CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim beyannamesini açıklıyor.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şunlar: "CHP, ciddi değişim ve dönüşümleri yapan partidir. Dördüncü büyük adımı atacağız, demokrasiyi ve özgürlüğü getireceğiz.

12 Eylül anayasasıyla demokrasi ve özgürlük gelir mi bu ülkeye? Hayır. Birilerinin yaptığı gibi değil, evrensel değerlere sahip olarak demokrasiyi ve özgürlüğü getireceğiz. Sabahın beşinde kimsenin kapısı polis tarafından çalınmayacak. İlk hamlemizi anayasayla yapacağız. Öyle oturup bir partinin mutfağında bir anayasa hazırlanmayacak, geniş katılımlı, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, baroların destek verdiği bir anayasa olacak. Her yurttaş eline aldığında gururla taşıyabilecek.

Kim baskı görürse görsün baskılara karşı mücadele edeceğiz, bizimle aynı görüşte olmayan insanların gördükleri baskılara da karşı çıkacağız.

Medya, ticaret ve siyaset arasındaki ilişkileri de yeniden düzenleyeceğiz. Ve TRT'yi iktidarın borazanı olmaktan çıkaracağız.

Kuşkusuz hepsinden daha önemlisi yargı... Yargının bağımsız olması lazım, evrensel kurallarla çalışması gerekiyor. Yargının verdiği karar kamu vicdanında kabul görmeli. Yargı bağımsızlığıyla ilgili ciddi projelerimiz var. Önce HSYK'yı değiştireceğiz, bir yargıçlar kurulu olacak. Yeni kurulda bakan ve müsteşarın, yani siyasi otoritenin yeri yok. Yargıçlar kurulunun ayrı bir bütçesi olacak, bütçesini yasaların öngördüğü şekilde harcayacak. 'Maliye Bakanı bana izin verir mi?' endişesi taşımayacak.

Adalet Akademisi kuracağız, sınavla seçilen yargıçlar orada eğitim görecek ve sonra görev alacak. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin yerine kurulan özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız.

Adli Tıp Kurumu'nu da özerk bir yapıya kavuşturacağız. Kendi vicdanlarına göre rapor hazırlayıp sunacaklar.

Geçen hafta bir kriz yaşadık. Yüzde 10 barajının getirdiği kriz. Oy verdiğim siyasal parti vekil çıkaramıyor, barajı aşamadığı için. Buna da milli irade deniyor. Bunun adı milli irade hırsızlığıdır. Bu hırsızlığa izin vermeyeceğiz. (alkışlar) Madem ki milli irade diyoruz, o zaman milli iradenin parlamentoya yansıması lazım. Yüzde 10 seçim barajını kaldırmak CHP'nin boynunun borcu olacak, bunu kaldıracağız.

Sivil toplum anlayışında kapsayıcı olacağız. Onların önünü açacağız. Önce onları dinleyeceğiz. Sivil toplum derken TBMM ihtisas komisyonlarında her yasa görüşülürken, bu yasayla ilgili görüşlerini alacağız. Yasa sadece parlamento çatısı altında oluşup bitmeyecek. Bu da bizim CHP olarak topluma verdiğmiz sözdür.

Doğu ve Güneydoğu’daki baskılar toplumu rahatsız ediyor. Baskının olmadığı bir özgür insan modelini Türkiye’ye egemen kılacağız. Kürt yurttaşlarımız kendi kimliklerini özgürce yaşayacak.

Kimse kör bir kurşuna hedef olmamalı. Faili meçhulleri aydınlatacağız. Kayıplar için uluslararası kuralar neyse onu uygulayacağız. İnsana değer veriyorsak hiçbir insan kaybolmamalı. Failleri alacağız yargıya teslim edeceğiz. Bu CHP'nin demokrasi sözüdür.

Biz Diyarbakırlılara hapishane değil fabrika sözü veriyoruz. Bu sözü bütün Türkiye'ye veriyoruz. İşkence merkezi olan Diyarbakır Cezaevi'ni bir toplumsal barış müzesi haline getireceğiz.

Alevi yurttaşlarımızın eşit yurttaşlık talebini her alanda hayata geçireceğiz.

Dokunulmazlıkları kaldıracağız ve bu ayıptan Türkiye'yi kurtaracağız. İhaleye fesat karıştıran birisinin millet adına söz söylemeye hakkı var mıdır? Bu ayıbı temizleyeceğiz. Siyasi ahlak yasasını çıkartacağız. Milleti soymayan bir siyaset istiyoruz. Bize güvenin, dokunulmazlıkları kaldıracağız, siyaseti şeffaf hale getireceğiz, bize güvenin.

9 yıllık iktidara baktığımızda üreten değil tüketen Türkiye'yi görüyoruz. Büyüyen değil küçülen kentleri görüyoruz. Bayburtlu kardeşlerimiz de unutmasınlar ve diğer milletvekili sayısı düşen diğer iller de unutmasınlar. Bayburtlular kendilerine sormayacaklar mı, neden kan kaybediyoruz, neden düşüşteyiz? Birileri insanları zorla mı göçe zorladı? Hayır. İşsizlik onları göçe zorladı. O kentlerde büyüyen icra daireleridir. İşizlik kalıcı bir sorun, izlenen politika birçok insanın göç etmesine neden oldu.

İnsan varsa her şey var. İnsan mutluysa toplum mutlu, aile mutlu. Güçlü bir sosyal devlet hedefimiz var, ilk olarak.

İkinci olarak istikrarlı bir ekonomiyi hedefliyoruz. Kriz geliyor mu diye kimsenin korkmadığı, kendi iç dinamikleri büyümeyi sağlayan, dünyadan kopmamış tam tersine dünya markaları yaratmış bir ekonomi istiyoruz.

Üçüncü olarak rekabetçi bir ekonomi istiyoruz. Dünyaya açık, dünyayla yarışan bir ekonomi. Türkiye için büyüme hedefimiz yüzde 7, Doğu ve Güneydoğu için yüzde 9.5. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez böyle bir hedefi biz açıkladık. Her yıl en az 800 bin kişiye iş vaatediyoruz.

Yeni bir müsteşarlık kuracağız, Teşvik Uygulama Müsteşarlığı. İşadamları teşvik almak için 50 devlet dairesi geziyor şu anda, bunların tümünü kaldırıp tek bir noktada çözeceğiz. İşadamlarının önündeki bütün engelleri ortadan kaldıracağız, yeter ki sen istihdam yarat. Tekstilcilerimiz Mısır'a gidiyor fabrika kurup, buradan söz veriyorum Mısır'ın sağladığı imkanların daha iyisini Türkiye'de yaratacağız. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da fabrika kuranlardan gerekirse vergi bile almayacağız.

Kobilere sıfır faizli kredi vereceğiz. Kobi projesi Türkiye'yi ayağa kaldıracak projelerden biri. İstihdamı artıran, vergisini ödeyen işadamı o kadar çok kredi alabilecek.

Gelir İdaresi Başkanlığı'nı özerk hale getireceğiz. Bu işadamı bize yan baktı deyip ona ceza yazma dönemi sona erecek. Tüm sosyal güvenlik primlerini Gelir İdaresi toplayacak. Milyonlarca kağıdı tedavülden kaldıracağız. Bürokraside Cumhuriyet tarihinin en büyük tasarrufunu yapmış olacağız. Gelir İdaresi vergileri adil toplayan bir idare haline gelecek. Oradan siyasi otoriteyi kaldıracağız.

Ekonomi yönetimindeki dağınıklığa son vereceğiz. Bakmayın gazetelelerin ekonomide başarılı demesine. Öyle olsaydı üç af çıkarmazlardı. Finansal İstikrar Kurumu oluşturacağız. Biz bütçeyi yapacağız, Gelir İdaresi'ni güçlendireceğiz, sıfır faizli kredi vereceğiz. TBMM'de Kesin Hesap Komisyonu kuracağız, onun başkanı muhalefet partisinden olacak. Hesap vermekten korkmayacağız.

2B'leri de çözeceğiz, projelerimizi açıkladık. Dün niye Anayasa Mahkemesi'ne başvurdunuz. Bizimle sizin dünyanız arasında fark var. Siz para peşinde koşuyordunuz. Biz orman köylüsüne parasız vereceğiz. Aramızdaki fark bu.

Mayınlı arazileri mayından arındıracağız. Toprak reformuyla topraksız köylülere vereceğiz o arazileri. Milyonlarca dönüm arazi ekilmiyor. Mazotu 1,5 lira yapacağız. Bu söz CHP'nin sözüdür.

Taksi esnafımız hayati tehlikelerle karşı karşıya kalır. Taksilerini yenilemek istiyorlar. ABD bile bizim modelimizi kabul ediyor. Niçin ağır vergiler nedeniyle bunu kullanamıyoruz. Arabaları yenilerken bir sefere mahsus olarak her yenilemede KDV ve ÖTV olmayacak. Taksinizi yenileyeceksiniz.

Fındık açısından dünyanın bir numarasıyız. Sözümüzdür fındık borsasını Karadeniz'de kuracağız. Dünya fındık fiyatını da Karadeniz belirleyecek. Fiskobirlik'i yeniden ayağa kaldıracağız. Fındık üreticisini destekleyecek tarzda çalışacak.

Nükleer santraller tartışılıyor. Biz nükleer santral için referanduma gideceğiz. Halk ne derse ona göre karar vereceğiz.

Artık Türkiye'de sağır sultan bile aile sigortasını duyacak. Hiçbir ev yoksul olmayacak. Hiçbir evde çocuklar yatağa aç girmeyecek. Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir, bu hakkı CHP verecek. Aile sigortasına itiraz ettiler. Sonra baktılar para var. Sonra dönüp dediler ki biz daha fazlasını veriyoruz. O yiyeceği sen kimden alıyorsun? Kendi yandaşından. Niye para vermiyorsun? Sen yürekliysen sen de 700 lira, 800 lira ver. Veremezler, çünkü biz yoksulluğu bitirmek istiyoruz. Onlar yoksulluğu yönetmek istiyorlar. Bize oy versin, vermesin yoksulluğu bitirmek istiyoruz.

Aile sigortasında güçlü kadın istiyoruz. Güçlü kadın ne demektir,evini yöneten kadın demektir. Onun için diyoruz kadının banka hesabına yatıracağız parayı. Kadın kimseye minnet etmeyecek.

Taşeron uygulamasına son vereceğiz. Devlette taşeronluk olmaz. Çalıştırıyorsan parasını verirsin, sigortasını verirsin. Bütün taşeron işçilere sesleniyorum, CHP dışında hiç kimse taşeronluğu kaldıracağız vaadi vermedi. 4-B, 4-C ucubesini de kaldıracağız. Aynı yerde çalışan iki kişiden biri 11 ay çalışıp bir ay sonra yeniden bir sözleşem yapıyor. Bunu da kaldıracağız.

Bütün organize sanayi bölgelerinde yatılı meslek lisesi kuracağız. Nitelikli ara eleman ihtiyacını buradan karşılaşacağız. O okula kayıt yaptıran öğrencinin stajı bitinceye kadar sigorta pirimini devlet yatıracak ve böylece sosyal güvencesi olacak.

Askerliği 9 aya indireceğiz, aşamalı olarak da 6 aya inecek. 15 ay süren askerliği 9 aya, 9 ayı da 6 aya indirdiğinizde ortaya çıkan tasarrufu düşünün. Bu tasarruf istihdama gidecek.

Gün ışığında bir yönetim olacak. İhaleyi de böyle yapacağız. Vatandaşa hizmet şeffaf olacak.

YÖK'ü kaldıracağız, üniversite öğrencileri üniversitenin yönetiminde söz sahibi olacak.

Biz bir ayıbı daha temizleyeceğiz. Daha düne kadar ÖSYM cumhuriyetin kurduğu en güvenilir kurumlardan biriydi. Hiçbirimizin aklına gelmezdi, burada torpil olur, şifre olur diye... Bu ayıba son vereceğiz. ÖSYM'ye bu tür çağdışı kalmış kafaların atanmasına engel olacağız. Çocuklarımızı şifrelerden kurtaracağız. ÖSYM'nin başındaki kişi daha önce başka bir ayıpla toplumun karşısına çıkmış. Nereden buluyorlar bu adamları?

Sanatçılarımız için de bir adım atıyoruz. Sanatçıların çalışmadığı, iş bulamadığı dönemlerde onların sosyal güvenlik primlerini Kültür Bakanlığı bütçesinden ödeyeceğiz.

Beyanname veren her vergi mükellefi, son sayfada bir yıl önce ödediği verginin nereye harcandığını görecek. Yazılı olarak görebilecek harcama listesini.

Anadolu'da 20 kenti ciddi bir cazibe merkezine dönüştüreceğiz. İstanbul'u Londra ve Paris gibi Avrupa'nın üçüncü kenti yapacağız.

Ankara bir Ar-Ge kenti, bir üniversite kenti olacak. BSaşkenti daha da güçlendireceğiz.

Yerel yönetimler kendi gelirinin sahibi olacak. Gerekli yasaları çıkaracağız. Muhtarlarımızın derdi var. Sosyal güvenlik priblerini kendileri ödüyorlar. Buna son vereceğiz.

Adana ve Mersin'i Singapur gibi düşünüyoruz. Bütün petrol hatlarının geldiği nokta...

İzmir'i bütün Avrupa'nın sağlık merkezi haline getirmek istiyoruz. Tıpkı Tayland gibi...

Özgürlüğün ve umudun Türkiye'si. Yani herkesin Türkiye'si. Bizim hedefimiz bu."