'KCK sanıkları aday olabilir'

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, KCK/TM davası sanıklarının Haziran'daki genel seçimlerde adaylığı konusunda ilkesel olarak hiçbir tereddütlerinin olmadığını açıkladı.

06.02.2011 - 15:11

'KCK sanıkları aday olabilir'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum'un, Ergenekon sanıkları Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ın 12 Haziran'daki seçimlerde milletvekili adayı gösterilebileceği yönündeki çıkışının ardından, BDP'den de yeni bir hamle sinyali verildi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, terör örgütü PKK’nın gizli şehir yapılanması KCK/TM davası sanıklarının, Haziran ayında yapılacak genel seçimlerinde aday olma hakları olduğunu hatırlatarak, “Adaylık bizim partimizde çok önemli bir konu değil. Cezaevindeki arkadaşlarımızın adaylığı konusunda da ilkesel olarak asla ve asla hiçbir tereddüdümüz olamaz. Şu anda içeride bulunan arkadaşlarımızın durumu neyse benim durumum da aynıdır. O arkadaşlarımızın da sonuna kadar bu ülkenin her bir ferdi gibi, bu halkın her bir ferdi gibi aday olma hakları da vardır. Böyle bir haklarını kullanırlarsa biz buna saygı da gösteririz" dedi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, Milletvekilleri Hasip Kaplan ve Sevahir Bayındır ile birlikte, Şırnak’ta esnaflarla akşam yemeğinde bir araya geldi. Yemek sırasında KCK/TM ana davası tutuklularının aday gösterilip gösterilmeyeceği yönündeki bir soruyu cevaplayan Kışanak, patilerinde henüz adaylık süreciyle ilgili bir tartışmanın başlamadığını söyledi.

‘ADAY OLURLARSA SAYGI DUYARIZ’
Haziran ayındaki seçimleri, ‘örgütlü mücadele süreci’ olarak gördüklerini belirten Kışanak, “Bir seferberlik halinde örgütlülüğümüzü arttırmak için çalışıyoruz. Adaylık bizim partimizde çok önemli bir konu değil. Onun için bizde adaylık süreçleri diğer partilerdeki gibi işlemiyor. Şu anda harıl harıl, her ilde, her ilçede her belde de, seçim çalışması yürütüyoruz. Ama bu adaylık çalışması değil. Örgütlenme çalışması yürütüyoruz. Cezaevindeki arkadaşlarımızın adaylığı konusunda da ilkesel olarak asla ve asla hiçbir tereddüdümüz olamaz. Şuanda içeride bulunan arkadaşlarımızın durumu neyse benim durumumda aynıdır. Hiçbir farkımız yoktur. Biz bu operasyon yapıldığı günden şimdiye kadar aynı tutumu söyledik, aynı tutumu takındık ve o arkadaşlarımızın da sonuna kadar bu ülkenin her bir ferdi gibi, bu halkın her bir ferdi gibi aday olma hakları da vardır. Böyle bir haklarını kullanırlarsa biz buna saygı da gösteririzö diye konuştu.

‘TORBA YASA’ TASARISINA TEPKİ
Torba yasa tasarısı ve sendikaların tepkilerini de değerlendiren Kışanak, “Özellikle çocuk işçiliğini, çocuk emeğini sömüren yasalar, asgari ücreti daha aşağı çeken, 18 yaş altındaki bütün asgari ücretlilerin ücretlerinde düşüş olmasına neden olan bir yasadır. Bu kadar açık hak ihlalleriyle dolu bir torbaya karşı demokratik muhalefet güçlü bir şekilde mücadele etmektedir. Ama ne yazık ki mısır için ‘halkın sesini dinleyin’ diyen Başbakan bu yasaya muhalefet eden emekçilerin üzerine polisi, askeri sürmüştür. Gazlarla ve coplarla bunlar durdurulmak istenmiş ve mücadeleleri engellenmek istenmiştir. Bir her zaman bu yasaya karşı en güçlü muhalefetimizi yürüteceğizö dedi.

Hükümetin ‘Demokratik Açılım’ projesinin hatırlatılması üzerine Kışanak, hükümetin pratikte demokratikleşme yönünde hiçbir adım atmadığını savundu. AKP hükümeti döneminde demokratikleşme adına hiçbir adımın atılmadığını ileri süren Kışanak, “Hükümetin son iki, yıldır açılımın adından bahseden ama pratikte demokratikleşme yönünde hiçbir adım atmayan bir tutumu var. Neyin açılımı? Baskıların açımlımı mı, göz altıların tutuklanmaların açılımı mı? İki yıldır çözüm sürecinden bas ediliyor ama biz politikacılar, olarak sizde gazeteciler olarak, Sendikalar insan hakları kuruluşları sokağa çıkan halk politik tutumu olan bir söz söyleyen bir basın açıklaması yapan herkes ceza tehdidi altında. Herkese karşı baskı ve tutuklama furyası var. 8 yıldır bir ülkede tek başına iktidar olmak kısa bir süre değildir. Bundan daha uzunu zaten otoriter bir sistemdirö şeklinde konuştu.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...