Virginia Woolf hem kültürel, hem edebi, hem de tarihi açıdan iz bırakmış, çok önemli bir karakter. Feminizme etkilerinin yanı sıra edebiyata kazandırdığı yapıtlarla da günümüz dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor.

Virginia Woolf’un intiharından sonra, ressam kardeşi Vanessa’nın kaleme aldığı uzun bir mektup tarzında yazılmış olan Vanessa ve Virginia, bu iki önemli kadının çocukluklarından yetişkinlik çağına uzanan ilişkilerini konu alan bir roman.

Kendisi de Woolf konusunda uzman bir akademisyen olan Susan Sellers, uzun yıllara dayanan araştırmalarını bir roman kurgusu içinde harmanlayarak, iki kız kardeşin ilişkisine bir anlamda içeriden bir bakış kazandırıyor.

“Göğün silinip temizlenmiş göründüğü sabahlardan birindeyiz. St. Pancras’ın önünden Evlendirme Dairesi’ne giderken ürperiyorum ve kendimi keyifsiz hissediyorum. Sen, Leonard ile bekleme odasında oturuyorsun. Elin onun elinde ve birden bundan sonra her yaptığın şeyi bana söylemeden önce Leonard ile paylaşacağını hissediyorum…” (Kitaptan)

Roman, her ne kadar Virginia ile Vanessa’nın ilişkisine yoğunlaşsa da o dönemin önemli figürleri, mekânları ve olayları sayfalar arasından çıkıp, okurun karşısında canlı bir manzara gibi beliriyor.

'Vanessa ve Virginia' Sel Yayıncılık etiketiyle tüm kitaçılarda.