir tanığın kaleminden okumak ister miydiniz? Türk Mektupları hem bu dönemi yaşamış hem de yaşadıklarını akıcı bir dille kaleme almış bir diplomatın tanıklıklarıyla örülü.

1555-1560 yılları arasında başta İstanbul olmak üzere Osmanlı ülkesinin dört bucağında uzun zaman geçiren Ogier Ghislain de Busbecq’in, o dönemde yaşadıklarını, gördüklerini, duyduklarını bir meslektaşı için kaleme almasıyla ortaya çıkan “Türk Mektupları”, Kanuni dönemindeki Osmanlı İmparatorluğu’nu ilk elden tanıklıklarla anlatıyor.

Türk Mektupları’nda; Hürrem Sultan’ın entrikalarından Şehzade Mehmed ile Beyazıd’ın hazin sonlarına, Rüstem Paşa’nın rüşvetçiliğinden Yeniçerilerin ordugâh ve savaş düzenlerine, tantanalı alaylardan sokak hayvanlarına, Türk kadınlarının meziyetlerinden İstanbulluların hamam adetlerine dek kayda geçtiği her konu, belgesel filmler kadar renkli ve öyküler kadar akıcı bir üslupla ele alınıyor.

Kitap sadece yazarın tanıklıklarını değil, onun heyetinde yer alan bir ressamın fırçasından dönemin İstanbul’undan portreler ve manzaralar da içeriyor. Melchior Lorichs’in çizimleri, yüzyıllar sonra Busbecq’in Türk Mektupları ile bir araya gelerek bu baskıda okuyucuyla buluşuyor.

'Türk Mektupları' Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.

Yazar Hakkında:
Ogier Ghislain de Busbecq 1522 yılında Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu’nda doğdu. Leuven, Padoa ve Venedik’te hümanist bir üniversite eğitimi aldı. 1555-1560 dönemini, arada ülkesine gidip gelerek İstanbul’da ve Osmanlı İmparatorluğu’nda geçirdi. İstanbul dönüşünde İmparator II. Maximillian’a müşavir olan ve diplomatlık görevini sürdüren Busbecq, 1592’de emekliliğini geçirmek üzere ülkesine dönerken öldürüldü.