CHP grup toplantısında konuşan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu referandumdan 4 gün sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa isteyenlere davette bulunarak birlikte çalışma teklifi önerdiğini kaydetti. Başbakan’ın çalışmalara hemen başladıklarını belirttiğini de kaydetti.

Kılıçdaroğlu referandumdan 12 gün sonra ise AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yeni anayasa çalışmalarına başladıklarını belirttiğini açıkladı. Başbakan’ın “Diyalog ve uzlaşma azami üzerinde duracağımız iki ilkemiz olacak” dediğini de açıkladı.

Başbakan’ın anayasa için hemen çalışalım dediğini ancak kendilerinin bu teklifi kabul ettikten sonra Erdoğan’ın Bulgaristan’a giderken açıklama yaparak kimsenin kendilerine 2011 için komisyon kuralım ya da başka bir teklifle gelmmesi gerektiğini ve kendilerinin 2011 seçimleri öncesi böyle bir gündemleri olmadığı sözünü eleştirdi.

Başbakan’ın söylemi ile eyleminin tutmadığını aktaran Kılıçdaroğlu bu değişimin nedeninin kendilerinin itiraz edeceği beklentii olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bizim koro halinde karşı çıkacağımızı düşünüyordu. Ezberi bozulunca kaçmaya başladı. Kaçma Sayın Başbakan” dedi.

Anaysa’nın topluma dar geldiğini söyleyen Kılıçödaroğlu Başbakan’a birlikte yeni anayasa yapma çağrısında bulundu.

Meclis’in yoğun olmasına karşın Uyum Komisyonu kurulabileceğini söyleyen CHP Genel Başkanı, her partiden 2 üyenin bu işle görevlendirilebileceğini kaydetti.

Başbakan’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmaya da değinen Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan 4 Eylül’de Diyarbakır’a giderek ‘evet’ oyu istedi. ‘Diyarbakır cezaevinde büyük işkenceler oldu, ben size söz veriyorum onu yıkacağım ama yerine daha büyük ve daha güzel bir hapishane yapacağım’ dedi. Diyarbakırlı kardeşlerime sorum şu dünyanın hangi demokrasisinde bir başbakan bunu teklif eder.

Bir sorum daha var. Diyelim ki CHP Genel Başkanı olarak ben gitseydim ve aynı sözü söyleseydim ne olurdu? Kıyamet kopardı. Ne AB ne ABD, ne medya ne televizyon kalırdı. Başbakan söyleyince neden susuluyor? Bu çifte standartı vicdanı olan her vatandaşın vicdanına bırakıyorum” dedi.

Kendilerinin Brüksel ve Almanya’da çalışmalar yaptıklarını ve kendilerini statükocu olarak tanıyan AB’ye bunun yanlış olduğunu anlattıklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Bizim reform karşıtlığımızla ilgili olarak bir örnek istedik ama veremediler” dedi. Kılıçdaroğlu kendilerinin özgürlükten yana olduğunu da ifade etti.

CHP Genel Başkanı AB’nin Türkiye’ye de çifte standart uygulamasına karşı olduklarını belirtti.

Başbakan’ın Bulgaristan’a giderken “Türkiye’nin önüne hep sorun çıkarıyorlar” sözünü de eleştiren Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın AB ile anlaşma imzalarken neyin altına imza attığını bilmediğini iddia etti. Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın AB’ye verdiği sözleri tutmadığını ve esasında AB’yi Başbakan’ın oyaladığını belirtti.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasındaki diğer öne çıkan sözleri ise, "Cumhuriyet Halk Partisi son kişi kalıncaya kadar bütün kirli çalışmaları ortaya çıkarmak zorundadır, bu bizim görevimizdir.

Ekonomide derine inince her şeyin parlak olmadığı görülüyor.

Halka doğru söylemiyorlar, yasaları uygulamıyorlar.

Nobel ödüllü Orhan Pamuk, ‘Yeni Hayat’ romanına ‘Birgün bir kitap okudum, hayatım değişti’ diye başlıyor. Sayın Hanefi Avcı, bir gün bir kitap yazdı ve onun da hayatı değişti. Avcı ‘Binlerce telefon yasadışı dinleniyor’ diyor" oldu.