CHP Parti Meclisi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

Öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddialarına değindi.

'Çalıyor ama iş yapıyor' söylemini eleştiren Kılıçdaroğlu, "'Çalıyor ama iş yapıyor' diyenin dini değerleri zayıftır, ahlaki değerleri zayıftır. Bunu söyleyen kişi afedersiniz ahlaksızdır" dedi.


4 eski bakanla ilgili Yüce Divan oylamasının ertelendiği Meclis Komisyonu çalışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun 'Yolsuzluk yapan kardeşimiz olsa kolunu koparırız' sözlerini hatırlatarak "Şimdi Davutoğlu'nun bir kolu gitti. İkinci kolunu bekliyoruz. Bir daha soruşturma komisyonu toplanacak bakalım ne olacak?" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

"'Rıza Zarraf'ın önüne yatarım' diyen kişi dönemin İçişleri Bakanı. Savcılara telefon edip yosuzluk dosyasını kapatın diyen Adalet Bakanı. Savcılara telefon edip 'gerekirse onu da içeri alın' diyen, dönemin Başbakanlık Müsteşarı, şimdi bakan. Ben yaptıklarımı başbakanın talimatıyla yaptım diyen bakan.

'STK'lar yolsuzlukların denetimine katılacak' diyor AKP'nin parti programı. Bırakın STK'ları ayakkabı kutusunu gösteren kadını savcılığa götürüyorlar. Hangi sivil toplumdan yararlanacaklar? Türkiye yolsuzluk konusunda 11 sıra geriledi.

Kamu İhale Kurumu'nun içerisine yolsuzluk çetesi yerleştirildi. Sayıştay çalışamaz hale getirildi. 'Kupon araziler benden habersiz satılamayacak' diyen herahalde Papua Yeni Gine'nin başbakanıydı.

Sözleriyle özleri bir olmayanların inançları konusunda size yaptıkları bilin ki tam tersidir. Yazdıkları ile yaptıkları taban tabana zıt bir siyaal iktidarla karşı karşıyayız.

Davutoğlu çıksın sen yanlış metinleri okuyorsun biz böyle bir metin yazmadık desin. Veya sizin bu anlattıklarınızın hiçbiri doğru değil desin. Dün ne diyordu; 'Yolsuzluk yapan kardeşimiz olsa kolunu koparırız'. Şimdi Davutoğlu'nun bir kolu gitti. İkinci kolunu bekliyoruz. Bir daha soruşturma komisyonu toplanacak bakalım ne olacak?

Bunlar oldu da ne oldu? Bütün bunlar oldu, Türkiye uluslararası alanda itibar kaybına uğradı. Demokrasimizi geliştirmeyi hedef edindik. Biz halkın oylarıyla iktidara gelen bir siyasal partinin devleti soyduğuna tanık oluyoruz.

Bu tablo sonunda işsizlik aldı başını gidiyor, laf eden yok. İşsizlere kim iş bulacak, nasıl bulacak? Bütün dünyanın ortak derdi ama hükümetin derdi değil. 'Devlet bana iş bulacaksın' deme hakkınız var, bu anayasal hakkınız.

Ahlaki değerlerimizde bir yozlaşma var. 'Çalıyor ama iş yapıyor' diyenin dini değerleri zayıftır, ahlaki değerleri zayıftır. Bunu söyleyen kişi afedersiniz ahlaksızdır. Çalıyor da iş yapıyor demek, ne demektir.

Nereye gidiyoruz biliyor musunuz? Isparta'nın antik çağına gidiyoruz. Isparta'da hırsızlık marifettir. Suç olan hırsızlık yaparken yakalanmaktır.

Gençlerimiz bonzai batağında, aile kurumu derinden sarsılmış, boşanmalar artıyor. Bunlar hırsızlığın meşrulaştığı dönemde oluyor.

İyi yaşam endeksi, OECD'nin 36 ülke arasında en alt seviyedeyiz. Yolsuzlukların pik yaptığı ülkede bunlar normal. Ne bekleyecektiniz? Basın özgürlükleri konusunda 180 ülke arasında 54'üncüyüz. Dünyada alay konusu oluyoruz arkadaşlar.

İnternet özgürlüğü konusunda 65 ülke arasında 45'inciyiz. Enflasyon oranı yüzde 9.15, dünyanın en yüksek oranlarından biri.

4 yıl sizden göre istiyorum dediğimde, 'hazineyi boşaltacak' diyorlar. Biz hazineyi boşaltmayı bilmeyiz. Hazineyi boşaltmak sizin işiniz. Vatandaşı soymak, hırsızlık sizin işiniz. Bu konuda sizin hakkınızı teslim ediyorum.

Dürüst olmak bizim işimiz. Ben bunu yapacağım. 4. yılın sonunda onurlu ve saygın bir TÜrkiye'yi herkes görecek. 4 yıl diyorum korkuyorlar. 4 yıllık süre içerisinde göreceksiniz. Vatandaş borç batağından kurtulacak. Çiftçi gelir sahibi olacak."

İlişkili Haberler

İlişkili Haberler

İlişkili Haberler