CHP TBMM Grubu basına kapalı olarak, Grup Başkanvekili Engin Özkoç başkanlığında toplandı.

Alınan bilgiye göre toplantıda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açılan tazminat davaları gündeme geldi. CHP Grubu'nda, Kılıçdaroğlu'nun kaybettiği tazminatları ödemek üzere bir fon oluşturulması kararlaştırıldı.

Toplantıda, milletvekillerinin üç ayda bir aldığı maaşlarından 5'er bin liranın bu fona aktarılması oy birliğiyle kabul edildi.

Ayrıca, parti üyelerinden de bu tazminatları karşılamak üzere talep geldiği belirtildi.

Parti yönetiminin, bu fona üyelerin de dahil edilebilmesi için bir çalışma başlatması benimsendi.

ENGİN ÖZKOÇ'TAN AÇIKLAMA

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki tazminat davalarında, milletvekilleri olarak ellerini taşın altına soktuklarını belirterek, "Maaşlarımızdan CHP Genel Başkanı ile ilgili alınacak bütün kararların bedelini ödemeye biz de hazırız" dedi.

Özkoç, basına kapalı yapılan CHP TBMM Grubu'nun ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

CHP tarihinde belki de ilk kez, kapalı bir grup toplantısının CHP Genel Başkanı'nın bilgisi dışında yapıldığını işaret eden Özkoç, üç grup başkanvekili olarak bir araya gelip, bazı değerlendirmelerde bulunduklarını ve bunu kendi aileleriyle paylaşıp, daha sonra kamuoyuna aktarmak istediklerini anlattı. Özkoç, aldıkları karardan, halen Kılıçdaroğlu'nun haberinin olmadığını ifade etti.

"İktidarın baskıcı, zulmedici davranışlarının sürdüğünü" savunan Özkoç, Kılıçdaroğlu'nun ezilenden, mazlumdan, masumdan yana tavrının sürdüğünü, hiç başını eğmediğini, baskılar karşında geri adım atmadığını, milletin hakkını gasp edenlere karşı mücadele verdiğini söyledi. Özkoç, Kılıçdaroğlu'nun, kendisi hakkında bugüne kadar ufacık bir şaibeye rastlanmadığı için dimdik bu mücadelenin önderliğini sürdürdüğünün altını çizdi.

Özkoç, iktidar mensuplarının, "Acaba bunu nasıl durdurabiliriz, önünü nasıl kesebiliriz, gerçekleri söylemesini nasıl engelleyebiliriz?" diyerek, Kılıçdaroğlu ile ilgili tazminat davaları açtığını öne sürdü. Özkoç, "Tazminat davalarında, bu tazminata karar vermeyen hakimleri, zaman zaman değiştirerek kendi istedikleri kararları çıkartıp, CHP Genel Başkanı'nı ekonomik olarak bir çıkmaz içerisine sokmaya çalışıyorlar" dedi.

"EKONOMİK YAPTIRIMLARLA DURDURAMAZSINIZ"

Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki tazminat davalarında, üst mahkemelere başvurulduğunu ve bu davaların devam ettiğini anımsatan Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama CHP Genel Başkanlık koltuğunda oturan bir insanı, kesinlikle bu yöntemlerle yıldırmanın mümkün olmadığını tarihe not düşmek gerekiyordu. İşte CHP milletvekilleri bir araya gelerek not düştüler. Dediler ki; siz bizim liderimizi, CHP'nin Genel Başkanı'nı ekonomik yaptırımlarla durduramazsınız, engelleyemezsiniz. Bu tazminat davaları neticelendiğinde ya da süregelen tazminat davalarıyla ilgili çıkan cezalarda sizin baskınızla çıkan cezalara karşı CHP ailesi olarak, biz milletvekilleri elimizi taşın altına sokuyoruz. Kendi maaşlarımızdan CHP Genel Başkanı ile ilgili bugün alınacak bütün kararların bedelini ödemeye biz de hazırız. Çünkü biz bir tarihin bugünkü temsilcileriyiz. Başka insanlarımızın da haberlerle ilgili yoğun baskısı vardı, 'katkı gösterelim, biz de elimizi taşın altına sokalım, biz de cumhuriyetin bekçisi, lideriyle ilgili yapmamız gerekeni yapalım' diyorlardı. Ama öncülük etmek milletvekillerine düşerdi, biz bu kararı aldık. Bütün gelirlerimiz gasp edilse de milletin hakkını ve hukukunu savunmaya, liderimizin arkasında olmaya devam edeceğiz."

"KEMAL BEY'İN BİLGİSİ DIŞINDA BU KARARI ALDIK"

Grupta alınan bu kararı Kılıçdaroğlu'nun kabul etmemesi halindeki tutumlarının sorulması üzerine ise Engin Özkoç, "Bu Kemal Bey'in takdirine bıraktığımız bir karar değildir. Bu yüzden Kemal Bey'in bilgisi dışında bu kararı aldık. Kemal Bey, CHP'nin Genel Başkanı'dır. Ancak CHP, demokrasiyle kararlarını alır. Biz kendi kararlarımızı bu mücadelede önümüze çıkartılan engelleri yıkmak için alıyoruz. Bu sadece Kemal Bey'in şahsi meselesi değildir, CHP'nin onur meselesidir. Biz bu onur meselesinin bekçileriyiz" değerlendirmesinde bulundu.