CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlığında toplandı.

Koç, toplantı devam ederken, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'de uzun yıllardır dokunulmazlıklar konusunun tartışıldığını belirten Koç, Başbakan Erdoğan'ın 2002 seçimlerinden önce dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile bir televizyon programında karşı karşıya geldiklerini ve burada ''Evet, dokunulmazlıklar sadece kürsü dokunulmazlıkları ile sınırlı kalmalı'' dediğini anımsattı.

Koç, ''Daha sonraki dönemde biz 'kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı kalsın' dedikçe, Sayın Başbakan dokunulmazlıklara dokundurtmama kararı ve politikası yürüttü. Çakma milliyetçilik yapan Sayın Başbakan kamuoyunu tatmin etme bakımından milliyetçi oyların peşine düşünce birden bire BDP'lilere savaş açtı'' dedi.

Koç, dokunulmazlıklar konusunda AK Parti içinde ciddi tartışmaların olduğunun bilindiğini, CHP'ye yönelik de ''Tandoğan'da grup toplantısı yapılır mı?'' yönündeki eleştiriler olduğunu hatırlatarak, ''(Grup toplantıları içtüzüğe göre bir tek TBMM'de yapılır) diye yeri göğü inletenler kendi grup toplantılarını TBMM dışında yapmak zorunda kaldılar. O tartışmalar kapalı duvarların arkasında kalsın gayreti gösterildi'' diye konuştu.

Dağdan inen, eli silahlı terör örgütü üyeleri ile sarmaş dolaş fotoğraf çektirmenin asla kabul edilemez olduğunu vurgulayan Koç, ''Bu manzaraları masum göstermek kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Peki,bu manzaralar nerede gerçekleşti Başka bir ülkede mi, başka bir gezegende mi gerçekleşti Bu manzaralar 10 yıldır bu ülkeyi yöneten Sayın Başbakan'ın yönettiği ülkede gerçekleşti. Bu ülkenin güvenliği için gencecik yaşında şehit olanlara 'kelle' diyen Başbakanların hiç mi suçu yok, hiç mi sorumluluğu yok '' ifadelerini kullandı.

'YÜREĞİN YETİYORSA...'
''Terörü ve teröristi sahiplenme suçunun yanın da ahlaksızlık, rüşvet alma, ihaleye fesat karıştırma, zimmetine para geçirme, kalpazanlık suç unsuru değil mi?'' sorusunu soran Koç, şunları kaydetti:

''Sayın Başbakan, bir ara ip aldın elinde 10-15 gün dolaştın, oyalandın, iple oynadın. Şimdi sıra dokunulmazlık şarkısına geldi. Yönetemediğin, güvenliğini sağlayamadığın ülkede teröristle kucaklaşanın dokunulmazlığını iç piyasaya süreceksin, perde arkasında terör örgütü ile bizzat sen ve muteber adamların kucaklaşacaklar, millet de bu gayretkeşliği yutacak. Sayın Başbakan çağrımız açık; yüreğin yetiyorsa, eğer karnın ağrımıyorsa gel tüm dokunulmazlıkları kaldıralım. Dokunulmazlığı sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandıralım. CHP'nin başından beri söylediği çizgi budur.''

Başbakan hakkında da bir fezleke olduğunu belirten Koç, ''O zaman kalpazanlıkla suçlandığın davada sen de yargılanabil, aklanabilirsen aklan'' görüşünü dile getirdi.