CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı unutmayacağız. Onlar bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele etti.  

Cumhuriyet Gazetesi 20 Temmuz darbesine karşı en dik duran gazetedir. Onurlu duruşunu hiç bozmamıştır. Gazete ve yazarlarını yürekten kutluyoruz. 

Siyasetle dinin ayrılması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Kişilerin inancına saygı duymak hepimizin görevidir. Fransa'da aralarında geçmişte devlet yöneticisi olanlar da dahil Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetlerin çıkartılması gerektiğini söylüyorlar. Çağ dışı kalan Kur'an-ı Kerim değil sizlersiniz. Sizin bu tavrınız bu düşünceniz El-Kaide, El Nusra, IŞİD düşüncesidir. Onlara destek veriyorsunuz siz. İslamiyetin barış dini olduğunu bütün dünya kabul ediyor. İslam'da huzur, barış vardır. Siz nasıl böyle tanımlarsınız? Bu açıklamayı yapan İslamiyet'in ne olduğunu bilmiyor. Lütfen ama lütfen peygamberimizin veda hutbesini okuyun. Tarihin ilk insan hakları beyannamesi olan hutbeyi okuyun.

Geçen hafta Muharrem İnce'yi açıkladık, beklemiyorlardı. Orada yarış oldu biri diğerini mahvedecek. Neden öyle yapalım. Aynı mücadeleyi veriyoruz. Muharrem İnce Türkiye'nin sorunlarını ve kaynağını çok iyi bilen bir kişidir. Bİzim adayımız onların düşündüğü gibi değil. Demokrasiye bağlı, insan haklarının ne olduğunu bilir. 80 milyonu kucaklar. Kürsüye çıktığında CHP rozetini çıkardı ben de ona Türk bayrağı rozetini taktım. Yine akılları ermedi. CHP'nin adayı 80 milyonu kucaklamalı. Muharrem İnce vatandaşlar arasında ayrım yapmadı. 

Böyle bir kişi cumhurbaşkanlığı makamını hak ediyor. Cumhurun başı olacak. Muharrem Bey milleti bölmek istemiyor. Bunu söyleyen adam cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal ediyor. Muharrem İnce sadece bizim milletimiz diyor. Bana oy vermeyenler münafık... Söylediği şeye bak. O nedenle bu kişiden cumhurbaşkanı olmaz. Parti başkanı olabilir, ona itirazım yok.

Muharrem İnce memleketinde huzur istiyor. Kavgadan uzak durmak istiyor. Cumhurbaşkanı adaylarının tamamını ziyaret edeceğim diyor. Ben kimseyi ötekileştirmiyorum onun işaretidir. Demirtaş'tan randevu isteme şansım yok Adalet Bakanlığı'ndan izin isteyeceğim diyor. Bu memlekette işsizlik olmasın istiyor Muharrem İnce. Adaleti sağlayacağım diyor. Adalet neyi gerektiriyorsa tamamını yapacağım diyor. Muharrem İnce bir öğretmen. Bu ülkenin binlerce çocuğunu okuttu. Bütün anne babalara ve öğretmenlere sesleniyorum, Muharrem İnce'ye sahip çıkmak zorundasınız. Muharrem İnce bütün öğretmenleri baş tacı yapacağım diyor. 

Muharrem İnce milletvekili olduktan sonra köyüne sahip çıktı. Asla ve asla bir aristokrat değildir. Bir halk adamıdır. Birilerinin yaptığı gibi yırtık ayakkabı ile siyasete girdim, şimdi sarayda oturuyorum 3 bin kişi beni koruyor. 3 bin kişi ile gezen cumhurbaşkanı mı olur. Kendi milletinden korkan cumhurbaşkanı. Kahveye gidemiyor. Meclis'e geliyor, milletvekillerinden korkuyor. Milletinden korkan cumhurbaşkanı olur mu? Muharrem İnce 3 bin kişilik polis kadrosunu kaldıracağım diyor. Muharrem İnce sarayların değil bu milletin evladıdır. 

Muharrem İnce tek adamlığa oynamıyor. Ben demokrasiye güçler ayrılığına inanıyorum diyor. O halkına milletine inanıyor. Muharrem İnce'yi cumhurbaşkanı adayı seçtik beyefendide şafak attı. Vay efendim olur mu, olur. Senden çok daha iyi olur. 

15 yıl önce kimse Türkiye'de beka sorunu var demezdi. Çünkü kimseyle sorunumuz yoktu. Ekonomi iyiydi. Kararları Ecevit hükümeti almıştı, bunlar geldiler hazıra kondular. Terör örgütü liderini hapse atmışlardı. Şimdi neden beka sorunundan bahsedilmeye başlandı? Devlette liyakat sistemi yok edildi. Devlet yönetimi keyfileşti ve kişiselleşti. Sarayın tek belirleyici olması bürokrasinin çalışma düzenini altüst etti. Bugün beka sorunu varsa bir kişiye verilen yetki fazlalığından kaynaklanmaktadır. Bizim dış politikada yurtta sul cihanda sulh politikamız vardı.

Bütün devletlerle barış içindeydik. Ortadoğu'da bir sorun çıktığında Türkiye'nin kapısını çalarlardı. Şimdi kabile reisleri bile Türkiye'ye kafa tutmaya başladılar. 30 milyar dolar Suriyelilere harcadılar. İtibar sahibi mi olduk? Suriyeliler neden geldi senin yanlış politikaların yüzünden. Başımız henüz tam belaya girmiş değil. O Suriyeliler yeraltı dünyasına kayacak geçinmek için. Bana kızıyorlar, ben gerçekleri söyleyeceğim. İhbar mekanizması... vatandaşla devlet arasında güven olursa huzur olur. İhbar mekanizması izlenecek politikada belirleyici olursa vay o devletin haline. Kimin kimi ihbar ettiği belli değil. İhbarcılıkla devlet yönetilir mi?

Devleti temelden ağır ağır çürüten yolsuzluklardır. Yolsuzluklar AK Parti iktidarıyla gündeme geldi. AK Parti'ye oy verenleri suçlamıyorum. Yolsuzluk yapan devleti yönetenler. Bunlardan sözde bir adamı yolsuzluklardan devleti yönetenin de bir payı vardır diye fetva verdi. Medyanın kontrol altına alınması... Halk doğru bilgilendirilmiyor. Medya görevini yapmazsa vay halimize. Medyanın yüzde 90'ını iktidar kontrol ediyor. Satılık kalemler ve satılık patronlar var. Bu patronların tamamı devlet ihaleleriyle besleniyor. 

Erdoğan beni aslında dinliyor. Şunu çok iyi biliyor. Ona yalan söylemeyen tek kişi benim. O nedenle  ahdim olsun diye başlayan cümlelerle bir konuşma yaptı. Anladım ki beni dinliyor. Ahdim olsun yeni dönemde, enerjide dışa bağımlılığı azaltacağız diyor. Benim söylediklerimi not etsinler, seni kandıran ben değilim. Enerjide dışa bağımlılık artacak. Doğalgazı Rusya'dan alıyoruz, nükleer santarli Ruslara yaptırıyoruz. Bağımlılık artacak mı azalacak mı? Enerji konusunda Türkiye kadar bir devlete bağlı olan var mı yok mu?

Teşviklerle istihdam artışı sağlanacak. Ben demiyor muydum üretim diye? Ben üretim diyordum, sen bina diyordun. Bitlis'in sigara fabrikasını neden sattın? İşsizlik azalacakmış. Herkesin mal güvenliği ve ticaret yapma özgürlüğü hukukun güvenliğinde olacakmış. Ben demiyor muydum can ve mal güvenliği yok diye. Şimdi beni tasdik ediyor. Faizler düşecek demiş. Nasıl düşürecek o belli değil. Faizleri düşüremediler. Cari açık düşecek demiş, düne kadar ürkütmüyor demişti. Birden kafana taş mı düştü. Dar gelirli vatandaşların hayat standartları artacak demiş. Çok şükür saraydan fark etmiş bunu. Kılıçdaroğlu'nu dinlemiş demek ki. Fakir fukaraların vergilerini azaltacağız diyor, azaltamazsın. Beni dinlersin ama yapamazsın. Adaleti getireceğim diyor. Ben demiyor muydum? Demek ki beni dinlemiş. Hakkındaki suçlama ne olursa olsun kişi adil yargılanacak diyor. Onun için büyük laf. Bizim için sıradan bir laf.

Yüksek teknoloji ürünlerinde yerlilik oranı artmalı diyor. Biz demiyor muyduk üreten Türkiye diye? Bugün konuşma yapmış Muharrem İnce gelince asfaltları mı sökecek demiş. Kendisi sadece asfalt yapmış çünkü. Hİçbir ülke başbakanı yol yaptık diye övünmez. İran üniversiteleri Türk üniversitelerini geçti, bu ayıp bile sana yeter. Yolsuzlukla mücadele en önemli hedefimiz olmaya devam edecek diyor. Devleti soyan adam yolsuzlukla mücadele eder mi?"