Katliam komisyonunda yüksek tansiyon

Mardin'deki saldırıyı araştırmak için TBMM İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyonda sert tartışmalar yaşandı, komisyona alınmayan DTP'li Akın Birdal toplantıyı terk etti.

Haberler 07.05.2009 - 17:45

Mardin'in Mazıdağı İlçesine bağlı Bilge Köyü'nde yaşanan katliamın yankıları sürüyor. AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Üskül başkanlığında toplanan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Bilge Köyü'nde 44 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı olayını gündeme getirdi.

Tartışmaların ardından, bölgeye gitmek üzere 5 kişilik bir alt komisyon oluşturulmasına karar verildi. Alt komisyon, haftaya incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gidecek.

Alt komisyon oluşturulması sırasında tartışma yaşandı.

Komisyon Başkanı Zafer Üskül, komisyonda kendisinin, Komisyon Başkanvekili ve MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın yer aldığını belirtti.

Üskül, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın 'Ağırbaş, komisyonda benim yer almam için, kendi hakkından feragat etmesine rağmen alt komisyonda yer alamadım' iddiasının sorulması üzerine, alt komisyonda yer almak üzere 9 milletvekilinin ismini bildirdiğini söyledi.

TERÖR ESTİRECEK BİR TUTUMLA...
Zafer Üskül, komisyonun oluşturulması sırasında yaşanan tartışmayı şöyle anlattı:

"Sayın Ağırbaş, 9 üye aday olunca, kendisinin çekildiğini belirtti. Daha sonra Sayın Birdal da kendisinin adaylıktan çekildiğini ifade etti. Yine de sayı 5'in üzerindeydi ve oylama yapmak gerekiyordu. Sayın Birdal, toplantının düzenini de bozacak bir biçimde, sesini aşırı yükselterek, beni suçladı. Kendisinin bölge milletvekili olduğunu, mutlaka bu alt komisyonda yer alması gerektiğini ve başkan olarak benim bunu engellemeye çalıştığımı, başka bazı yakışıksız sözlerle birlikte ifade etti. Oysa başkan olarak benim yaptığım sadece, 5'ten fazla aday varsa ve uzlaşma yoksa oylama yapmaktı.

Kendisi, bütün bu tartışmalar boyunca söz almadan, mikrofonu da kapalıyken, o sırada söz alan herkesin sözünü keserek müdahalede bulundu. Kendisinin alt komisyonda yer almamasının, demokrasiye aykırı olduğunu ifade etti. Sanki diğer üyeler, böyle bir inceleme komisyonunda görev yapamazlarmış gibi bir anlayışla mutlak surette kendisinin orada yer alması gerektiğini söyledi.

Komisyon çalışmalarımız, bu tür neredeyse, terör estirecek bir tutumla konuşmalara müdahale edilebilecek bazı dayatmaların ortaya konulabileceği bir komisyon değil. Bütün üyeler kendisini sükunetle dinlerken, tartışmaları aksatacak tarzda tutum içinde oldu. Sonuçta bazıları adaylıktan çekildi, bazıları aday gösterildi ve en sonda 6 üye kaldı. İsimler tek tek oylandı ve o 5 kişi seçildi. Alt komisyon üyeleri, komisyon başkanı tarafından değil, komisyon tarafından belirlendi."

BİRDAL'IN SÖZLERİNİ SÖYLEYEMEM
Birdal'ın, kendisine yönelik yakışıksız sözlerinin ne olduğunun sorulması üzerine Üskül, bunları söyleyemeyeceğini ifade etti.

Zafer Üskül, "Akın Birdal, ne zaman böyle bir komisyon kurulsa, kendisinin otomatik olarak o alt komisyonda olması gerektiğini düşünüyor. Komisyon bunu kabul etmediğinde inanılmaz tepki gösteriyor. Bunu neye dayanarak yaptığını anlayabilmiş değilim" dedi.
        
BİRDAL: ÜSKÜL GİZLEMEYE ÇALIŞIYOR
DTP'li Akın Birdal, alt komisyona alınmadığı için komisyonu terk ettiğini söyledi.

Alt komisyon üyeliği için müracaat eden 9 milletvekilinden DSP'li Ağırbaş'ın, üyelik hakkından feragat ederek Diyarbakır Milletvekili olarak kendisinin bu komisyonda yer alması gerektiğini söylemesine ve komisyonun bazı üyelerinin de kendisinin alt komisyon üyesi olmasını desteklemesine rağmen, Zafer Üskül'ün oylama yapılmasını önermesini protesto ederek, komisyondan ayrıldığını bildirdi.

Birdal, "Mardin Mazıdağı'ndaki katliamı sadece töre, namus, rant kavgası diye hafifletmeye kalkışmak, devletin bu konudaki sorumluluğunu örtbas etmek içindir. Bölgedeki törelerde saldırı, 'kanım yerde kalmasın' diyerek aleni yapılır. Törelerinde, geleneklerinde, namaza durmuş insanların katledilişinin örneği yoktu. Yine törelerde kadınların ve çocukların öldürülmesi, hele bir kavgada kadın araya girmişse kavga durdurulur. 3 hamile kadının, 6 çocuğun öldürülmesini töreye bağlayamayız" diye konuştu.

Komisyonun bazı raporlarında muhalefet şerhinin bulunduğunu, bu raporlarda birtakım ihlallerin ve gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığını söyleyen Birdal, şöyle devam etti:

"Zafer Üskül ısrarla ve inatla sistemden kaynaklanan ihmalleri, gizlemek gibi bir rol üstlenmiş. Bu insan hakları etiği ile insan hakları anlayışıyla hele bir hukuk insanının anlayışıyla bağdaşır durum değil. Gerçekten bir sorun, bu sorunun giderilmesi muradımız varsa, bölgenin dokusunu bilen biri olarak komisyonda olmama neden karşı çıkıyor?

Sayın Başkan, provoke ediyor. CHP'lilerin de sert tepkisi oldu. Derhal despotik şekilde oylamaya gidelim deniliyor. Ben insan hakları savunucusuyum. Sorunu çözmede, sadece 'gittik, gördük' demekle yetinilecekse, bence dostlar alışverişte görsün... Bu kan akmaya devam edecektir."




DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Mardin'deki saldırı olayını araştırmak üzere Meclis'te oluşturulan alt komisyonda guruplarının yer almamasını ''bir şeylerin saklandığının işareti'' olarak algılayacaklarını söyledi.

Türk, beraberinde DTP'li milletvekilleri ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Mardin'in Mazıdağı İlçesi'ne bağlı Bilge Köyü'nde yaşanan saldırı olayını araştırmak üzere TBMM İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyona, komisyonda partilerini temsil eden Akın Birdal'ın alınmadığını bildirdi.

Araştırma yapılmasına yönelik öneriyi Birdal'ın götürdüğünü ancak buna rağmen komisyonda kendisine yer verilmediğini ifade eden Türk, partilerinin komisyon dışında tutulması için ciddi bir oyun oynandığını iddia etti.

İnsan Hakları Komisyonunun bu şekilde davranmasının düşündürücü olduğunu belirten Türk, ''Komisyon Başkanı, son anda 'ben de adayım' diyor. Akın Birdal komisyonun dışında tutuluyor. Toplantıda MHP'den kimse yok. Komisyon Başkanı telefonla arıyor, 'gelin yer alın' diyor. Ama oradaki arkadaşımızı dışlamaya çalışıyor. Bu demokrasi değil'' dedi.

Söz konusu komisyonda gruplarının yer almamasını, ''bir şeylerin saklandığının işareti'' olarak algılayacaklarını ifade eden Türk, suskun kalmayacaklarını, tepki göstereceklerini söyledi.

Komisyonda partilerinin olmaması halinde hazırlanacak raporu, şaibeli ve tartışmaya açık bulacaklarını bildiren Türk, ''Meclis Başkanı'nın bu duruma mutlaka müdahale etmesi gerekiyor. Komisyonlardan bu şekilde dışlanırsak, Meclis Başkanı'na bu konuyu götüreceğiz. Önlem almadığı takdirde, kendi yöntemlerimizle bu haksızlığı haykıracağız, dile getireceğiz'' ifadesini kullandı.

Sayfa Yükleniyor...