CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Martın sonu bahar demiştik. Martın sonunda bahar geldi, baharınız kutlu olsun. Türkiye'ye iyi gelsin dedik ama diğer partiler de baharın gelmesi için ortak çaba gösterdiler. CHP belediye başkanlarına oy veren tüm vatandaşlara yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Verdiğimiz her sözün arkasında duracağız. İyi ki oyumuzu CHP'li bir belediye başkanına verdik diyecekler. Elbette seçimler eşit koşullarda olmadı. 

"BİR AN ÖNCE KARARI VERİN"

Aradan bir ay geçti. Hukuktan yana tavır takındık. YSK'da görev yapan yargıçlar her ortamda hukukun üstünlüğünü savunmak zorundadır. Siyasal baskılara göğüs germek zorundadırlar. YSK'nın bu süreci bir an önce sonlandırması ve Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanı olarak ilan etmesini bekliyorum. Başka bir seçenek yok. Kanuna uyacak, daha önceki içtihatlara aynen uyacak, biz de bunu bekliyoruz. Seçimde kaybedenlerin ürettikleri yasa dışı gerekçeleri reddetmek zorundadır. Kurulan baskılara YSK boyun eğmemek zorundadır. Hukukun üstünlüğünü savunmak zorundadır. Bir an önce kararı verin Türkiye gerçek gündemine dönmüş olsun. 

"TÜRKİYE MALİ KISKACA ALINIYOR"

İşsizlik aldı başını gidiyor. Hanedanla koskoca Türkiye Cumhuriyeti yönetilir mi? Damat asgari ücretle bir ev nasıl geçindirilir biliyor mu? Ekonomiyi teslim etmişler. Kendi hallerini düzeltiyorlar, kendi mutfaklarını düzeltiyorlar. Bu yılın ilk üç ayında 33 milyar lira faiz ödendi. 33 milyar lira faizi 82 milyon vatandaş ödedi. Bunların iktidar olduğu tarihten 2019 şubata kadar dışarıya ödedikleri faiz 165 milyar dolar. Sen bu parayı ödeyeceksin vatandaş sonunda böbreğini satacak. Olay sıradan bir olay değil. Türkiye yeniden mali kıskaca alınıyor. Dolar aldı başını gidiyor. Hala ekonomide iyiye gidiyoruz diye açıklama yapıyorlar.  Terörle işbirliği yapıyor diyorlar. Terörle işbirliği yapan sensin vatandaşla işbirliği yapan benim. Bir dönem teröristlerin her dediğini yapanlar onlar bu ülkenin vatandaşlarının derdini dile getiren genel başkan da benim.

"ORTADA BİR HUKUKSUZLUK VAR"

Derdimiz sadece ekonomi değil. Musa Kart hapse atıldı. Hakan Kara hapiste, Güray Öz hapiste. Cumhuriyet gazetesinin yazarları bunlar. Bunları FETÖ'yle suçluyorlar. Nasıl oluyor da bunlar FETÖ'cü oluyor? Ortada bir hukuksuzluk var. Bunun düzelmesi lazım. Bunu düzeltecek olan da iktidar sahipleri değildir. Bunu namuslu yargıçlar düzeltecektir. Osman Kavala 546 gündür hapiste. Ortada daha iddianame yok. Eren Erdem 305 gündür hapiste. Hayatı FETÖ ile mücadeleyle geçmiş, FETÖ'den içeride. Ailesi perişan vaziyette. Ailesine şunu söyledim; Eren Erdem onurlu kimliğiyle FETÖ ile mücadele eden düzgün ve namuslu bir kişidir. Hapiste kaldığı her gün şeref madalyası olarak tarihte yerini alacaktır. 

"ÇOCUKLARININ YÜZÜNE DAHİ BAKAMAYACAKLAR"

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kuruluş yıldönümündeydik. AYM Başkanı katılanların tamamına güzel bir hukuk dersi verdi. Ama AYM'nin önünde Cumhuriyet davası başvurusu iki yldır bekliyor. Sözcü gazetesiyle ilgili de davalar açıldı. Emin Çölaşan ile FETÖ'cü tanımı yan yana gelir mi? Necati Doğru, sahibi Burak Akbay. Susturmak istiyorlar. Varsın 5 bin satsın ama halkın bilgilenmesi konusunda Sözcü yayın yapmasın. Bunu söylüyorlar. Hakim unvanlı, savcı unvanlı vicdanını ve aklını birine ipotek edenler var. Bunlar göreceksiniz çocuklarının dahi yüzüne bakamayacaklardır.

Küçük çocuklara tecavüzlere yaygınlaşmasının altında ahlakı kaybetmemiz yatıyor. Çocukların kaçırılması, uyuşturucu... Ekrem Bey uyuşturucuyla mücadele komisyonu kurmak istiyor. Ret veriyorlar. O zaman git kullan kardeşim. Uyuşturu en çok fakir mahallelerinde yaygın. İstanbul genelinde bu çalışmanın yapılması lazım. Yapmak istiyor engelliyorlar. Nasıl muhalefet edeceğiini de bilmiyorlar. Buraya pek çok yasa gelir, vatandaşın lehine ise oy birliğiyle çıkar.  

1 numaralı FETÖ'cü Erdoğan'ın yayında. Adı kim, Fettah Tamince. Cumhuriyet, Sözcü yazarları suçlanıyor. Fettah Tamince el üstünde tutuluyor, neden? TUSKON üyesi aynı zamanda. Tamince en son İstanbul'da büyük bir ihale aldı. Terörle mücadele ediyorum diyenler terör örgütlerini bırakıp kendilerine muhalif olanlarla mücadele ediyor.

Şehitler hepimizin şehididir. Kimliğine, inancına bakmayız. Hangi partiye mensup olduğuna bakmayız. Şehitlere saygı göstermek hepimizin insani görevidir. Şehitlerimiz musalla taşındayken imam şehitlikten söz eder ayetler okur. Şehidin öbür dünyadaki konumunu anlatır. Biz bir helallik verir oradan ayrılırız. Cenaze namazlarında ağırbaşlılık vardır. Saygı ile kılınır. Devlet töreni ile sonsuzluğa uğurlanır. Bizlerde namaza katılırız. Dualar okunur, namaz kılınır belirli bir saygı içerisinde oradan ayrılırız. Şehitlerimiz hepimizin şehididir.

ÇUBUK'TAKİ SALDIRI

Çubuk'ta şehit cenazesine katıldım. Çubuk Belediye başkanlığmıza geldiler, büyük bir bayrak verdili. İlçe başkanlarımız ziyaret ettiler. Sonra şehit cenazesine ben ve arkadaşlarım birlikte gittik. Cenaze namazını doğru dürüst kıldırmadılar. Akkuzu köyünün sakinlerine bir şey söylemiyorum. Gündeme getirmek istediğim provokasyon yapanlardır. O şehit cenazesine katılan tek genel başkan bendim. Daha namazın başında cenaze gelmiş, slogan, hakaret. Bırakın bari bir namaz kılınsın, Fatiha okunsun. İzin vermiyorlar. İçimden geçirdim, bunlar gerçekten Müslüman mı? Şehitlerimizin yüzde 99'u fakir aile çocuğudur. Şehit cenazelerine katıldığımızda bir top aracının üzerine konur. Aile ve devlet erkanı arkasından yürür. Çoğu yoksul ailelerin çocuklarıdır. Yaşadıkları yerlere baktığınızda çıplak gerçeği görürüz. 

Bana yapılan linç girişiminden çok şehit cenazesine yapılan saygısızlığı eleştiriyorum. Şehit cenazesine yapılan hakaret benim vicdanımı derinden yaralamıştır. Bırakın bari bir namaz kılınsın. Saldırı diyorlar, bir linç girişimiydi. Yapamadılar ve beceremediler. Verilmiş sadakamız varmış. Sadece bana değil TBMM Başkanvekili ve milletvekilimiz orada. Bir eve girdik. O aileye küçük çocuğu Muhammed'e buradan sevgilerimi saygılarımı söylüyorum. Hayatımda ilk kez polisin akrep aracına bindim. Artvin'de saldıran PKK'ydı. Çubuk'taki saldırıyı gerçekleştirenlerin PKK'dan bir farklı yok. PKK ülkeyi bölmek istiyor, bunlar da ülkeyi bölmek istiyor. Aynı yolun yolcusuydular. 

"SORUNLARINI BEN DİLE GETİRDİM"

Son şehidimiz de fakir bir ailenin çocuğu. Sözleşmeli erler 7 yıl askerlik yapabiliyorlar. 7 yıl sonunda kapının önüne konuyorlar. Kamuda çalışmaları lazım ama yönetmelik çıkmıyor. 7 yılını dolduran sözleşmeli erler açıkta geziyor. Bunların derdini ben dile getirdim. Alçakça linç girişiminde bulunanların bunlardan haberi yok. Onlar iktidara neden bunu yapmıyorsun diye soracaklarına sorana saldırıyorlar. Linç girişiminde bulunanlar insan değil. Ben onların hakkını sorarken sen neredeydin. Şehit ve  gaziler arasında ayrım yapılmaz. Herhangi bir şehit öldüğünde ailesine 5 bin 600 lira veriyor. Sözleşmeli er şehit olduğunda 4 bin 200 lira veriliyor. Soruna sahip çıkıp dile getiriyorsunuz, sorunu dile getirdiğiniz için linç girişimine uğrayan da sizsiniz. Biz şehitlerimize saygıyı asla elden bırakmayacağız. Herkese ama herkese insanca davranmak insani görevimiz."