Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) akademik yılı açılışına katılmak için karayoluyla Isparta'ya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Doğu Yerleşkesi'ndeki yemekhanede yemek yedi.

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin ''Türkiye gündemine ilişkin soruları yanıtlayacak mısınız?'' şeklindeki sorusu üzerine, ''Arkadaşlar Türkiye'nin gündemini biliyorum. Onu daha sonra değerlendiririz'' karşılığını verdi.

Aynı soruyu soran gazetecinin, ''Başörtüsü sorununun çözümüne yönelik bir çıkış yaptınız. Bu çıkışınız kamuoyunda ciddi destek gördü ancak parti içinde ciddi bir dirençle karşılaştınız'' şeklindeki sözleri üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Kim söyledi ciddi bir dirençle karşılaştığımızı?'' dedi.

CHP Lideri, gazetecinin bu haberlerin basında yer aldığını belirtmesi üzerine, ''Doğru değil. Parti içinde bir sorun yok. Sorunu belli çevreler sorun olarak yansıtıyorlar. Biz de o tuzağa düşmemeye özen gösteriyoruz'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, ''Nedir efendim formülünüz?'' yönündeki soruya da, ''Formülü önce sayın Başbakan'a sorun bakalım. Nedir formül?'' yanıtını verdi.

Bu konuşmalar sırasında Rektör Baydar'ın odasında bulunan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak da, ''Türkiye'nin başka sorunu yok. Her şey güllük gülistanlık. İstihdam problemi yok. Sanayi almış başını gidiyor. Türbanla, sanıyorum hiçbir problemimiz kalmayacak'' dedi. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

''Halkın gündemi farklı, iktidarın gündemi farklı. Burada sorumluluk aslında medyaya düşüyor. Medya halkın gündemini yakaladığı zaman, o zaman gerçek anlamda medyanın sesi olmuş olursun. İşsizliğin, yoksulluğun olduğu bir yerde sanayicinin, ihracatçının sorunlarının olduğu bir yerde, üniversitelerin sorunları olduğu bir yerde, HSYK üyelerinin topluca istifa ettiği bir yerde sizin soracağınız soruların farklı olması lazım, olayların farklı değerlendirilmesi lazım. Olayları farklı değerlendirmek lazım. Üniversitenin çatısı altındayız doğru, güzel bir yerdeyiz aslında. Olması gereken bir yerdeyiz. Yüceltmemiz gereken bir yerdeyiz ama suskunluğun egemen olduğu bir yerdeyiz.''