Kılıçdaroğlu: Yüreğin varsa TV'de karşıma çık

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan'a seslendi, "Yüreğin varsa istediğin televizyon kanalında karşıma çık" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay'da, Uğur Mumcu Meydanı'nda düzenlenen mitingde sözlerine ''Görüyorum ki siz hazırsınız, Kemal kardeşiniz de hazır. Beraber yürüyeceğiz, beraber mücadele edeceğiz ve inanın gücümüzü birleştirdiğimiz zaman haramilerin iktidarını yıkıp halkın iktidarını koruyacağız, kararlıyım bu konuda'' diyerek başladı.

Kılıçdaroğlu, ''kendileri için yandaş olmadığını, yurttaşın olduğunu'' belirterek, ''Önce vatandaş sonra yine vatandaş var. Size bir örnek vereceğim. Unutmamanız gereken bir örnek vereceğim. Kullanmadığınız doğal gazın bedeli olarak 2 milyar 400 milyon dolar para ödedik. Çıkıp desinler, 'biz 2 milyar 400 milyon dolar ödemedik' diye, bunu diyebilirler mi? Dedikleri an 2 milyar 400 milyon dolarlık rakamı sizin adınıza söz veriyorum onların yakalarına iliştireceğim.

2 milyar 400 milyon dolar parayı kim ödedi? Siz sanmayın Recep Bey ödedi. Recep Bey'in cebi dolarlarla dolu, onun tuzu kuru. O parayı bu millet ödedi, bu ülkenin yoksul insanları ödedi. Telefonla konuşurken, bulaşık yıkarken, ekmek alırken, peynir alırken, süt alırken, otobüse binerken her zaman her ortamda ödediniz. Kullanılmayan doğal gazın bedeli olarak 2 milyar 400 milyon dolar ödediler. Ben diyorum ki aile sigortası getireceğiz, sen de getir beraber getirelim , çıkaralım bir an önce yoksulluğu tarihe gömelim. Çocuklar çöpte kağıt toplamasın. Beyefendinin lafına bak 'parayı nereden bulacaksın'. Ben parayı bulurum, parayı buluruz yeter ki halk için çalış, halk için üret.''

Kılıçdaroğlu, alanda bulunan bir grubun pankartına işaret ederek, ''Güzel bir pankart var, aklımıza gelmezdi ama 'Aç kurtlar partisinden kurtarın bizi' diyor. Vallahi bunların açlığı çok tehlikelidir. Bunların tokluk dönemi de çok tehlikeli, ye ye doymazlar bunlar'' dedi.

Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin iktidara gelirken üç şeyle mücadele etme sözü verdiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Yolsuzluklarla mücadele edeceklerdi, ettiler mi? Bakın sevgili dostlarım, yoldaşlarım, kardeşlerim; Kayseri belediyesinde rüşvet toplayan bir kişinin el defterini Recep Bey'e gönderdim. Adam rüşvet toplamış kimden topladığı var, tarihi var altında, ne kadar topladığı da var, hangi firmalardan, kişilerden topladığı da var. 'Soruşturun' dedik. Verdiği cevap, 'defterin fotokopisini aldık ama altında imzası yok toplayan adamın' diyor. Biz de diyeceğiz ki 'eğer sen o defterin altında imza arıyorsan otur adam gibi sen imza at' ve ben eminim defterde imza olsaydı, bu kez 'parmak izi yok' diyecekti. Parmak izi olsaydı 'efendim bu imza ıslak imza değildir' diyecekti. Siz dünyada bir rüşvet defterini görüp soruşturmamak için gerekçe arayan bir başbakan duydunuz mu?''

Kılıçdaroğlu, ''CHP iktidarında kimsenin telefonlarının dinlenmeyeceğini, herkesin hakkını aradığı, özgür bir Türkiye'nin olacağını, yandaş medya kavramının tarihe gömüleceğini'' belirterek, şöyle devam etti:

''Yandaş medyaya 'beş sene musluklarını keseceğiz, gazetecilik yapıyorsan yap diyeceğiz. Yoksulun ödediği vergilerden kimse beslenmeyecek. Oturup kalkıp CHP'ye küfrediyorlar. Bizim iktidarımızda özgürce eleştiri olacak.

Recep Bey, ''biz sana nasıl güvenelim'' diyor. Recep Bey sana sesleniyorum; 'sen istersen bütün bakanlarını, istediğin sosyal güvenlik uzmanlarını, senin istediğin televizyon kanalında senin istediğin gazetecilerle yüreğin varsa gel karşıma çık. Bakalım sosyal güvenlikle ilgili ben ne yapmışım, sen ne yapmışsın, yüreğin varsa karşıma çık. Çıkar mı? Çıkmaz. Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına çıkar mı? Ben de biliyorum çıkamaz, çıkması için mangal gibi yürek olması lazım. Çıkanların sonunu gördünüz. Varsa SSK'da yolsuzluğum niye çıkarmıyorsun? Benim görev yaptığım dönemi araştırmak için bir müfettiş ordusu görevlendirdiler, bir şey bulabilir miyiz diye. O müfettişler rapor hazırladı, eleştirecek bir konu bulamadık diye rapor verdiler. Sen müfettiş görevlendirdin, müfettiş sana rapor verdi. O rapora rağmen kalkıp beni kötülüyorsun sen adam değilsin.

Her şeye tahammül ederim ama iftiraya hayır. İftira atmak doğru değil. Biz birisine yolsuzluk yapar diyorsak bildiğimiz vardır. Belgeyi görmeden, elimizde tutmadan, orijinalını test etmeden konuşmayız. Onlar gibi iftira atmayız. Bir şey söylüyorsak bildiğimiz var. Adam gibi adamsan, kendine güveniyorsan çıkarsın karşıma. Nasıl olsa hükümetsin, bütün devletin arşivi elinde. Sana başka soru sormayacağım. Ben de biliyorum ki gelemez, yüreği yetmez, korkar. Efelendiğine bakmayın siz.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...