Kılıçdaroğlu: Gül açıklasın, sakıncası yok

Kayseri'deki yolsuzluk iddialarıyla ilgili "Kendimi tutuyorum" diyen Cumhurbaşkanı Gül'ü konuşmaya davet eden CHP lideri, "Bildiğini açıklayabilir, bence hiçbir sakıncası yok" dedi.

16.12.2010 - 12:39

Kayseri'deki yolsuzluk iddialarıyla ilgili Ankara'daki tartışmalar hız kesmeden devam ediyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dün kullandığı "Siyasetçi olsam söyleyecek çok şeyim olurdu ama kendimi tutuyorum" ifadeleri soruldu.

Kılıçdaroğlu, ''Sayın Cumhurbaşkanı bildiğini açıklayabilir. Bence hiçbir sakıncası yok'' yorumunu yaptı.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın iddialarla ilgili açıklamalarına değinen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Ben de bekledim İçişleri Bakanı acaba bir şey söyleyecek mi diye... Bizim sorduğumuz hiçbir soruya yanıt vermedi. Sadece hakarete varan söylemler dile getirdi. Bunu ben İçişleri Bakanı'na yakıştıramadım. Sayın İçişleri Bakanı kendi vicdanına sordu mu? Biz belge gizlemişiz. O gizlediğimizi söylediği belge bir gün önce basın mensuplarına dağıtıldı. Bir İçişleri Bakanı'nın bundan haberi yoksa o koltuktan ayrılsın.''

Belgeyi asıl gizleyenin İçişleri Bakanı olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Olayda rüşvet, resmi evrakta sahtecilik vardır'' ifadesini kullandı.

Gaziantep'e gönderilen vali vekilinin hazırladığı raporun niçin kamuoyuna açıklanmadığını soran Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bir başka soru... Sayın Bakan elini vicdanına koyup şu sorumu düşünsün: Bir muhakkik heyet kuracaksınız, başında bir vali yardımcısı var, bilirkişi ayın 4'ünde atanacak, siz raporu bir gün önce ayın 3'ünde vereceksiniz. Bu soruya yanıt vermeyen, bu soruyu soruşturmayan bir bakan o koltukta hangi yüzle oturabilir? Elimizde belge olmasa biz konuşur muyuz? Bir avukat var, 'bu avukat kimdir' dedik. Bu avukat, rüşvet topladığı iddia edilen kişinin davasına sahte vekaletle girmiş midir, girmemiş midir? Adalet Bakanı, barolar baksın. Bugün  Adalet Bakanlığına ve barolara şikayet edeceğiz. Bir soru daha... Rüşvet topladığı söylenen kişinin davasına giren bu avukat Kayseri'ye gittiğinde otelde yatıp kalkıyor. Bunun otel fat“urasını niçin Kayseri Büyükşehir Belediyesi ödüyor? Bu sorular, şu ana kadar yanıt aldığımız sorular değil.

İçişleri Bakanı konuşuyor, 'aymazlık, şudur, budur' diye... Bakın biz kimseye hakaret etmiyoruz. Ben parlamentoda konuşurken şunu söyledim: Sayın Başbakan, belediye, valilik, adliye arasında bir organize dosya kapatma süreci var. Siz bu olayı lütfen soruşturun. Soruşturma açarsanız CHP Grubu olarak biz sizin arkanızdayız. Eğer açmazsanız bu rüşvet olayının bir parçası olursunuz... Sayın Başbakan çıkıp ne söyledi? Açılan ve kapanan bir davayı söyledi. Biz ondan bahsetmiyoruz. Bizim bahsettiğimiz başka bir olay. Bütün bu olayların hepsini Sayın Başbakan veya sade bir yurttaş, elini vicdanına koyup da yolsuzluklardan şikayet eden herhangi bir vatandaş 'ya bu yapılanların tamamı normaldir' diyorsa,  ben bütün bu sözlerimi geri alıyorum ama 'yok bunun soruşturulması lazım, böyle kepazelik olmaz' deniyorsa ve Sayın Başbakan da 'evet böyle bir şey olmaz, siz beni parlamentoda yanılttınız' diyorsa bu olayı soruştursun.''

İPİ ÇEKTİK, ARKASI GELECEK
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''İpi çektik, arkası gelecek diyoruz. Sahte vekaleti söylememiştik. Sahte vekaletleri bugün internet sitemize koyacağız. Orada göreceksiniz. Olay budur. Eğer bir şey söylüyorsak, onu en az 5-6 kez test etmeden, soruşturmadan söylemiyoruz. Benim adım Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan değil... Ben öyle gidip birisi belge verdi, kürsüye çıkıp 'dosya budur, bu kapanmıştır' demiyorum. Biz olayı araştırıyoruz, soruşturuyoruz, sorguluyoruz, ondan sonra kamuoyuna açıklıyoruz. Ben, parlamentoda hiç kimseyi suçlamadan olayın  soruşturulmasını istedim. Neden? İlk kez Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yerelde belediye, valilik ve adliye arasında organize dosya kapatmak vardır. Bu çok önemli bir süreçtir. Eğer bu olay soruşturulmazsa bunun altında bu hükümet kalır.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...