CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Toplantı, Özgecan için 1 dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Kılıçdaroğlu ve çok sayıda kadın vekilin siyah giyindiği görüldü.

Konuşmasına Özgecan Aslan cinayetiyle başlayan Kılıçdaroğlu, "Asıl tartışmamız gereken konu, bu olayları nasıl engelleriz. İdam olsa ne olur? Sorun çözülecek mi Bu bir kişinin olayı değil. Türkiye nefes alamaz durumda. Yarı açık cezaevine döndürüldü" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"Kadın nasıl doğuracak, kaç tane doğuracak hepsine karar verecekler. Kadın gülmesin, sokağa çıkmasın, onlar karar verecek.

Bu siyasal iktidar size nefes aldırmamaya ant içmiş bir siyasal iktidardır. Her olaya her şeye müdahale ediyorlar. Buna izin vermeyin. İktidarları döneminde 5 bin 406 kadın öldürüldü, tam bir katliam. 

Kadına yönelik şiddet yüzde bin 400 arttı. Üzerinde hepimizin durması gereken temel bir noktadır. Hepimiz özellikle kadınlarımız oturup yeniden düşünmeliler. Emin olun evlerinden dışarı çıkmalarını yasaklar bu totaliter iktidar.

Aşama aşama bunu hayata geçirmeye çalışıyorlar. Küçümsediğimiz Afrika ülkeleri bile kadın erkek eşitliği konusunda bizden çok daha ileride. Bu ülkenin namuslu insanları çocuklarını kaybedenlerin yanında. Üzerimize düşen görvi parlamentoda yapacağız, bu ülkenin özgürlüğü için."

"ROMANLAR EŞİT YURTTAŞ OLMAK İSTİYOR"

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

Türkiye'nin sorunu en yoğun yaşayanlar Roman kardeşlerimizdir. Romanlarla oturduk toplantı yaptık. Bizden çok bir şey istemiyorlar. Eşit yurttaş olmak istiyorlar. Siz bu ülkenin eşit yurttaşlarısınız. Roman çocukların eğitimi çok önemli. Her Roman mahallesinde bir kreş olacak. Her Roman mahallesinde mutlaka bir kadın eğitim merkezi yapılacak. CHP'li belediyelere talimat verdim. 

Kentsel dönüşümü sizin arzu ettiğiniz şekilde yapacağız, buna söz veriyoruz. En önemlisi parlamentoda neden Roman yok. Onun da sözünü veriyorum size.

PEYGAMBERİN HADİSİYLE ÖRNEK VERDİ

Demokrasinin birden fazla tanımı vardır. Birileri de demokrasiyi sadece seçimden seçime gidip oy kullanmak olarak tanımlar. Demokrasi bağımsız kurumlara, siyasetin müdahale etmemesini öngörür. Sıcak siyaset buraya müdahale etmez. Enflasyon varsa, işsizlik varsa mücadele edecek bir kurum vardır.

Bunları Ecevit hükümeti yaptı, ağır bir fatura ödedi ve siyasetten çekildi. Sonra bunlar geldi. Manevi değerlerimizi güçlendirmek istiyoruz dediler. Vatandaş da inandı. Yolsuzluk konusunda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yolsuzluk konusunda ciddi bir mücadele verdiğini düşünen varsa beni bir arasın.

Hiçbir şey söylemiyeceğim bu konuda sadece sevgili Peygamberimizin sözünü söyleyeceğim: Öyle bir zaman gelecek, rüşvet, hediye adı altında alınıp verilecek, ibret olsun diye, gözdağı vermek için suçsuz kimseler öldürülecektir.' Çağların ötesinden teşhiste bulunmuş. Vatandaşı kendilerine muhtaç hale getirmek için iktidar oldular. Söz veriyorum, yoksulluğu 4 yıl içinde tarihe gömeceğim.

"NEREDEN NEREYE GELDİLER"

Yasaklarla mücadele edeceğiz. Yeni yasaklar geliyor Ne adaleti ne kalkınması kaldı. Aldı kaçtı partisi oldu. Nereden nereye geldi bu parti. 

Kimse mutlu huzurlu değil. Huzursuz adam doktora gider. Halk depresyon ilaçları alıyor. Her 4 vatandaştan birisi depresyonda. 17 milyon kutu antidepresan ilaç kullanılmış. Bu rakamlar da bizim rakamlarımız değil. Bunu da baskılamaya çalışıyorlar. 

Gelen yasa tasarısının amacı bu. Vatandaşın molotof atacak hali yok. Ama bu tablo hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir tablo.

"HERALDE KOMİSYON ALACAKLAR"

5.5 milyon gencimiz işsiz. İşsizliği önleyeceğiz diye bir çabamız yok. Avrupa'ya gelin size iş verelim diyorlar. Kimsenin aklına böyle bir şaka yapmak gelmez. Şimdi yurtdışından insan getirecekler, Türkiye'de çalışsınlar diye. Sanki Türkiye'de herkese iş buldular da. Onlardan komisyon alacaklar heralde. 

Toplumda derin bir çürüme var. Her 5 evliliğin 1'i boşanmayla sonuçlanıyor. Sözde manevi değerleri güçlendireceklerdi, ceplerini güçlendirdiler. Araştırma yapılmış, bu boşanmaların sebebi ne? Ekonomik sorunlar boşanmanın birinci sebebi.

Vatandaşların bankalara borcu.2002'de 6 milyar, 2014'te 353 milyara çıkmış. Borçlu vatandaşlarıma sesleniyorum. Benim başbakanlığımda seni bu borçlardan kurtaracağım. Bunun nasıl yapılacağını çok iyi biliyorum. Bunlar halk için değil, yandaş için çalışanlar. Bu milletin sabrına hayranım. Böyle tablo yaşatmasına rağmen hala AKP'ye oy vereceğim diyor. 

İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. İşsizliği önlemekle ilgili olarak ağızlarından bir cümle çıktı mı? Çıkmadı. Ben söz veriyorum, CHP iktidarında işsiz bırakmayacağım. İşsiz olursa ne olur? 12 yılda en çok işlenen suçları hırsızlık, dolandırıcılık ve yaralama. Böyle bir tablo ile karşı karşıyayız. Hapishaneler dolmuş taşmış durumda. 

"VATANDAŞA KURŞUN SIKACAĞINA UYUŞTURUCUYU ENGELLE"

12 yılda çocuklarımız uyuşturucu bataklığına sürüklendi. Okulların önünde peynir ekmek gibi uyuşturucu satılıyor. Başbakan koltuğunda oturan kimse yok ki. 23 Nisan çocuğu olsa önlem alır. Polise talimat verecek. Vatandaşı kurşunlayacağına uyuşturucuyu engelle. Gereğini yapsana, çocukları bu bataklıktan kurtarsana. Ülke iyi yönetilmiyor.

BAYRAMLARDA MAAŞ VAADİ

Uygulamaya kalktıkları bütün politikalar çöktü. Birbirlerini yiyorlar. İşsizlik bunun en temel göstergesi. 5.5 milyon işsizde o ülkede ekonomi politikası yok demektir. Emekli kardeşim, benin başbakanlığımda CHP'nin ktidarında Ramazan ve Kurban Bayramı'nda birer maaş ikramiye alacaksın. Kurbanı rahat kesmek neymiş Türkiye görecek.

CHP'nin iktidarında Suriye ve Ortadoğu ile sorunlarımızı çözeceğiz. İşi bu ülkenin insanlarına vereceğiz. Öyle duruma geldik ki Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la alay ediliyor. Cumhurbaşkanı umrumda değil diyor. Biliyoruz senin yeşil dolarlar umrunda."