CHP 15. Olağanüstü Kurultayı Dünya Basketbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapan Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.

İlişkili Haberler


Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, salona 11.00 sıralarında geldi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir önceki kurultayın aksine bu kez kravat taktığı görüldü.

Kemal Kılıçdaroğlu, salona ''Sarı Saçlım Mavi Gözlüm'' şarkısının kendisinin de stüdyoya girerek eşlik ettiği yeni düzenlemesi ve partililerin yoğun alkışlarıyla girdi.

Basın mensuplarının yoğun ilgisi ve kalabalık nedeniyle güçlükle ilerleyerek salonu dolaşan Kılıçdaroğlu'na Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin ve Umut Oran eşlik etti.

İzdiham nedeniyle yürümekte zorlanan Kılıçdaroğlu, delegelerin arasına oturdu.

Daha sonra kürsüye gelen Kemal Kılıçdaroğlu 1.5 saat süren bir konuşma yaptı.

'İKTİDARIMIZDA KARAMSARLIĞA YER YOK'
Konya'da dün ''bir düğünde Mevlana'nın düğününde'' olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bugün ise başka bir düğünde olduklarını, CHP'nin yönetici kadrolarıyla partililerin, halkın huzurunda bulunduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Size inanıyor, size güveniyoruz'' dedi.

Mevlana'nın ''Ey oğul, tutsaklık bağlarını kopar, özgür ol, özgür yaşa'' dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Ulusal Kurtuluş Savaşı ile özgürlüğün kazanıldığını, mücadele edildiğini, şehit verildiğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, bugün Türkiye'nin farklı bir süreçten geçtiğini, iyimserliğin yerini kötümserliğin aldığını, umut yerine umutsuzluğun yaşandığını, pek çok vatandaşın gelecek kaygısı taşıdığını ifade ederek, CHP iktidarında, halkın iktidarında, karamsarlığa yer olmayacağını, umutlarının halk olacağını kaydetti.

'BU ÇATI ÖZGÜRLÜK ÇATISI OLACAK'
Kılıçdaroğlu, halkın desteğiyle bütün Türkiye'yi kucaklayacaklarını belirterek, korkunun değil özgürlüğün, barışın türkülerinin söylendiği bir Türkiye arzuladıklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, bunların sadece CHP'nin değil, ülkesini seven, demokrasi isteyen bütün yurttaşların ortak talebi olduğunu dile getirerek, işi, yaşı, rengi, doğduğu yeri, soyu, sopuna bakmadan bütün vatandaşları kucaklamak, haklarını genişletmek ve güvenceye almak istediklerini söyledi.

Bu görev için CHP'liler olarak yola çıktıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ''Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum; eğer çözümün bir parçası olmak istiyorsanız, gelin CHP çatısı altına. Gelin, bu çatı özgürlük çatısı olacaktır. Demokrasi, özgürlük, hoşgörü burada olacaktır. Tümünüzü kucaklamaya kararlıyız'' diye konuştu.

'KENDİ ÇETELERİNİ KURDULAR'
Kılıçdaroğlu, ''umudun, uygarlığın, özgürlüğün, demokrasinin, emeğin, çalışanların, alınterinin, Karadeniz'deki kemençenin, Anadolu'daki sazın, Ege'deki zeybeğin'' partisi olduklarını kaydederek, halka güvendiklerini, halk için çalıştıklarını kaydetti.

Tek güvencelerinin halk olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, mücadelelerini, halkın gücünü alarak sürdüreceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Buradan bütün yurttaşlara sesleniyorum: Temiz siyaset mi istiyorsunuz, ödediğiniz her kuruş verginin hesabının verilmesini mi istiyorsunuz, yaşamı sorgulayacaksınız. Eğer birilerine, 'onu kullanın, deliğe süpürmeyin' denildiğinde o kişi sesini çıkarmıyorsa, bu söylem karşısında onurla duran, mücadelesi veren, halka hesap veren bir siyasete yol açın. Artık iktidar, aydınlığa yürümelidir.

Tabanda güçlü bir halkımız var. Halka ulaşmak, her CHP'linin görevidir. Halkın içinde daha fazla olacağız, daha fazla dinleyeceğiz, konuşacağız, çözümlerimizi kararlılıkla alacağız. Unutulmaması gereken bir şey var, bir iktidar var, söylem ve eylemleri taban tabana zıt. 'Demokrasi' diyorlar askıya aldılar, kendi mahkemelerini kurdular, kendi yargıçları görev yapıyor, tutukluluğu infaza dönüştürdüler, korku yarattılar, aydınları hapse attılar. 'Çetelerle mücadele ediyoruz' diyorlar, hangi çetelerle; kendi çetelerini kurdular, kendi çeteleriyle yola çıkıyorlar.

'12 Eylül ile hesaplaşıyoruz' diyorlar, Kemal Türkler'in kanı yerde kalmadı mı zaman aşımına uğratmadılar mı? Atatürk, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' der, TBMM'nin duvarında da bu yazar. Ama TBMM'yi, adeta yürütmenin emrine verdiler, milletvekillerini parmak indirme kaldırma makinelerine dönüştürdüler, Mecliste oy sahtekarlığı yaptılar. Milletin egemenliği bu değil, milletin egemenliği parlamentoya yansımıyor. 'Özgür medya' denildi, otosansür uygulayan köşe yazarı mı ceza kesilen gazete patronları mı haberlere sansür uygulayan bir medya mı halkın gözü kulağı olacak. Biz bunları aşmaya kararlıyız.

'Yasakları kaldırıp, özgürlükleri getireceğiz' dediler. Yürüyüş yapan, dertlerini anlatmak isteyen üniversite öğrencilerine, coplarla, biber gazlarıyla gittiler. Düşünceye pranga vurdular, düşünmeyeceksiniz dediler. Düşünenler nerede biliyorsunuz. 'Yoksulluğu kaldıracağız' dediler, yoksul sayısı artıyor. Yolsuzlukları da kaldıracaklarını söylediler ama gelin görün ki pek çok ülkenin firmaları, kendi muhasebe kayıtlarında Türkiye'deki ödedikleri rüşvetler için hesap açtılar. Bu tablo 21. yüzyılı Türkiyesi'ne yakışmıyor, bunu değiştireceğiz. Geçmişi bileceğiz, iyi tahlil edeceğiz, geleceği geçmişin hataları üzerinde kurmayacağız. Bilinç, akıl, ortak mantıkla yolumuza devam edeceğiz.''

'BİNLERCE ÇÖZÜMÜMÜZ VAR'
Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin binlerce sorunu olduğunu ancak CHP'nin de binlerce çözümünün bulunduğunu belirtti.

CHP'nin, ''büyük, köklü, yerli, genleriyle oynanmamış bir parti'' olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, yeni bir anlayışla yola çıktıklarını, gençlere ve kadınlara siyasette daha fazla yer vereceklerini vurguladı.

KADINLARA: CHP SİZİN EVİNİZ
Kadın erkek eşitliğine inandıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Kadınlara sesleniyorum; size seçme ve seçilme hakkını CHP verdi. Sizin yeriniz, ocağınız, siyasal eviniz CHP'dir. 21. yüzyılda 4 milyon kadınımız okuma yazma bilmiyor. Bunun ayıbı kadınlarda değil, kadınları ihmal eden, siyasete almayan, baskı uygulayan ekonomik özgürlüğü sağlamayan siyasilerin ayıbıdır. Bunu hiçbir kadın unutmamalıdır'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, kadınlara, ''Gelin CHP'ye destek verin, beraber, sizin mübarek ellerinizle iktidara taşıyalım CHP'yi. Bütün Türkiye'yi, dünyayı kucaklayalım'' diye seslendi.

SANATÇILARA SÖZ VERDİ
Kılıçdaroğlu, konuşmasında da kendilerine destek vermek üzere kurultaya gelen sanatçılara teşekkür etti.

Sanatçıların hem kendi ülkeleri hem de tüm dünya için özgürlük istediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Sanatçılara söz veriyorum, yazacaksınız, çizeceksiniz oynayacaksınız. Ne yapacaksanız size özgürlükleri sonuna kadar açacağız. Özgür bir Türkiye yaratacağız ve siz o özgür Türkiye'de sanatınızı icra edeceksiniz'' diye konuştu.

'SOSYAL DEVLETİ KURACAĞIZ'
Yoksulluğun 21. yüzyılın Türkiye'sinde kader olmadığını, ancak AK Parti iktidarının yoksulluğu yenmek için gerekli politikaları üretmediğini savunan Kılıçdaroğlu, ''Buradan tüm yurttaşlarıma sesleniyorum, yoksulluğu yeneceğiz, yoksulluğu tarihe gömeceğiz'' dedi.

Kılıçdaroğlu, ''Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, demokratik sosyal bir hukuk devleti olduğunu'' bunun anayasanın değiştirilemez maddeleri arasında yer aldığını hatırlatarak, CHP iktidarının unutulan sosyal devlet kavramını yeniden canlandıracağını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Sosyal devleti kurmak CHP'nin boynunun borcudur. Sosyal devleti kuracağız, etkin hale getireceğiz. Sosyal devlet çağdaşlık, uygarlık tasada ve kıvançta beraber olmak demektir. Sosyal devlet kimsenin ötekileştirilmemesidir. Yoksulluğun tarihe gömüldüğü devlet demektir. Sosyal devlet sadaka dağıtan devlet değildir. Türkiye'de bütün bireylerin onurla yaşamasının anahtarı demektir.''

AİLE SİGORTASI
CHP iktidarında aile sigortası uygulamasının başlatılacağını, hiçbir ailenin gelirsiz kalmayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, kimseye yiyecek dağıtmayacaklarını asgari ücret miktarındaki paranın kadının hesabına yatırılacağını belirtti.

CHP lideri, ''Kimse onun yoksulluğunu bilmeyecek. Bankaya gidecek memur, işçi, emekli gibi parasını çekecek. 'Benim tek güvencem sosyal devlettir' diyecek. Birilerine minnet duymayacak, özgür bir yurttaş olarak sandığa gidecek ve oyunu kullanacak'' diye konuştu.

'KUL HAKKI YEMEYENLER İÇİN PARA VARDIR'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendilerine ''Aile Sigortası uygulamasının kaynağının nereden bulacaklarını'' sorduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini ''Sen yolsuzluk yapanlara, ihaleye fesat karıştıranlara, yandaşlarına para buluyorsun. Sıra fakir fukaraya gelince, 'Siz bu parayı nereden bulacaksınız'... Biz o parayı buluruz ve yoksulun hakkını koruruz. Çünkü biz halk partisiyiz, halkın partisiyiz'' şeklinde sürdürdü.

Türkiye'nin büyük ve verimli kaynaklara sahip bir ülke olduğunu, ancak bu kaynakların doğru kullanılmadığını da savunan Kılıçdaroğlu, ''İmkanınız var. Yeter ki kul hakkı yemeyecekseniz. Kul hakkı yemeyenler için her zaman para vardır'' dedi.

'YOLDAŞLARIM...'
AK Parti'nin vatandaşa, ''CHP iktidara gelirse yeşil kartlarınızı iptal edecek'' dediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, bunun bir yalan olduğunu ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin herkesin kaliteli sağlık hizmeti almasını sağlayacağını belirtti.

Klıçdaroğlu, salonda bulunanlara ''Değerli yol arkadaşlarım, yoldaşlarım, devrimci gelenekten gelen, halk için çaba harcayan değerli CHP'liler'' diye seslenerek, Türkiye'nin en büyük sorunlarından bir diğerinin de işsizlik olduğunu söyledi.

AK Parti iktidarının görevde olduğu 8 yıl içinde işsizliğin giderek arttığını kaydeden Kılıçdaroğlu, ''İşsizlik açlıktır, yoksulluktur, kavgadır. İşsizlik sosyal devletin dibine konmuş bir dinamittir. AKP iktidarının derdi işsizliğe çözüm bulmak, yoksulluğu çözmek değil. Bunlar bizim derdimiz. Halkın iktidarında çözmek için yola çıkacağımız ilk konu işsizlik olacak'' dedi.

ATANMAYAN ÖĞRETMENLER
Konuşmasında öğretmen atamalarına da değinen Kılıçdaroğlu, ''Binlerce okulumuzda öğretmen yok. Vekil öğretmenler çocuklarımızı yetiştiriyor. Ama sokakta atama bekleyen on binlerce öğretmen var. Bütün atanamayan öğretmenlere ve ailelerine sesleniyorum, halkın iktidarında atanamayan öğretmen kavramı olmayacaktır'' şeklinde konuştu.

'SEN NİYE İŞÇİ ALMIYORSUN?'
İstihdam yaratmayan bir büyümenin ekonomiye katkı sağlamayacağını da söyleyen Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarının ekonomiyi sıcak para spekülatörlerine teslim ettiğini savundu.

''İstihdam yaratmayan bir büyüme Türkiye'nin geleceği için sağlıklı değildir'' diyen Kılıçdaroğlu, iktidarın üreteni cezalandırdığını ifade etti.

Başbakan Erdoğan'ın işverenlere birer işçi işe alarak işsizliği önlemeleri önerisinde bulunduğunu, ancak gerçekçi olmayan bu önerinin ciddiye alınmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Sen devletsin. Sen niye almıyorsun? Senin elinden tutan mı var? Kendi beceremiyor işverene çatıyor. Sen beceremiyorsan beceren bir iktidar gelecektir oraya'' dedi.

'EMEKLİNİN BAŞINA ÇORAP ÖRDÜLER'
Konuşmasında emeklilere de seslenen Kılıçdaroğlu, iktidarın emeklilerin milli gelir artışından pay almasını engelleyen yasal düzenlemesiyle ''onların başına çorap ördüğünü'' söyledi.

Kılıçdaroğlu, emekli olduktan sonra yeniden çalışanlardan kesilen sosyal güvenlik destek pirimini kaldıracaklarını, intibak yasasını da çıkaracaklarını bildirdi.

Kılıçdaroğlu, emeklilere, ''9 milyon kişisiniz. İsterseniz bir siyasal partiyi tek başına iktidar yapabilirsiniz. Emeklilerden en çok söz eden CHP'dir. O zaman CHP'nin çatısının altına gelin'' diye seslendi.

Çiftçinin, köylünün AK Parti iktidarının yanlış uygulamaları nedeniyle yabancı bankaların, tefecilerin kölesi haline dönüştürüldüğünü de savunan Kılıçdaroğlu, bu kesimlerin kendilerine yeniden Büyük Önder Atatürk'ün sözlerindeki gibi ''milletin efendisi'' yapacak olan CHP'ye destek vermelerini istedi.

'MAZOTTA ÖTV'Yİ KALDIRACAĞIZ'
Başbakan Erdoğan'ın mazotta ÖTV'nin kaldırılacağı sözünü verdiğini, ancak bu sözü yerine getirmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Türkiye'yi gezdi ve 'mazotta ÖTV'yi kaldıracağız dedi. Köylü vatandaşlarımız da inandılar. Biz söz veriyoruz. CHP olarak ben söz veriyorum, benim sözüm işçi, emekli, memur, yurtsever, halkını seven Kemal'in sözüdür. Mazotta ÖTV'yi biz kaldıracağız. Sayın Başbakan diyor ki 'ÖTV'yi kaldıracağız diyorsun ama parayı nereden bulacaksınız?' Buradan sesleniyorum, kulağı iyi duysun diye. Benim adım Recep Tayyip Erdoğan değil. Benim adım Kemal Kılıçdaroğlu. Parayı bulacağım diyorsam parayı bulurum."

İŞÇİLERİN SORUNLARI
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, demokrasilerde örgütlenme özgürlüğü olduğunu söyledi.

Bu çerçevede Anayasa'da, yasalarda olan hakların kullanılamadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Çünkü AKP, halkı 'aldatanlar ve kandıranlar partisidir, doğruları söylemeyen bir partidir'' diye konuştu.

Anayasa'da yapılan değişiklikle birden fazla sendikaya üyeliğin önünün açıldığına işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Bir sendikaya üye olamıyorlar ki ikincisine üye olsunlar. Buna 'evet' diyen yandaş, hükümetin her dediğini yapan sendikacılara sesleniyorum, işçileri satıyorsunuz, haklarını korumuyorsunuz, örgütlenme özgürlüğünü tıkıyorsunuz. İşçinin hakkını koruyun, işçiden yana olun, emekten yana olun ki CHP sonuna kadar sizi desteklesin'' diye konuştu.

Bunları ''emekçi, emeğin hakkını savunan Kemal'' olarak söylediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, taşeronlaşmanın, kıdem tazminatı, izin, sendika ve toplu sözleşme hakkı olmayan köle düzeni olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ''Tüm taşeron işçilerine söz veriyoruz, halkın iktidarında taşeron işçiliği tarihe gömeceğiz, olmayacak. Sizin de sendikanız olacak, toplu sözleşme yapacaksınız. Sizin de kadronuz, kıdem tazminatız olacak. 2 milyon taşeron işçisine sesleniyorum, sizin güvenceniz beklentiniz, umudunuz CHP olsun. 4/B, 4/C ucubesini de kaldıracağız. Hiçbir hakkın yok, köle gibi çalışın... Bunları kaldıracağız, uluslararası standartları getireceğiz. Uluslararası Çalışma Örgütü kuralları tersyüz edilmeyecek, hukukun içine yerleştirilecek.''

'BUNLARIN BAŞKA İŞİ YOK MU?'
Çocukların çocukluklarını yaşaşamadığını, dersane, okul ve ev üçgeni arasına sıkıştıklarını belirten Kılıçdaroğlu, çocukların hayatının adeta ''at yarışına'' döndüğünü vurguladı.

Bakan değiştikçe eğitim politikalarının değiştiğini savunan Kılıçdaroğlu, çünkü AK Parti'nin politikası olmadığını öne sürdü.

Eğitimi çağdaş anlamda yeniden yapılandıracaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, çocukların çocukluğunu yaşayacağını, ailelerin dershaneye mahkum edilemeyeceğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, hayatı, geleceği sorgulayan, Türkiye'yi düşünen bir gençlik yetiştireceklerini, çünkü umutlarının gençleri olduğunu söyledi. ÖSYM'nin yıllarca sınav yaptığını, herkeste ''sınav yaparsa doğru yapar'' algısı oluştuğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Bunlar geldi onu da batırdı. Bir KPSS yaptılar, milleti perişan ettiler. Bunların başka işi yok mu Allah aşkına, Herşeyi bozmak, yandaşlara teslim etmek'' dedi.

'YÖK DENEN UCUBEYİ KALDIRACAĞIZ'
Gerçekleri göstermeleri, halka anlatmaları gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Bunları fabrikada da tarlada da anlatmalıyız. Bunların maskelerini indirmeli, gerçek yüzlerini halka göstermeliyiz'' diye konuştu.

Referandum sürecinde üniversitelerin konuşamadığını savunan Kılıçdaroğlu, Anayasa değişirken üniversiteler konuşamıyorsa orada çağdaş, modern, özgürlükçü bir ülkeden söz edilemeyeceğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ''Karabasan gibi çökeceksin, üniversiteleri konuşturmayacaksın, öğrencileri coplayıp susturacaksın sonra da yaptığınız için özür dilemek yerine onu savunacaksın. Öğrenciler kendi çıkarı için değil, ülkesi için mücadele ediyor.

Ses çıkarmayan, Başbakan önünde tesbih gibi dizilen üniversite rektörleri olur mu? Bu ayıbı kaldıracağız. Üniversiteyi üniversite yapan özgürlük, bilim, kendi gençliğidir, donanımıdır. Ama ses çıkarma, otur yerine, eylem koyma, yürüyüş yapma, otur dersini çalış sınava gir... Zaten orada da torpil var, seni kapı dışarı edeceğim... Söz veriyoruz YÖK denen ucubeyi kaldıracağız. Biz daha 1402'likleri unutmadık. Yüreğimizde sızı olarak duruyor. 12 Eylül'le hesaplaşmakmış, peki YÖK'ü neden kaldımıyorsun, elinden tutan mı var? Sana destek de veriyoruz. Üniversiteleri dize getirip köleleştirecekler ama izin vermeyeceğiz. Halkın iktidarında üniversiteleri yeniden ayağa kaldıracağız. Üniversiteler kendi dekanları seçecekler, birileri gidip belirlemeyecek. Üniversiteler Maliye Bakanlığının kapısında 'para alabilir miyiz' diye dilenci konumuna sokulmayacak. Üniversitelere mali özerklik getireceğiz.''

'TÜRKİYE FAŞİZME GİDİYOR'
''Faşizme karşı omuz omuza'' sloganları üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Türkiye ağır ağır faşizme doğru gidiyor. Bunu çok iyi görüyoruz. Türkiye tek parti iktidarına doğru gidiyor. 'Ben herşeyi çözdüm, bir tek CHP'yi çözemedim' diyor, burayı çözemesin Başbakan, burası Türkiye'nin teminatıdır. Hiçbir baskı, güç bizi halka ulaşmakta engelleyemez. Halka ulaşıp, halkla birlikte gücümüzü gösterip, alaşağı edeceğiz bu düzeni.''

‘HARÇLARI KALDIRACAĞIZ’
Üniversite harçlarının aileler üzerinde ciddi bir yük olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, harçları kaldıracaklarını söyledi. Bu konuda çalıştıklarını, bütçedeki rakamlara baktıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''İnandık ki halkın iktidarında harçlar kaldırılabilir'' dedi.

Gençler 18 yaşındayken idam edilirken bugün üniversite öğrencisine söz verilmediğini belirten Kılıçdaroğlu, öğrencilere üniversitelerde söz ve karar hakkı vereceklerini bildirdi.

YURT SORUNU
Üniversitelerdeki yurt sorununu da çözeceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, TOKİ'ye görev verip kampuslerde 1-2 kişilik odalarda konaklama imkanı sağlayacaklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, ''Ailelerin, 'çocuğum nerede kalacak' diye tasası olmayacak. Gençler sosyal devlet korumasında olacak. Gençleri karanlık noktalardan korumak da CHP'nin görevi olacak'' dedi.

'BİR GİDER BİN GELİRİZ'
Kemal Kılıçdaroğlu, referandumun Anayasa değişikliği konusunda bir toplumsal uzlaşma olmadığını ortaya koyduğunu vurguladı.

CHP olarak özgürlükçü, çağdaş bir anayasa için kolları sıvadıklarını, çalıştıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde 12 Eylül'ün izlerinin tamamen silindiği, yargı bağımsızlığının, güçler ayrılığının olduğu bir anayasayı toplumsal uzlaşmayla yapacaklarını dile getirdi.

Özel yetkili mahkemeleri kaldıracaklarına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, ''Neye özel AKP'ye, savcısı kim Recep Tayyip Erdoğan, böyle mahkeme mi olur?'' dedi.

Kılıçdaroğlu, sivil yargı anlayışıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemelerini de kaldıracaklarını belirtti. Partilerinin 12 Eylül'de kapatıldığını, yöneticilerinin hapse girdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunlar anayasayı değiştirdiler 12 Eylül'ün izlerini siliyoruz dediler. 12 Eylül darbecilerini ağırlayıp, önlerini iliklediler. 12 Eylül'de analar ağıtlar yaktı, 'Ankara adı kara, bu yara başka yara, 17 yaşındaydı, kıyılır mı Erdal'a'... (Bu sözleri büyük alkış aldı)

Bunlar 12 Eylül'de yaşadığımız acıları sömürdüler. Hiçbir şey zoruma gitmiyor da birilerinin çektiği acıları birilerinin sömürmesi ağırıma gidiyor. Birileri gitti postal yaladı gençler idam edilirken. Metris'te Diyarbakır'da işkence olurken sen Yeşil Kuşak Projesi'ni nasıl hayata geçiririm diye çare aramıyor muydun?

Bu acılarımız sömürülürken o dönem orada bu acıları yaşayanlar 'Ekilir ekin geliriz, ezilir un geliriz, bir gider bin geliriz' diyorlardı.

Biz bütün baskılara direndik, acı bedeller ödedik, toplum ödedi. Acıların bedel ödemeyenler tarafından sömürülmesi ağırıma gidiyor. Kim oluyorsun sen, 12 Eylül faşizminden hesap soracağım diyorsun.”

YENİ BİR ANAYASA
Kemal Kılıçdaroğlu, her kesimden partisine destek istedi. İktidara gelmeleri halinde yapacaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, parti içi demokrasi sözü verdi.

Bugün minarelerde ezan okunuyorsa, Mustafa Kemal'in yüceliğine bakılması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, 12 Eylülcülerin ''Atatürk'ün vasiyetini çiğneyerek'', Türk Dil ve Türk Tarih kurumlarını kapatıp, buraları devlet dairesi haline dönüştürdüklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, bunu, Mustafa Kemal'in, halkın partisinin düzelteceğini söyledi.

''Vasiyete sahip çıkacağız, çünkü biz inançlıyız, hukuka sahip çıkacağız; hukukun üstünlüğüne inanıyoruz'' diyen Kılıçdaroğlu, yeni, demokratik, güçlü, hak ve özgürlükleri koruyan, bunları güvence altına alan, çağdaş bir anayasa yapacaklarını bildirdi.

SEÇİM BARAJI
''Siyasi Partiler Yasası, Türkiye'de demokrasinin önünü tıkamıyor mu? Recep Bey, hangi milli iradeden söz ediyor?'' sorusunu yönelten Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında, halkın iradesini parlamentoya yansıtacaklarını, bugünkü lider sultasını yıkacaklarını, vatandaşın, gidip milletvekillerini seçeceğini, yeri geldiğinde de milletvekilinden hesap soracağını anlattı.

Kemal Kılıçdaroğlu, ''ucube'' diye nitelediği yüzde 10 seçim barajını da kaldıracaklarını belirtti.

Kılıçdaroğlu, yapılan anketlerde her 2 vatandaştan 1'inin yolsuzluğun arttığını söylediğini belirterek, Türkiye'nin en temel sorunlarından birinin bu olduğunu söyledi.

''Demokrasi, temiz siyaset, hesap sorulmasını mı istiyorsunuz; gelin CHP'ye'' çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, temiz, ahlaklı siyaseti arzu ettiklerini, hesap vermenin görevleri olduğunu kaydetti.

'DOKUNULMAZLIK AYIBI KALKACAK'
Kılıçdaroğlu, partisinin iktidara gelmesi halinde yapacaklarını şöyle sıraladı:

''CHP iktidarında, siyasi ahlak yasasını çıkaracağız, siyasete ahlak getireceğiz, her milletvekili mal varlığını internet sitesinde yayınlayacak. Alın teriyle kazanılmış paradan, herkes onur duymalı. Ama birilerini dolandır, sahtekarlık yap, ihaleye fesat karıştır, çık siyasette memleketi yönet, izin vermezler, yedirmeyeceğiz onu. Bu ülkeye dürüst, temiz siyaset getireceğiz. Bunun için Mecliste kesin hesap komisyonu oluşturacağız. Verilmeyecek bir hesabımız yok. Vatandaştan aldığımız 5 kuruşun dahi hesabını vermek, bizim için onurlu görevdir. Bunun için iktidarı yönetmeye talibiz. Kara parayla siyaset olmaz. Birileri diyordu ya dışarıda parası varsa, bizim olsun diye, senin kara, haram parana bizim ihtiyacımız yoktur. Dokunulmazlıklar 21. yüzyıl Türkiye'sine yakışmıyor, ayıptır bu. Bu ayıbı kaldıracağız, kürsü dokunulmazlığıyla sınırlayacağız. Köşeyi dön diye değil, millete hizmet et diye vatandaş seni milletvekili yaptı.''

'BERİVAN DA BİZİM HAKAN DA BİZİM'
Kılıçdaroğlu, Güneydoğu'nun, ciddi, çözülmeyen sorunlardan biri olduğunu dile getirerek, sorun çözülmüyorsa kabahati siyaset kurumunda aramak gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, görmezden, duymazdan gelinmesi, ''asker ne istediyse verdik'' denilmesinin, işi baştan savmak olduğunu kaydederek, bu konuda en tutarlı partinin CHP olduğunu, 1989'da yazdıkları raporu, şimdi yenilediklerini, sorunu çözeceklerini söyledi.

Bunu, toplumsal uzlaşmayla, kardeşçe, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkarak çözeceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, çözümün başında Lozan Antlaşması'nın olduğunu kaydetti.

Kılıçdaroğlu, yurttaşlık hukuku, insan hakları çerçevesinde bu sorunu çözmek zorunda olduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Biz, birilerinin yaptığı gibi Güneydoğu'da 'size modern hapishane yapacağız' demeyeceğiz. Dışarıda, başka yerlerde çözüm aramayacağız. Akılla, mantıkla, insan haklarına, özgürlüklerine sahip çıkarak, demokrasi ekseninde çözeceğiz. Fırat'ın doğusu da batısı da bizim. Berivan da Hakan da bizim. Rojin de Agop da bizim. Ferhat ile Şirin de Mem-u Zin de bizim. Bütün toplumu kucaklayacağız. Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşlarıyız. Bizi kimse ayıramaz. Siyasetçinin görevi toplumu ayrıştırmak değildir. Kimlik, inanç temelinde siyaset yapmayacağız; o 19. yüzyıl politikaları. İnsan temelli siyaset yapacağız.

'BİZ ÜÇÜNCÜ YOLUZ'
Başbakan'ın, 12 Ağustos 2005'de Diyarbakır'da yaptığı mitingde, bir genç fabrika kurulmasını istiyor, bir kaç kez söylüyor, Başbakan duymamazlıktan geliyor, sonra 'bedavacılığa alışmayın' diyor. Kim yapacak? Biz, fabrika kuracağız, istihdam yaratacağız. Buradan Doğu, Güneydoğu'daki bütün yurttaşlara sesleniyorum, etnik kimliklerinize saygılıyız, inançlarınıza da saygılıyız; biz üçüncü yoluz. İnsan odaklı, sosyal demokrat, halkçı bir partiyiz, sizin partiniziz, bizi kucaklayın. Etnik kimliklerinizi, inançlarınızı sömürdüler; senin derdin var, biz onu çözmeye hazırız. Onun için biz üçüncü yol, çağdaş yoluz, derdini çözmek benim borcum. 19. yüzyıl politikalarının arkasına kimse çıkmasın.''

Kılıçdaroğlu, AB yetkililerine, ''Bize kimse çifte standart uygulamasın. Biz nasıl net, tutarlı politikalardan yanaysak, AB yetkililerinin de Türkiye'ye karşı aynı netlik ve tutarlılıkta, görüş bildirmesini isteriz'' diye seslendi.

'KORKAKLAR HER GÜN ÖLÜR'
Daha önce CHP'de parti içi demokrasiyi getireceğine dair verdiği söze işaret eden Kılıçdaroğlu, bu sözünün arkasında olduğunu bildirdi. Kılıçdaroğlu, tüzük kurultayının geleceğini, ''Tüzüğü göreceksiniz; nasıl ki çok partili rejimi getiren bir CHP varsa, parti içi demokrasiyi getiren, çağdaş bir tüzükle yeni CHP olacak. Bütün siyasi partilere bu örnek olacaktır. CHP'deki bütün demokratik kanalları açacağız. Başkanlık Divanı önüne gelin imza atın, bunu kaldıracağız. Yeni araçlarımız bütün Türkiye'de olacak, vatandaş araçlarda, bir kaç dakika içinde hiçbir bedel ödemeden CHP kartı alacak. Çünkü biz, düşünce özgürlüğünü savunuyoruz, çağdaşlığı, demokrasiyi istiyoruz, önce kendi içimizde yapacağız'' diye konuştu.

CHP'nin, bürokratik devlet solculuğu yapan bir parti değil, halkın partisi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP delegesi, üyesi, sempatizanı olmanın önemli olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, yaratılan korku imparatorluğunu yıkmaları, özgürlüğü, barışı, hoşgörüyü ülkede egemen kılmaları gerektiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İşadamı, sanayici, esnafa sesleniyorum, kapalı kapılar arkasında Hükümetin sizi nasıl tehdit ettiğini, cezalar yağdırdığını biliyorum, ama artık ayağa kalkın, korkmayın, beraber yürüyelim. Memurlara sesleniyorum, siz devletin işini yapacaksınız, siyasi partinin değil, çekinmeyin, yürekli olun, siz de ayağa kalkın. Çiftçi kardeşlere sesleniyorum, sen de ayağa kalk, CHP saflarına gel, sen de yürekli ol.

Mehmet Haberal içeride, ona rapor veren 4 üniversite hocası, başınızı kaldırın, özgürsünüz, vicdanınız özgür sizin. Üniversite hocaları siz de ayağa kalkın, üniversiteleri ayağa kaldırın. Adalet değil siyaset dağıtması istenen yargıçlar, sizler de itiraz edin, isyan edin. Medya, halkın iktidarında özgür olacaksınız, siz de kalkın ayağa. Korkaklar hergün ölür, yürekliler ise bir gün.''

‘HAZIR MISINIZ?’
Kılıçdaroğlu'nun, salonda bulunan delegelere, partiye destek verenlere ''Ayakta mısınız?'' diye sorması üzerine salondakiler ayağa kalktı. Kılıçdaroğlu ''Yeter artık diyeceğiz; ezilmeye, sömürülmeye, korku imparatorluğuna yeter. Hazır mısınız?'' diye sordu ve ''Hazırız'' cevabı aldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Ben de hazırım'' diyerek, sözlerini tamamladı.