Başbakan Binali Yıldırım, Göç ve Mülteciler konulu Asya Ülkeleri Siyasi Partiler Uluslararası Konferansı'nda konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

Başbakan Binali Yıldırım, "Ülke ve millet olarak haince bir saldırıya maruz kaldık. 15 Temmuz gecesi Türkiye için karanlık bir geceydi ama Allah'a şükür çok uzun sürmedi, karanlığın ardından aydınlıkla ülkemizi buluşturduk. Demokrasimiz kazandı, milletimiz kazandı, darbeciler kaybetti" dedi.

"(15 Temmuz) Darbeciler her şeyi hesap etmişti. Uçakları çalmışlar, tankları çalmışlar, silahları almışlar, asker içinden de bazı hainleri ayarlamışlardı. Her şey tamamdı, artık önlerinde hiçbir engel kalmamıştı ancak onların hesap etmediği bir şey vardı. Hakk'ın hesabı ve halkın gücü. Bunu hesap edemediler. O güç ki tankın da topun da tüfeğin de karşısında göğsünü siper ederek bayrağına sahip çıktı, ülkesine sahip çıktı, milletine sahip çıktı, demokrasisine sahip çıktı. Bu uğurda canını seve seve veren o kahramanlara bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum"

"Türkiye, bölgesinde yaşanan iç karışıklıklar, savaşlar nedeniyle sadece güvenlik yönünden tehdit altında değil, uzun yıllardan beri terörle amansız mücadele veriyoruz. Daha dün patlatılan bomba yüklü araçla 10 sivil, polis kardeşimizi yitirdik, yüzlerce yaralılarımız oldu. Ülkemizi tehdit eden bölücü terör örgütü ile FETÖ ile mücadelemizi sürdürürken, bir yandan da kardeşlerimize kucak açmaya, onların hayata tutunmalarına katkı sunmaya devam ediyoruz. Mülteciler için ortaya koyduğumuz bu kararlı çalışma takdirle karşılanıyor. Takdir güzel bir şey ama yetmez sorumluluğa ortak olmak lazım. Bu insanlık dramının acılarının azaltılmasına mutlaka ortak olmak lazım. Tek bir ülke olarak 20-25 milyar doların üzerinde harcama yaptık. Pişman değiliz, fazlasını da yaparız. Bizim inancımızda insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı vardır."

"İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan bu mekanizma artık bugünün ihtiyaçlarını karşılamıyor ve 200'e yaklaşan BM üyesi bütün devletlerin iradesinden daha büyük bir irade dünya adına karar veriyor. Bu asla ve asla adil bir durum değil, mutlaka uzun süreden beri gündemde olan BM Ana Sözleşmesi'nin yenilenmesine ve günün şartlarına göre daha katılımcı bir hale getirilmesine yönelik çalışmalar artık ipe un sermeden sonuçlandırılmalıdır. Aksi halde günden güne bu sorgulama daha da artacak ve BM'ye olan güven gittikçe aşınmaya devam edecektir."

"Özellikle Suriye'de son 5-6 yıldır yaşadığımız olay, büyük bir insanlık dramıdır. Ne yazık ki uluslararası camia, başta BM olmak üzere, gelişmiş ülkeler bu yaşanan drama, bu yaşanan vahşete karşı yapabilecekleri halde, ellerinden geldiği halde yapmıyorlar ve bu vahşete, bu insanlık suçuna bir anlamda kayıtsız kalıyorlar, seyirci kalıyorlar ama unutmayalım ki bunun vebali, bunun sorumluluğu burada müdahale edip olayları büyütmek yerine çözüm üretmeyen ülkelerdedir ve kişisel hırslar, ülke rekabetleri uğruna hayatını kaybeden on binlerce insanın vebali bu ülkelerdedir. "