Trakya gezisi kapsamında Çanakkale'nin Kepez beldesine gelen Kılıçdaroğlu, Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan'ı ziyaret etti.

Kepez'den Çanakkale'ye geçen Kılıçdaroğlu, Prof. Dr. Türkan Saylan Sosyal Tesisleri'nde parti otobüsünden halka hitap etti.

Artık ''dar alanda kısa paslaşmalar'' yapacaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Gol atmaya hazır olun. Sevgili Recep Bey, bu milletin kalesine golü atmadın mı sen Allah aşkına? Bu milleti perişan etmedin mi?'' diye konuştu.

''Çiftçinin, esnafın, memurun kalesine gol atıldığını'' öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Beyler sırça köşkte oturuyorlar. Biz o gollerin hesabını soracağız. Sizlerle beraber soracağız. Sizlerle beraber yürüyeceğiz. Ben sadece Recep Bey'in ezberi bozulmuş sanıyordum. Meğer adamcağızın kimyası da bozulmuş. Burayı görsün, Çanakkale'yi görsün. Hiç meraklanmasın. Bursalılar da ona bir ders verecektir. Çünkü biz ahdettik. Yola çıktık, halkın iktidarını kuracağız. Rantın iktidarını indireceğiz aşağı. Bu düzenden haramiler memnun. O haramilerin bir kısmı da iktidar koltuğunda oturuyorlar. Onun için diyoruz halkın iktidarını kuracağız. CHP iktidarında köylü gerçekten üretecek. Gerçekten alnının hakkıyla kazandığını alacak. Gerçekten ona mazotu ÖTV'siz vereceğiz. Bu millet seni varlıklı kıldı. 7 sülaleni varlıklı kıldı. Düş artık milletin yakasından, halkın iktidarı geliyor. Bursa'daki duymuştur harhalde. Onların kimyalarını bozmak, bizim boynumuzun borcudur.''

Kılıçdaroğlu, Konya'daki hemşehrilerine de seslenmek istediğini belirterek, ''Konyalıları dolandıranlar, Müslümanlık adına dolandıranlar... Sen ne yaptın Recep Bey onlar için? Kombassan dediler, bilmem ne holding dediler. Milleti dolandırdılar. Sormuyor musun bu milletin paralarını kimler götürdü diye? Soramazlar çünkü onlar da bu çarkın içindeler. Onun için kimyaları bozuldu. Ama unutmayın ben sizin Kemal'inizim, sizden biriyim'' dedi.

'RECEP BEY KENDİ KALESİNE GOL ATTI'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, demokratik açılım çalışmaları konusunda şunları söyledi:

''Sevsinler senin açılımını. Futbolcularla açılım yapıyormuş. Dar alanda kısa paslaşma olmayacakmış. Recep Bey, sen bu milletin kalesine gol attın, kendi kalene gol attın. Kendi kalesine gol atan futbolcuya kırmızı kart göstereceğiz. Atacağız sahadan dışarı. Kırmızı kartı kim gösterecek? Sizler göstereceksiniz. Bütün Türkiye'de göstereceğiz. Çünkü biz halkımızı seviyoruz. Çünkü siyasetin ana konusu halka hizmet etmektir. Halka hizmet etmeyi temel görev kabul ediyoruz. Halka hesap vermeyi de namuslu bir görev olarak tekrar kabul ediyoruz.''

CHP lideri, konuşmasının ardından Çanakkale Belediyesine geçti. Kılıçdaroğlu'na Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, kentle ilgili tanıtım kitabı hediye etti.

'BİZ HİÇ KİMSENİN AVUKATI DEĞİLİZ HALKIN AVUKATIYIZ'
Belediyede gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu ''Başbakan Erdoğan, Bursa'da size 'Tel Aviv'in avukatlığını yapıyor' dedi. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?'' sorusuna şu yanıtı verdi: ''Başbakan'ın ezberi bozulduğu için aslında ne söylediğini bilmiyor. Eğer avukatlığa soyunacaksa Sayın Başbakan, Tel Aviv'in ve bir başka yerin avukatı olabilir ama Sayın Başbakan çok iyi bilsin ben halkın avukatıyım. Halkın çıkarlarını savunan birisiyim. Benim ne söylediklerimi öğrenmek istiyorsa doğrudan doğruya ağzımdan çıkanları önce kendisinin duyması, kulaklarının duyması lazım. Biz hiç kimsenin avukatı değiliz halkın avukatlığı dışında.''

Kılıçdaroğlu, ''Sosyalist enternasyonal nezdinde İsrail saldırılarıyla ilgili bir girişimde bulundunuz mu?'' sorusunu şöyle yanıtladı:

''Biz insani yardım götüren konvoya yapılan saldırıyı zaten başından beri kınıyoruz. Hükümeti de daha aktif dış politika izleyerek sadece BM değil, Arap Birliği, AB, İslam Kalkınma Örgütü, bütün bu alanlarda daha aktif dış politika izlemesini önerdik. Ayrıca şunu da önerdik; orada Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları değil, 32 ülkenin yurttaşları vardır. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin, diğer ülkelerde de Türkiye'de gösterilen tepkilerin benzerini göstermeleri için daha aktif çalışmalarını istedik. Ama benim gördüğüm kadarıyla öyle aktif çalışma AKP hükümetinde göremedik.''

Kılıçdaroğlu, ''Son süreçte hükümetin sorumluluğu olduğunu söyleyenler, yazanlar var. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?'' sorusu üzerine şöyle konuştu:

''Şimdi pek çok karanlık nokta var. Hükümet bu konuda daha açık, net bir tutum takınmış değil. Bu gemiler Türkiye'ye geldi mi gelmedi mi? Gümrüklerde hangi tür işlemler yapıldı? Bazı çevreler AKP milletvekillerinin de bu gemilere bineceğini ama son anda vazgeçtiklerini söylüyorlar. Bütün bunları bilmiyoruz. Sayın Başbakan'ın bu ayrıntılar konusunda kamuoyunu aydınlatması lazım. Bunu bekliyoruz. Salı günkü konuşmada yine bu ayrıntıları söyleyeceğiz, Sayın Başbakan'a soracağız. Bizim bilmediğimiz İsrail ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri arasında kriptolar var mı yok mu? Yazışmalar yapılmış mı yapılmamış mı? Bunları da Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin açıklamasını bekliyoruz. Dışişleri Bakanlığı, karanlıkta bir nokta bırakmamalıdır. Orada yurttaşlarımızı yitirmişsek AKP hükümetinin riski önceden görüp önlem alıp almadığını da bilmemiz gerekiyor. O insanımızı ölüme göndereceksiniz, AKP milletvekilleri son anda binmeyecek. Nedir bu? Doğru mudur değil midir? Bu konular daha henüz açıklanmayan karanlık noktalar. Önümüzdeki günlerde daha sağlıklı tartışma ortamı çıkacaktır ve gerçekleri de hep beraber öğrenmiş olacağız.''

CHP Çanakkale İl Başkanlığını da ziyaret eden Kılıçdaroğlu, ''Çanakkale'den bir isteğimiz var. Genel seçimlerde 4-0'' dedi.

Bir gazetecinin ''Ön seçim olacak mı?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ''Önce bir seçim kararının alınmasını görelim'' dedi. ''Tavrınız hangisinden yana'' şeklindeki soruya ''Demokrasiden yana'' yanıtını verdi.

Üç günlük Trakya gezisini tamamlayan Kılıçdaroğlu, hava muhalefeti nedeniyle İstanbul'a kara yoluyla gitti.