CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim çalışmaları kapsamında geldiği Ordu'nun Ünye ilçesinde vatandaşlara hitap etti.

Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

Düşünün halkın gerçekleri öğrenmemesi için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Bunların bir kanalı var A Haber. Onlara dedim ki ben de sizin televizyonunuza çıkayım, kabul edin, istediğiniz gazeteciyi getirin, istedikleri soruyu sorsunlar hepsine ben cevap vereceğim. Korkuyorlar, çıkarmıyorlar. TRT, sizin vergilerinizle yayın yapıyor. Yasasında tarafsız olduğu söyleniyor. 2,5 saat çıkarıyorlar bir siyasi lideri, bize 2,5 dakika vermiyorlar. Neden, vatandaş doğruları öğrenmesin diye.

Her vatandaşımın siyasi görüşüne saygı duyuyorum ama Türkiye'nin bu şartlarda büyümesi, bu şartlarda gelişmesi, bu şartlarda huzur içerisinde bir ülke olması mümkün değil. Neredeyse vatandaşlar birbirleriyle kavgalı hale geldiler. Yazık günah değil mi bu memleket?

Hiç size söylüyorlar mı biz işsizliği şöyle çözeceğiz diye. Çiftçi hayatından memnun değil. Ürettiği ürünün karşılığını alamıyor. Esnafın durumu iyi değil, borç batağında. Kredi kartları borçları, tüketici kredi borçları, faizlerinin en az yüzde 80'nini sileceğim. Şimdi çıkarmışlar bir bankacı. Nasıl sileceksin diyorlar. Senin köylüyü nasıl perişan ettiğini biz çok iyi biliyoruz. Yeri zamanı gelir onun hesabını senden sorarız. Ben köylünün hakkını korurum. Çiftçinin hakkını korurum. Esnafın hakkını korurum. Her vatandaşımın hakkını korurum ama soyguncuların hakkını korumam.

Asgari ücreti net bin 500 lira yapacağız, 800 bin taşeron işçisine kadro vereceğiz dedik. Atama olmayan öğretmen kavramı olmayacak. Nerede bir çocuğumuz varsa orada öğretmen olacak dedik. Taşımalı sistemi kaldıracağız. Sevgili anneler size bir sözüm daha var. Çocuklarınız tam gün okula gidecek. Sabah gidecek akşam eve gelecek. Beslenme çantası da olmayacak. Öğle yemeğini öğretmenleriyle birlikte okulda yiyecek.

Ne yaptılar 13 yılda? İşsizliği mi çözdüler? Dünyanın en pahalı mazotunu bizim çiftçiye satıyorlar. Bizim seçim bildirgemiz için önce diyorlardı ki parayı nereden bulacaksın. Bunlar 1 Kasım bildirgesini bizimkinin aynısı kopyaladılar. Sözde tarafsız olan Cumhurbaşkanı dün bir işçi sendikasının genel kuruluna katılmış, asgari ücret yılbaşında bin 300 lira olacak demiş. Bin 300 lira değil, bin 500 lira olacak ve net olacak. Bunlar düne kadar asgari ücretin miktarını da bilmiyordu. Oysa ben kuruşu kuruşuna biliyordum. 949 lira alıyorlardı. 5 kişilik bir aile o parayla her öğün bir simit ve çay içseler onu bile karşılamıyor. Biz bin 500 lira yapacağız ama bunları yapmamız için sizinde bize yetki vermeniz lazım.

Fındık için de bir yasa çıkaracağız. Fındık borsasını Karadeniz'e kuracağız. Burada dünya fındık borsası olacak.

Ben 13 yıl falan da istemiyorum. Ben sizden adam gibi 4 yıl yetki istiyorum. Bunları 4 yılda düzelteceğim.

Benim bir özelliğim var. Ben kul hakkı yemem. Ben her kuruşun hesabını veririm. Benim özelliğim bu. Devleti adam gibi yöneteceğiz. Her kuruşun hesabını vereceğiz. Bizim önceliğimiz bu ülkede terörü bitirmekse Allah'ın izniyle işsizliği de bitireceğiz.

Türkiye'nin birlikte yaşamaya ihtiyacı var. Çok ayrıştırdılar bizi. Eğer biri gelip size etnik kimlik üzerinden siyaset yapıyorsa buna sakın güvenmeyin. Biz bu ülkenin huzuru ve barışı için çalışacağız. Hiçbir zaman kimlik siyaseti yapmadım. Hiç bir zaman din siyaseti yapmadım. Hiç bir zaman yaşam tarzı siyaseti yapmadım. Hep şuna inandım ve inanmaya da devam edeceğiz. İnsan Allah'ın yarattığı en değerli varlıktır ve benim başımın üzerinde yeri vardır.”

Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra Ünye ilçesindeki esnafı ziyaret etti, sorunlarını dinledi.

İlçedeki tekstil fabrikasında da incelemelerde bulunan Kılıçdaroğlu, buradaki vatandaşlarla bir süre sohbet etti.