İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu, çok sayıda kayıp ve faili meçhul kişi hakkında açılan soruşturmalara zamanaşımını gerekçe göstererek takipsizlik verdi.

Bu kişiler içinde bulunan Hayrettin Eren’in annesi Elmas Eren’in yaşadığı adrese gönderilen tebligatta, “765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/1-3 maddesinde belirlenen 10 ve 20 yıllık davaların zamanaşımına tabi olduğu” belirtildi.

ŞAŞIRTAN TEBLİGAT

Ancak, tebligatın müşteki Faruk Eren yerine kayıp olan Hayrettin Eren adına gelmesi aileyi şaşkına çevirdi.

İLKBAL EREN: İNSANLIK SUÇUNDA ZAMANAŞIMI OLMAZ

Hayrettin Eren’in kız kardeşi İkbal Eren, bu durumun içlerini acıttığını söyledi.
Ağabeyinin kayıp olarak belirtildiğini vurgulayan Eren, “Zaten, bizim de başvuru sebebimiz buydu. Ama tebligat Hayrettin Eren adına geliyor. Tebligat, Hayrettin Eren kayıp olduğu için teslim edilmeden gidiliyor. Bizim bunu almamız için de 3 günlük zaman geçiyor. Böyle bir gariplik var”dedi.

Zamanaşımı kararına tepki gösteren Eren, “İnsanlık suçlarında zamanaşımı olmaz. Bu ülkede Hayrettin Eren gibi yaklaşık bin 200 kayıp var” ifadelerini kullandı.

SAVCININ SÖZLERİ

Ellerinde babasının 1986 yılında babasının konuyla verdiği dilekçe olduğunu belirten İkbal Eren, “Cumhuriyet Savcısı Enver Özdemir o dönem bizim dilekçemizi aldı, tanıklarımızın ifadelerini de istedi. Enver Özdemir bize ‘Ben bu davayı açarsam koltuğumdan olurum, siz de çocuklarınızdan olursunuz’ dedi. Ve bizim davamızı açmadı” şeklinde konuştu.

“ÇİFTE STANDART VAR”

13 Eylül davasının açıldığı dönemde dilekçe verdiklerini anlatan Eren, şöyle devam etti: “Gelen tebligatta diyor ki; ‘10 ile 20 yıllık dava zaman aşımına tabi tutulmuş’. Bizim anladığımız ‘20 yıl öncesine kadar bir şey yapmadığınız için bu dava düşmüştür, kovuşturmaya yer yoktur’ diyor. Öyleyse bu 12 Eylülcüler nasıl yargılandı? Onların davası da 2012 de açıldı. Onlar niye zamanaşımına uğramadı? Burada bir çifte standart var. Erdoğan’ın isteği ile mi bu oldu? Erdoğan izin verdiği için onlar yargılandılar. Artık olayı öyle görüyorum. Onları yargılıyorsan, Mehmet Ağar’ı da yargılamalısın. Diğerlerini de yargılamalısın. Yargılanacak o kadar çok insan var ki! Failler ortalıkta dolaşıyor. Yolda yürürken kolumuz bir birine çarpıyor.”

ANNE ELMAS EREN: HİÇBİR GELİŞME OLMADI

35 yıldır oğlunun akıbetini öğrenmek için mücadele veren Elmas Eren de artık ümidini kaybettiğini söyledi.

Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüklerinde durumu kendine ilettiğini anlatan Elmas Eren, “Şu anki hükümet döneminde de hiçbir gelişme olmadı. Başbakan’ın yanına gittik, bizi karşıladı, ‘Biz bakacağız, ifadesini alacağız’ dedi. Ama hiçbir gelişme olmadı” diye konuştu.

“KİMDEN ÜMİT BEKLEYEYİM?”

Her seçim döneminde Hayrettin Eren’e kağıt geldiğini anlatan anne Elmas Eren, “12 Eylül devası açıldı ancak benim için hiç ümit olmadı bu dava. Kimden ümit bekleyim, kimden imdat bekleyim? Seçim olur seçim kartı gelir Hayrettin Eren adına. Askerlik olur Hayrettin Eren’e kağıt gelir. Her seçimde kağıt gelir Hayrettin Eren’e” diye yakındı.

EREN AİLESİ PEŞİNİ BIRAKMAYACAK

Takipsizlik kararına itiraz ettiklerini belirten Eren ailesi, yaşananların arkasını asla bırakmayacaklarını da vurguladı.