Son dakika haberi! 

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un suikast sonucu öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlanarak hazırlanan iddianame mahkemeye gönderildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Adem Akıncı tarafından hazırlanan 609 sayfalık iddianamede, aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 28 şüpheli yer aldı.

İddianamede Gülen'in yanı sıra, Abdulsamet Kekeç, Ahmet Kılınçarslan, Ayşe Söğüt, Bilal Dereli, Burak Yusmak, Cemal Karaata, Cengiz Özkan, Doğukan Söylemez, Emrullah Uslu, Hamza Sevinç, Hasan Tunç, Hayreddin Aydınbaş, Hüseyin Kötüce, Kaan Bülbül, Kadir Şamlı, Murat Tokay, Mustafa Timur Özkan, Oğuzhan Öztürk, Ramazan Yücel, Salih Yılmaz, Sefa Kurnaz, Sercan Başar, Şahin Söğüt, Şerif Ali Tekalan, Temel Alsancak, Ufuk Gül ve Vehbi Kürşad Akalın şüpheli olarak gösterildi.

Şüpheliler hakkında "anayasal düzeni ihlal", "silahlı terör örgütüne üye olma", "terör amaçlı tasarlayarak öldürme", "terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs" ve "terör amaçlı korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve çeşitli hapis cezaları istendi.

İddianamede Karlov'un eşi Marina Mihaylovna Karlova ile saldırıda yaralanan Anıl Değer, Leyla Gündoğan ve Anastas Zimrikaki de müşteki olarak yer aldı.

İddianamede Karlov suikastının arkasında, 15 Temmuz darbe girişiminin faili ve aynı zamanda bir casusluk ve istihbarat örgütü olan FETÖ'nün bulunduğu, suikastın, "Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilere yönelik provokasyon türünde bir eylem" olduğu kaydedildi. İddianame, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

FETÖ, KARLOV'U 6 AY ÖNCE DE ÖLDÜRMEYİ PLANLAMIŞ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Karlov cinayetinin Rusya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirmek için FETÖ tarafından işlendiği vurguladı.

İddianamede, örgütün cinayetten yaklaşık 6 ay önce de suikast planladığı ifade edildi.

İddianameye göre, AK Parti Genel Merkezi'nce 27 Haziran 2016'da düzenlenen 9. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nın davetlileri arasında dönemin Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un da bulunması üzerine, FETÖ'den suikast talimatı alan tetikçi Altıntaş, programın düzenleneceği mekana yine koruma polisi olarak sızacaktı.

İddianamede terörist Altıntaş'ın 16 Aralık'ta Çağdaş Sanatlar Merkezinde ikinci kez keşif yaptığını gösteren güvenlik kamerası görselleri de yer aldı.
İddianamede terörist Altıntaş'ın 16 Aralık'ta Çağdaş Sanatlar Merkezinde ikinci kez keşif yaptığını gösteren güvenlik kamerası görselleri de yer aldı.

Altıntaş'ın şüphe çekmemek için programda Başbakanlık personelinin taktığı yaka rozetini kullanacağı ancak Karlov'un o gün yurt dışında bulunması nedeniyle suikast girişiminin başarısız olduğu belirtildi.

İddianamede buna ilişkin şunlar kaydedildi:

"Terörist Mevlüt Mert Altıntaş'ın belirtilen süreçte Başbakanlık rozeti ile ilgili olarak arama yapmış olduğu hususu da nazara alındığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından terörist Mevlüt Mert Altıntaş'a, Büyükelçi Andrey Karlov'un katılacağı 27 Haziran 2016 tarihindeki AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen 9. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nda Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Sayın Andrey Karlov'a tıpkı 19 Aralık 2016'da gerçekleştirdiği eylem gibi olay yerine koruma polisi kılıfı altında girerek eylem gerçekleştirmesi hususunda talimat verildiği, 27 Haziran 2016 tarihindeki iftar programında Büyükelçiye silahlı saldırıda bulunulmasının planlandığı, ancak Sayın Büyükelçinin yurt dışında bulunması ve belirtilen etkinliğe katılmaması nedeniyle terörist Mevlüt Mert Altıntaş'ın, arkasındaki FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ve bu örgütü kullanan dış güçlerin gerçekleştirmeyi planladıkları saldırıyı gerçekleştiremedikleri kanaatine varılmıştır.

Bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütü ve arkasındaki dış güçlerin 15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsü öncesinde Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'a yönelik silahlı saldırıda bulunmak suretiyle her iki ülke arasındaki ikili ilişkileri kopararak, her iki ülkeyi olası bir sıcak çatışma durumuna getirmeyi, 15 Temmuz 2016 öncesinde ülkemizde suikast gerçekleştirmek suretiyle bir kaos ortamı oluşturmayı planladıkları anlaşılmıştır."

TANIK BEYANLARI ALTINTAŞ'IN FETÖ BAĞLANTISINI ORTAYA KOYDU

İddianamede, şüpheliler ile tanıkların beyanlarına yer verildi.

Dosyanın şüphelilerinden Sercan Başar, soruşturmayı yürüten savcı Akıncı'ya verdiği ifadede, 17-25 Aralık sürecinden önce İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu'nda sınıf arkadaşı Kaan Bülbül'ün davetiyle örgütün sohbet toplantılarına birkaç defa katıldığını söyledi.

Saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş'ın da bu toplantılara geldiğini belirten Başar, 17-25 Aralık sürecinden sonra FETÖ/PDY irtibatının kalmadığını, bu nedenle Altıntaş'ın toplantılara devam edip etmediğini bilmediğini öne sürdü.

Şüphelilerden Kaan Bülbül de 2012'de polis okuluna başladığını, kendisiyle Hamza kod isimli Burak Yusmak'ın irtibat kurduğunu, zaman zaman bu kişinin evine giderek sohbetlere katıldığını bildirdi.

Sohbet toplantılarında genellikle dini konuların konuşulduğunu belirten Bülbül, "Evde Fetullah Gülen'e ait kitap ve videolar bulunuyordu. Bazen Gülen'e ait videolar izleniyordu. Eve gittiğim zamanlarda Mevlüt Mert Altıntaş, Sercan Başar, Ufuk Gül, Kadir Şamlı, Doğukan Söylemez, Cüneyt Saatçi isimli şahısları da gördüm. Sercan, Ufuk ve Mevlüt 17-25 Aralık sonrasında da söz konusu eve gelip gitti. Mevlüt Mert Altıntaş, Hamza ile evde Fetullah Gülen'e ait videoları izliyordu. İçine kapanık, konuşmayan birisiydi. Okulda sürekli Sercan ile geziyordu" dedi.

Altıntaş'ı fotoğraflarından da teşhis eden Bülbül, "Göstermiş olduğunuz fotoğraftaki şahıs Mevlüt Mert Altıntaş isimli aynı sınıfta okuduğum polis okulu öğrencisidir. FETÖ evlerine gittiğini bildiğim şahıstır. Sercan Başar'ın en yakın arkadaşıydı. Bu şahıs, 17-25 Aralık 2013 olaylarından sonra zaman zaman da olsa FETÖ evlerine giden kişidir" şeklinde beyanda bulundu.

"BENİM ZÜMREMDE GÖZÜKÜYOR"

Şüphelilerden Doğukan Söylemez de 12 Ocak 2017'de yaptığı fotoğraf teşhisinde, Altıntaş'ın FETÖ/PDY toplantılarına katıldığını söyledi.

Dosyanın şüphelilerinden Kadir Şamlı, Altıntaş ile polis okulunda aynı sınıfta eğitim gördüğünü, okulda Hamza kod adlı Burak Yusmak'ın abiliğini yaptığı FETÖ/PDY evine gittiğini, saldırganı da söz konusu evde gördüğünü beyan etti.

Şüphelilerden Ufuk Gül de Altıntaş ile polis okulunda aynı sınıfta bulunduğunu, Burak Kusmak'ın abiliğini yaptığı FETÖ/PDY evine gittiğini, Mevlüt Mert Altıntaş'ı evde zaman zaman gördüğünü bildirdi. Saldırganın, dindar ve içine kapalı biri olduğunu ifade eden Gül, 17-25 Aralık sürecinden sonra sohbet toplantılarına katılmadığını, ancak Altıntaş'ın sohbete devam ettiğinin sınıfta konuşulduğunu bildirdi.

İddianamede terörist Altıntaş'ın güvenlik kamerası görselleri de yer aldı.
İddianamede terörist Altıntaş'ın güvenlik kamerası görselleri de yer aldı.

Örgütte "zümre başkanı" olarak görev yaptığını kabul eden ve kod adının Said olduğunu söyleyen şüphelilerden Salih Yılmaz ise okulu kazanıp Ankara'ya gelen alt kademedeki örgüt mensuplarının üst devreleri tarafından karşılandığını, bu kişilerin karşıladığı öğrenciyi üstteki öğretmenlere teslim ettiğini, Ramazan Yücel'in de Mevlüt Mert Altıntaş'ı karşıladığını ve öğretmeni Ahmet kod adlı Şahin Söğüt'e teslim ettiğini bildirdi.

Sohbet toplantılarından sonra öğrencilerle alakalı ayrı ayrı konuştuğunu belirten Yılmaz, bu konuşmalarda Mevlüt Mert Altıntaş'ın da isminin geçtiğini söyledi.

Ahmet kod isimli Şahin Söğüt'ün kendisine bağlı olduğunu itiraf eden Yılmaz, saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş'ın kendi zümresi içerisinde gözüktüğünü belirterek, "Ancak cinayetle herhangi bir alakam bulunmuyor. Bu konuda herhangi bir bilgim yok" dedi.

Dosyada tanık olarak beyanı geçen Cüneyt Saatçi de Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde, İzmir Polis Meslek Yüksek Okulu'nda okuduğunu, Kadir Şamlı, Mevlüt Mert Altıntaş, Sercan Başar, Kaan Bülbül ve Ufuk Gül'ün sınıf arkadaşı olduğunu, tam emin olmamakla birlikte bu kişilerin FETÖ terör örgütüne mensup olduğunu söyledi.

Tanık Cem Yıldız ise Mevlüt Mert Altıntaş ve arkadaşı Sercan Başar'ı, İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulunda 2013-2014 yıllarında sınıf komiserliği görevi sırasında tanıdığını belirtti.

FETÖ'nün okuldaki etkinliğini anlayarak öğrencilere devletin polisi olmaları, vatana, millete hizmet etmeleri konusunda uyarılarda bulunduğunu söyleyen Cem Yıldız, "Bu iki şahsı da öğrencilikleri sırasında okul içinde uyardım. Kendileriyle konuştuğumda bu yapıyla ilişkilerinin olduğunu beyan ettiler. Altıntaş ve Başar ile bu yapıyı bırakmaları konusunda görüşmelerim oldu. 17-25 Aralık 2013 tarihindeki olaylardan dolayı bu şahısları uyarma ihtiyacı duydum. Altıntaş ve arkadaşı Başar, 17-25 Aralık süreci sonrası Fetullahçı Terör Örgütü ile ilişkilerini kestiklerini iddia ettiler" diye konuştu.

Tanık E. G. de ifadesinde, Mevlüt Mert Altıntaş'ın, okulda ikinci sınıfın başından itibaren Kaan Bülbül, Sercan Başar ve Yakup Buyruk ile takılmaya başladığını belirterek şunları söyledi:

"Bu şahıslar bize 'Hafta sonları kahvaltıya gidelim, namaz kılalım, dini sohbetler yapalım, sizi abiler ile tanıştıralım' gibi söylemlerde bulunuyordu. Bu şahısların söylemleri ve okuldaki hareketlerinden Fetullah Gülen ile bağlantılı FETÖ/PDY yapılanması içerisinde olduklarını anladım. Özellikle Kaan Bülbül 'Gelin cemaat evlerine gidelim, sohbetlere katılalım, namazımızı kılalım, Fetullah Gülen hoca efendi bir çok kitap yazmış, bunları okuyalım' gibi söylemlerde bulunup bu sözlerin ardından yanında taşıdığı Fetullah Gülen'e ait vesikalık fotoğrafı gösteriyordu."

E. G., Altıntaş'ın bahsettiği kişilerle takılmaya başladıktan sonra sınıf kütüphanesinde bulunan Fetullah Gülen'e ait kitapları okumaya başladığını söyledi.

"SURİYE'YE GİTMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ"

Tanık Hüseyin Korkmaz, Altıntaş'ın çok konuşan biri olmadığını, zaman zaman hatırını sorduğunu belirterek, "Heyecanlı bir yapısı olduğunu düşünüyorum. Bir kaç kez bana 'Müslümanlar ne olacak' dediğini hatırlıyorum. Bir konuşmamızda bana FETÖ terör örgütünün sohbetlerine gittiğini söyledi. Tam olarak 'Fetullah Gülen cemaati sohbetlerine de gitmiştim' dedi. Konuşmanın devamında bu toplantıların polis okulundan önce olduğu kanaatine vardım. FETÖ terör örgütü ya da FETÖ şeklinde bir konuşması olmadı. Sadece 'Fetullah Gülen cemaatine gittim.' şeklinde beyanda bulundu" diye konuştu.

Tanık İbrahim Bilal Oduncu, ifadesinde, telefonla arayarak görüşmek isteyen Altıntaş'ı evine davet ettiğini, görüşmede Altıntaş'ın çok bunalımda olduğunu, görevden ayrılmak istediğini söylediğini belirterek, "Yanılmıyorsam Suriye'ye gitmek istediğini, orada Müslümanların sıkıntı çektiğini, onlara yardım etmek istediğini söyledi. Görevi bırakmaması gerektiğini, Suriye'ye gitmesinin bir çözüm olmadığını söyleyerek ona nasihat etmeye çalıştım" dedi.

Tanık Şahin Ergül, ifadesinde, okulda bulundukları dönemde mescide gelenler birbirlerini tanıdıkları için Mevlüt Mert Altıntaş ile Sercan Başar'ın FETÖ ile ilişkilerinin bilindiğini anlattı.

SUİKASTI ADIM ADIM PLANLAMIŞLAR

İddianamede, saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş'ın 19 Aralık 2016'da düzenlediği suikast için yaptığı hazırlık detaylı bir şekilde yer aldı.

Saldırının çok iyi planlandığı ve her detayın düşünüldüğü vurgulanan iddianamede, terörist Altıntaş'ın kısa sürede radikalleşmesinin sağlanarak eylem için hazırlandığı bildirildi.

Saldırı sırasında atılacak sloganın önceden hazırlandığı ve Altıntaş'ın bu sloganı ezberlediği kaydedilen iddianamede, saldırıdan sonra eylemin arkasındaki terör örgütünün tespit edilememesi için de tedbirler alındığı belirtildi.

Sıradan bir polis memurunun Büyükelçi Karlov'a ilişkin bilgilere tek başına ulaşmasının mümkün olmadığı, eylemin bir istihbarat örgütünden yardım alınmadan yapılamayacağı vurgulanan iddianamede, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün MİT'teki mahrem yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında tespit edilen MİT içerisindeki örgüt hücresince Karlov suikastına istihbarat sağladığı tespiti, delillerle anlatıldı.

SUİKAST FETÖ ELEBAŞINA İLETİLMİŞ

İddianamede, MİT mahrem yapılanması içerisinde yer alan Vehbi Kürşad Akalan'ın, 2016 Şubat ayı içerisinde Büyükelçi Andrey Karlov'un koruma kullanıp kullanmadığı, hangi alanda koruma kullandığına ilişkin istihbaratı talimat doğrultusunda topladıktan sonra, abisi konumundaki BTK çalışanı Yusuf kod adlı Hüseyin Kötüce'ye ilettiği belirtildi.

Hüseyin Kötüce'nin bu bilgileri, üst pozisyonundaki FETÖ'nün kapatılan eğitim kurumundan Fatih Üniversitesi'nde öğretim görevlisi Sadık kod adlı Cemal Karaata'ya, Karaata'nın da örgütün MİT yapılanmasında en üst düzeyde görev alan "MİT imamı" Vedat kod adlı Cengiz Özkan'a ilettiği tespit edildi. Bilgilerin bu silsile içerisinde örgüt elebaşı Fetullah Gülen'e ulaştırıldığı tespit edildi.

Ayrıca FETÖ'nün "MİT mahrem yapılanması"nda yer alan Hüseyin Kötüce ve Cengiz Özkan'ın "ByLock" programını kullandıkları belirlendi.

İddianamede, 24 Kasım 2015'de sınır ihlali yaptığı için Rus uçağının düşürülmesi üzerine Türkiye ve Rusya arasındaki yaşanan "kriz" sonucu FETÖ'nün ve arkasındaki istihbarat örgütlerinin Karlov'u hedefe aldığı anlatıldı.

Suikastın, "İki ülkeyi olası bir savaş durumuna getirmek" olduğu dile getirildi.

FETÖ tarafından gerçekleştirilen suikastın amacının, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin büyükelçileri dahi korunamadığı, güvensiz bir ülke olduğu yönünde olumsuz bir izlenim yaratmak" olduğu bildiridi.

SERGİ ORGANİZASYONU

FETÖ/PDY terör örgütünün, 2016 Şubat ayı içinde gerçekleştirmeyi planladığı saldırıyla ilgili gerekli istihbaratı topladıktan sonra Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlenecek "Türk Gezgini Gözüyle Rusya: Kaliningrad'dan Kamçatka'ya" sergisiyle ilgili hazırlığa başladıkları bildirilen iddianamede, şüphelilerden serginin organizatörü Mustafa Timur Özkan'ın Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliğinde ikinci katip olarak görev yapan Igor Mityakov ile temasa geçtiği bildirildi.

Mustafa Timur Özkan'ın, Igor Mityakov'a gönderdiği maile yer verilen iddianamede, Rus elçiliğinin, teklifin ileride değerlendirilmesi yönünde karar aldığı, bu kararın elçilik görevlisi tarafından serginin organizatörüne bildirildiği anlatıldı.

İddianameye göre, 2016 yaz aylarında Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecine girmesi üzerine Rus elçiliği, sergi projesini gündeme aldı. Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, söz konusu fotoğraf sergisinin 2016 yılının sonuna kadar gerçekleşmesi için Igor Mityakov'u görevlendirdi.

Görevlendirme üzerine Mustafa Timur Özkan ile bir araya gelen Igor Mityakov, sergi organizasyonu ile ilgili görüşmelere başladı. Andrey Karlov'un sergiye katılması, Igor Mityakov ve Mustafa Timur Özkan arasında yapılan görüşmelerde ele alındı.

Görüşmeler neticesinde Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliğince, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen'e bir mektup gönderilerek, Ankaralı Gezginler Grubu ile "Türk Gezgini Gözüyle Rusya: Kaliningrad'dan Kamçatka'ya" konulu fotoğraf sergisi düzenleneceği ve serginin Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi veya Çankaya Galerisinde yıl sonuna kadar uygun bir günde törenle açılması teklifinde bulunuldu.

Çankaya Belediyesi'nin teklifi olumlu karşılaması üzerine serginin 19 Aralık 2016'da saat 18.30'da açılması kararlaştırıldı.

SALDIRI HAZIRLIĞI

FETÖ, saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş'a, eylem sonrasında hedef şaşırtmak amacıyla, İstanbul'da Selefiler Grubu (El Kaide) adına faaliyet yürüttüğü iddia edilen Abdulkadir Şen ile irtibat kurması yönünde talimat da verdi.

Saldırgan Altıntaş daha sonra, cep telefonunu annesine vererek, 2015'te kullanmaya başladığı bir başka marka ve model cep telefonunu tamir ettirip olay gününe kadar kullandı. Saldırgan, üçüncü bir marka ve model cep telefonu da 15 Kasım 2016'dan sonra hatsız kullanmaya devam etti. Altıntaş'ın bu telefonla, wifi kullanarak sosyal medya hesapları üzerinden silahlı terör örgütü içerisinde öğretmeni olarak görev yapan şüpheli Şahin Söğüt ile irtibat kurduğu tespit edildi.

Altıntaş'ın saldırı için talimatları bu cep telefonu üzerinden aldığı, tamir ettirip kullandığı telefonu ise bilinçli olarak soruşturmayı uzatmak ve başka mecralara yöneltmek amacıyla olay yerine kadar götürdüğü ve burada bıraktığı belirlendi.

SİLAHINI TAMİR ETTİRDİ

Terörist Mevlüt Mert Altıntaş, herhangi bir aksaklık olmaması için olayda kullandığı Canik marka TP9 model tabancasını 15 Kasım 2016 tarihinde "İğne bazen kurulmuyor, tabanca boyanacak, atış testi yapılacak" şikayetiyle üretici firmanın Ankara'daki servisine teslim etti.

Saldırgan olayda kullanacağı mermiler için 23 Kasım 2016'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne, polis memurlarına verilen fişek istihkakını almak amacıyla dilekçe yazarak başvuruda bulundu ve 2016 yılına ait mermi istihkakını talep etti.

Olay yerine şüphe çekmeden ''koruma'' adı altında girebilmek amacıyla polis rozetine ihtiyaç duyan Altıntaş, İstanbul'da bir iş yerinden Emniyet Genel Müdürlüğü yaka rozeti siparişi verdi. Altıntaş, ürünün eline geçmemesi üzerine iş yeriyle 15 Aralık 2016'da WhatsApp üzerinden irtibata geçti. İş yeri yetkilisine "Ben bugün elimde olur sanıyordum umarım araya hafta sonu girmeden ulaşır." mesajı atan Altıntaş, kargo ile gönderilen rozeti 16 Aralık'ta teslim aldı.

Olay yerine koruma olarak girebilmek için takım elbiseye ihtiyaç duyan Altıntaş, polis memuru arkadaşlarından takım elbise markaları ve fiyatları hakkında bilgi aldı. Ev arkadaşı Serkan Özkan'dan takım elbise isteyen Altıntaş, daha sonra Ankara'daki bir AVM'den 14 Aralık'ta takım elbise, gömlek ve kravat satın aldı.

Altındaş, silahını seri bir şekilde çekmek amacıyla koltuk altı kılıfı da temin etti.

OTEL REZERVASYONU

Altıntaş, saldırıyı gerçekleştireceği Çağdaş Sanatlar Merkezi civarındaki otellerden oda tutmak amacıyla 9 Aralık'tan itibaren ev arkadaşı Serkan Özkan'la ortak kullandığı bilgisayar üzerinden araştırma yaptı. İki otel üzerine yoğunlaşan Altıntaş, 14 ve 16 Aralık 2016'da Best Otel ile ilgili araştırma yaptı.

Terörist Mevlüt Mert Altıntaş, 14 Aralık 2016 günü saat 21.54 ve 22.16'da aradığı otelden 16 Aralık 2016 giriş, 17 Aralık 2016 çıkış olacak şekilde rezervasyon yaptı.

Saldırgan, 15 Aralık'ta Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde birinci keşfini yaptıktan sonra saat 23.21'de Best Otel'i tekrar arayıp daha önce yaptırdığı rezervasyonu 19 Aralık 2016 giriş, 20 Aralık 2016 çıkış olarak değiştirdi.

Altıntaş, 19 Aralık 2016 saat 12.15'te ticari taksiyle otele geldi ve bir gecelik ücreti kredi kartıyla ödeyerek 204 numaralı odaya yerleşti. Takım elbisesini kuru temizleme için otel görevlisine veren Altıntaş, saat 17.00'de otelden ayrılacağını belirterek bu saate kadar kuru temizleme işleminin bitmesini istedi. Elbise saat 16.10'da saldırgana teslim edildi.

SALDIRININ GERÇEKLEŞTİĞİ YERDE KEŞİF

Saldırgan 15 Aralık 2016'da saldırının gerçekleştirildiği Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi civarına keşif amacıyla geldi. Çankaya Belediyesi tarafından hazırlanan Çankaya Kültür Sanat Rehberinin 2016 Yılı Aralık Ayına ait kitapçığında 15 Aralık 2016 tarihinde Ümitköy Lions Kulübü tarafından düzenlenecek Mihriban Aviral Latin Caz Rüzgarı Konserine ilişkin etkinliği gören Mevlüt Mert Altıntaş, etkinlik için irtibat numarası olarak belirtilen Ümitköy Lions Kulübü Başkanı T. N.'yi telefonla arayarak etkinlikle ilgili bilgi aldı ve bilet sordu.

Akşam saatlerinde Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne gelen terörist, etkinlikle ilgili bilet ve broşür aldıktan sonra konsere katılmak amacıyla salona girdi ve salon çıkışında Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde keşif yaptı.

Altıntaş, 19 Aralık'ta düzenlenecek, Karlov'un da katılacağı resim sergisi açılışının yapılacağı Fikret Mualla Salonuna çıkan merdivenin kırmızı şeritle kapalı olması nedeniyle eylem yerinde keşif gerçekleştiremeyerek Çağdaş Sanatlar Merkezi'nden ayrıldı.

Terörist Mevlüt Mert Altıntaş, 16 Aralık 2016'da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne ikinci kez keşif amacıyla geldi ve eylem öncesinde son keşfini yaptıktan sonra saat 19.20'de buradan ayrıldı.

Altıntaş, hedef şaşırtmak amacıyla 18 Aralık 2016'da WhatsApp üzerinden "Elimde çok sayıda kitap var. Tayinim çıktı. Yanımda götürme imkanım olmadığı için faydalanmak isteyen kardeş varsa Ankara içinde getirebilirim.'' mesajı atıp irtibata geçtiği İbrahim Bilal Oduncu'nun iş yerine gitti ve kitapları teslim etti.

Altıntaş'ın saldırıdan bir gün önce kitaplarını dağıtması, iddianamede, saldırıdan sağ kurtulamayacağını bildiği, saldırı planının bu yönde kurulduğu şeklinde de değerlendirildi.

Saldırının gerçekleştirildiği 19 Aralık'ta Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü Nöbetçi Büro Amirliğinde 07.00 - 19.00 saatleri arasında nöbetçi olarak görevlendirilen Altıntaş, nöbete gitmemek için doktor raporu alabilmek amacıyla internet üzerinden "ishal", "ishal belirtileri", "Onkoloji Hastanesi", "ishale rapor", "Aile Sağlığı Merkezi" ve "Sanatoryum Tıp Merkezi" şeklinde aramalar yaptı.

Altıntaş, Yenimahalle'deki Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesine giderek saat 08.29 sıralarında Acil Servise başvurdu ve 1 gün istirahat raporu aldı. Saldırgan, 19 Aralık 2016 günü saat 10.00'da doktor raporunu Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne teslim ettikten sonra Yenimahalle'deki bir iş yerinden 2 şarjör ile 1 şarjör kılıfı satın aldı.

OLAY GÜNÜ

Şarjör ve şarjör kılıfı aldıktan sonra bir tatlıcıya uğrayan Altıntaş, ardından Keçiören Kalaba Mahallesi Granit Sokak'taki eve döndü. Altıntaş, saat 11.58'de elinde takım elbise kılıfı ve valiziyle evden ayrılıp, ticari taksiyle saat 12.15'te önceden rezervasyon yaptığı otele girdi.

Saat 18.30'da otelden çıkarak Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne doğru yürüyen Altıntaş, saat 18.31'de Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne ulaştı. Girişteki x-ray cihazını kullanmayan Altıntaş, cüzdanındaki polis kimlik kartını güvenlik görevlisine göstererek binaya girdi ve üst kattaki sergi salonuna çıktı.

Bir süre sergi alanında dolaşan Altıntaş, saat 18.44 sularında binaya gelen Büyükelçi Karlov'u arkasından takip etmeye başladı ve saat 18.46'da Karlov'un konuşma yapacağı kürsünün sol tarafına doğru geçti.

Saat 19.04'te konuşma yapan Büyükelçinin sağ arka çaprazına geçen Altıntaş saat 19.05'te büyükelçiye 9 el ateş ederek eylemini gerçekleştirdi. Saldırgan, saat 19.08'de yerde yatan Karlov'a silahını doğrultarak bir el daha ateş etti.

Saat 19.25 sıralarında olay yerine intikal eden kolluk görevlileriyle terörist Mevlüt Mert Altıntaş arasında çatışma başladı. Saat 19.34 sularında bacağından yaralanan Altıntaş, sırt üstü yere düştü fakat ateş etmeye devam etti. Çatışma saat 19.40'a kadar devam etti. Altıntaş, bu saatte etkisiz hale getirildi.