Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Kadir Topbaş’a İstanbullular adına bir çağrıda bulunduk. ‘Şirketlerin bilançolarını ve gelir-gider tablolarını açıklayın’ diye. Topbaş açıklamadığı için bilançolardan yola çıkarak 21 şirketin ticari karlarını, zararlarını, borçlarını ve öz sermayelerini zorunlu olarak biz açıklıyoruz. 21 şirketin 3’ü zarar, 18’i ticari kar beyan etmiştir. Zararların toplamı 17 milyon 957 bin 370,43 TL’dir. Kalan 18 şirketin ticari karı da 296 milyon 565 bin 545,75 TL’dir. Bu sonuçlar olumlu gibi görünmekle beraber, bilançolar incelendiğinde farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. 21 şirketin 31 Aralık 2007 tarihi itibariyle kısa ve uzun vadeli borçları 2 milyar 407 milyon 524 bin 840,08 TL’dir.”

Bilançolar daha yakından incelendiğinde bir şirketin durumunun özellik arz ettiğini, İDO’nun hesaplarına bakıldığında 283 milyon 741 bin 42,62 TL tutarında, “kanunen kabul edilmeyen” gider görüldüğünü anlatan Kılıçdaroğlu, bu giderlerin neler olduğunu Topbaş’ın açıklamasını beklediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Şirketlerin yıllık bilanço karları ile giderlerindeki borç yükü arasında yaklaşık 1’e 10 oran vardır. Yani şirketler yıllık karlarını 10 yıl üst üste koyup biriktirdikleri zaman ancak ana para borçlarının bugünkü tutarını karşılayabilmektedirler. Borç miktarı 2 milyar 64 milyon dolar iken, tüm şirketlerin kar toplamı ancak 239 milyon dolardır. Bu borçlar, sadece 21 anonim şirkete ait borçlardır. Ayrıca, Büyükşehir Belediye Başkanlığının Hazine Müsteşarlığı kayıtlarına göre, 2 milyar 321 milyon 100 bin 751 dolar borcunun bulunduğu da bilinmektedir.”

Topbaş’ın 2004’te yaptığı bir röportajda, belediyeyi Ali Müfit Gürtuna’dan borç olmaksızın devraldığını söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, bugün gelinen noktada ise belediyenin mali yapısının “iç açıcı olmadığını”, alınan borcun faizini ödemek için bile yeniden borçlanıldığını öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, “Belediyenin raylı sistem gelirleri, yangın sigorta vergi gelirleri, emlak vergisi gelirleri, ilan asma tahsisi, bakım ücreti gelirleri, servis araçları ruhsat izin harcı gelirleri, ilan ve reklam vergisi gelirlerinin önemli bir kısmı 2022 yılına kadar ipotek altına alınmış, borçların geri ödenmesine tahsis edilmiştir. 21. yüzyılda Düyun-u Umumiye İdaresi belediyede taht kurmuştur” diye konuştu.

“Belediyenin saydam olmamasının temelinde de bu bilgilerin İstanbullulardan gizlenmek istenmesinin yattığını” savunan Kılıçdaroğlu, “Biz söz veriyoruz, İstanbul’a ve İstanbulluya hesap vermeyi onurlu bir görev olarak kabul edeceğiz. Bu anlayışla İstanbulluya hizmet edeceğiz. İstanbul, 21. yüzyılda bir dünya markası olacaksa bunun yolu saydam yönetimden geçmektedir. Saydam yönetim, kul hakkı yemeyen yönetimdir” şeklinde konuştu.