CHP TBMM Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ''Dünyanın hiçbir ülkesinde bir başbakan, beğenmediği eleştiriler karşısında 'namussuz' ve 'alçak' sözcüğünü kullanamaz'' dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Foça İlçe Başkanlığı tarafından Reha Midilli Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Siyasette Ahlak'' konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Siyaset kurumunu yalandan ayırmanın halkla birlikte yapılabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, siyasetçiye güvenilirliğin sağlanmasının yalnızca Türkiye'nin değil, insanlığın temel sorunlarından biri olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, ''Siyasetin temel normlarından birisi, siyasetçinin eleştiriye açık olmasıdır. Yüzüne pasta atılan, yumurta atılan politikacıdır. Karikatürleri en acımasız çizilen politikacıdır. Politikacılar, sertliğin karşısında yumuşaklığını korur. Demokrasinin olmazsa olmazlarından biri budur.

Dün Sayın Başbakan, Kürt açılımıyla ilgili televizyonlara açıklama yapıyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir başbakan beğenmediği eleştiriler karşısında 'namussuz' ve 'alçak' sözcüğünü kullanamaz. Kullandığı andan itibaren RTÜK'e görev düşüyor. Sayın Başbakan çıktığı zaman oraya 18 yaş üstü logosu koyması lazım. Bir başbakanın her şeyden önce haddini bilmesi lazım. Tabii ki eleştirilere katlanacaksınız. Siz iktidarsınız, başbakanın belden aşağı yanıt vermesi doğru değildir. Hele bunu Cuma namazı çıkışında yapması daha büyük hatadır'' dedi.

Eleştiri nereden gelirse gelsin bir politikacının, bir başka politikacıya bu ifadeleri kullanmaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''siyasetteki ahlak kurallarını Başbakan'ın elinin tersiyle ittiğini'' öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, ''Sayın Başbakan, 'Siz AK Parti'ye AKP diyemezsiniz, sizi adaba davet ediyorum' diyor. Siz acaba Cuma namazı çıkışında, bizim çocuklarımıza öğretmek istemediğimiz o kelimeleri hangi adap anlayışıyla kullandınız, onu çıkıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına anlatmanız lazım'' şeklinde konuştu.

''SİYASETTE AHLAKIN SAĞI, SOLU YOKTUR''
Siyasette ahlakın sağı solu olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, ahlakın 'kamu vicdanı' anlamına geldiğini vurguladı.

Siyasette ahlakın tarihin süzgecinden geçerek bugünlere geldiğini ve her toplumda farklı uygulandığını dile getiren Kılıçdaroğlu, Japonya'da 2 saat su kesintisi yaşandığı için bir belediye başkanının istifa edebileceğini, buna karşılık Ankara'da 15 gün suların akmadığını, ancak yine aynı belediye başkanının seçildiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, ''Şimdi ona düşen bir görev var. 15 gün yetmedi, 1 ay daha kesebilir. Uygulama, toplum vicdanı tarafından kabul edilmiyorsa, toplumun seçim sandığında gerekli yanıtı vermesi lazım. Biz, yolsuzluk yapanları sandıktan çıkarıyorsak, toplumun vicdanında sorun var demektir. Bu sorunu aşmak zorundayız. Bu sorun nasıl aşılır? Bu sorunu aşmanın yolu, yanlış söyleyen, ahlaksızlık yapan politikacıyı parlamentoya taşımamaktır. Hırsız hırsızdır. Hırsızın sağcısı solcusu olmaz'' şeklinde konuştu.

Türkiye'de kimi 'sendika ağaları' bulunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, Bülent Ecevit döneminde emeklilik yaşının çıkarılmasını protesto eden sendikaların, son emeklilik yaşı düzenlemesini protesto etmediklerini bildirdi.

''TÜRKİYE, ADIM ADIM FAŞİZME GİDİYOR''
Güçler ayrılığının olmadığı bir yerde demokrasiden sözedilemeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, son 20 yıldır Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yaptığı atamalarda hiç gürültü patırtı yaşanmadığını, ancak atamalarda bir türlü karar çıkmadığını söyledi.

O dönemde yaşananlar ve bunların kamuoyuna açıklanması konusunda hükümeti eleştiren Kılıçdaroğlu, kurulun siyasal ve mali özerkliğinin bulunması gerektiğini vurguladı.

Erzincan'da bir savcının yaptığı soruşturmada kimi önemli ipuçlarına ulaştığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Savcı bakıyor ki kendisi de dinleniyor. Siz tümünüz dinleniyorsunuz. Bu gerçek demokrasi mi? Biz şimdi yöneticilerimizden korkuyoruz. Beni dinliyor mu? Sabaha karşı evimizi basılacak mı? Türkiye adım adım faşizme gidiyor'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, dosyanın Erzurum'a getirildiğini belirterek, ''Ama Erzurum'a taşımak için gerekçe yaratmanız lazım. Kimlerin telefon ettiğini de önümüzdeki günlerde açıklayacağız'' dedi.

KÜRT AÇILIMI
Son günlerde ülkede Kürt açılımının konuşulduğuna değinen Kılıçdaroğlu, ''Sayın Başbakan, 'kanın durmasını istiyoruz' diyor. Bu ülkede kan aksın diyen var mı? Çatışma durmasın diyen var mı? Hepimiz yıllardır izliyoruz. CHP olarak 1989'da, 2001'de söyledik. Raporlarımız var. Sayın Başbakan, 'Siz niye görüş bildirmiyorsunuz' diyor. Lütfedip okursan görüşlerimizi öğrenirsin'' diye konuştu.

Ergenekon ve Deniz Feneri davalarıyla ilgili de görüşlerini açıklayan Kılıçdaroğlu, ''Deniz Feneri davasında beraat ettirecekler, ettiremiyorlar. Almanlar'ın yüzüne nasıl bakacaklar. Ergenekon'u da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Bir sürü insanı hak etmediği halde içeri aldılar'' ifadelerini kullandı.