12. Gayrimenkul Zirvesi'nde 'Yaşamda Dün, Bugün, Yarın: Kentsel Dönüşüm' başlığı altında düzenlenen oturumda; Kentsel Strateji Kurucu Ortağı ve Şehir Plancısı Faruk Göksu, GYODER Başkan Yardımcısı Özlem Gökçe, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, Tabanlıoğlu Mimarlık Ortağı Melkan Gürsel Tabanlıoğlu ve Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ kentsel dönüşümü farklı açılardan ele aldılar.

Kentsel Strateji Kurucu Ortağı ve Şehir Plancısı Faruk Göksu, oturumda, kentsel dönüşümün klasik imar planı ile yapılamayacağını Türkiye'nin yeni ulusal strateji planına ihtiyacı olduğunu açıkladı:

"Kentsel dönüşüm, mekansal bir dönüşüm değildir ve devlet desteği gerekir. Yeni bir dönüşüm gerçekleşecekse, toplumsal ve ekonomik bileşenleri dikkate almak gerekir. Kentlerde boş alan kalmadığına göre; dönüşümü yapı yoğun, riskli ve yaşayan yerlerde yapacağız. O zaman uzlaşma gerekir. Riskli alanlarda yapılacak kentsel dönüşüm için kamu, yerel yönetimler, STK'lar ve dönüşüm alanlarında yaşayanlarla uzlaşmak gerekiyor.

DEĞER, RİSK, YOKSULLUK, YOĞUNLUK VE SİLÜET HARİTASI
Bu çerçevede, yeni bir dönüşüm senaryosuna ve yeni planlamaya ihtiyaç var. Klasik imar planı anlayışı ile dönüşüm yapamayız. Türkiye'nin yeni ulusal strateji planına ihtiyacı var. Mimarlar, şehir planlamacılar, üniversiteler, yerel yönetimler, özel sektör birlikte planlamayı ele almalı. Bu çerçevede bu planın üç aşaması olması gerekiyor. Kentsel vizyon, mahalleler ele alınmalı ve parsel yerine ada/proje bazında yapılaşma örnekleri yapılmalı. Ancak öncelikle, İstanbul'un değer haritası, risk haritası, yoksulluk haritası, yoğunluk ve silüet haritası çıkarılmalı. Hepsi üst üste konularak, birarada değerlendirilmeli ve yeni kent modeli ortaya konulmalı."

DOĞRU YAPILANMA İÇİN MULTİDİSİPLİNER ÇALIŞMA
GYODER Başkan Yardımcısı Özlem Gökçe de doğru yapılanma için multidisipliner çalışılması gerektiğine şu sözlerle dikkat çekti:

"Konutları yeni işlevle yaşamın içine çekmek önemli. Dünyada kentsel dönüşüm çöküntü, eski sanayi bölgelerindeki binaları kapsarken biz de daha kapsamlı. Sosyal alanlar, altyapı, ticari alanları düşününce; Türkiye'nin yeniden yapılması diyebiliriz.

Çevre cezalarından elde edilecek gelirin %50'si, İller Bankası karının %49'u, 2B'lerden elde edilecek gelirin %90'ının dönüşüme aktarılacağı belirtiliyor. Konunun kültürel, sosyal ve ekonomik boyutu gözardı edilmemeli. Yasanın altını destekleyecek 1/100 bin'lik imar planı, bölgesel master planlar ve koruma devreye girmeli, STK'lar ve özel sektörün desteği de alınmalı, doğru yapılanma için multidisipliner çalışılmalı."

Tabanlıoğlu Mimarlık Yönetici Ortağı Melkan Gürsel Tabanlıoğlu ise "Dönüşümü uzun vadede ve şehre zenginlik katacak şekilde düşünmek gerekiyor. Süreçler doğru yönetilmeli, sosyologlar ve ekonomistlerle birlikte çalışılmalı" dedi.

DÖNÜŞÜM YAPMAYAN BAŞKANA HALK OY VERMEYECEK
İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar da "Van Depremi'nin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'Kentsel Dönüşüm yapılacak' dedi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kuruldu, Kanun da çıkıyor. Vatandaş, çeşitli alternatifler sunarak ikna edilmeli. Bu süreçte; ilçe belediyeler, kentsel dönüşüm yapmak zorunda. Dönüşümü yapmayan başkanlara halk oy vermeyecek" dedi.

Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ ise "İnşaat sektörü, reel siyasetin lokomotifi. Ekonomik olarak verimlilik yaratacağını görüyorum" şeklinde konuştu.