İlişkili Haberler

Vezneciler'deki terör saldırısında şehit düşen polislerden Gökhan Topçu ve Kadir Cihan Karagözlü, İstanbul Fatih Camisi'ndeki cenaze töreniyle son yolculuklarına uğurlandı.

Törene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.

Öğle namazı öncesi Kılıçdaroğlu'nun gönderdiği çelenkten adının yazılı olduğu kağıt bir kişi tarafından söküldü. Kısa süre sonra çelenk cami avlusundan dışarı atıldı.

Bu esnada yaşanan gerginlik üzerine İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, gruptakileri yatıştırmaya çalıştı. Çalışkan, "Bizim töremizde cenazede kavga, çelenk parçalamak yoktur" dedi.

Şehitlerin cenazesi silah arkadaşları tarafından musalla taşından alınarak, araçlara götürülürken de bazı vatandaşlar, cami çıkışında Kılıçdaroğlu ve beraberindeki milletvekillerine tepki gösterdi.

5-6 kişi tarafından protesto edilen Kılıçdaroğlu'na bir kişi mermi attı. Yaşanan arbedede Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, polisin güvenlik önlemleri eşliğinde araçlarına binerek uzaklaştı.

GÖZALTINA ALINAN 4 KİŞİ SERBEST

Protestoyla ilgili gözaltına alınan 4 kişi, emniyetteki ifadelerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.

Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ile Ankara'ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda, cenazede yaşananlara ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Vezneciler'de dün meydana gelen terör saldırısında yaralanan vatandaşlar ile polisleri ziyaret etiğini, geçmiş olsun dileklerini ilettiğini, yakınlarıyla görüştüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, öğle vakti de Fatih Camisi'ndeki şehit cenazesine katıldığını belirtti.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Beni üzen nokta şu; ramazan ayındayız, mübarek bir aydayız. Şehidimiz var ve cenaze namazını kılacağız. Hepimizin saygı duyması lazım. Polis bizim polisimiz, şehit bizim şehidimiz, yani bu ülkenin, bu toprakların değeri. Ona önem vermek, hepimizin ortak görevidir, vicdan borcumuzdur. Terörü elbette lanetleyeceğiz ama bizim güvenliğimizi sağlamak için canını feda eden şehitlere de borcumuz varsa sonuna kadar yerine getireceğiz" diye konuştu.

"CAMİDE SİYASET YAPILMAZ"

Şehitlerin cenaze törenine katılmaması hususunda kendisinin uyarıldığını, "Olaylar çıkar. Sizi taşlayabilirler, yumurta atabilirler" denildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer bir şehit varsa, onun cenaze törenine katılmak benim namus borcumdur. Öyle yumurta atılacak, taş atılacak, birisi 'Niye buraya geldiniz' diye bağıracak ve ben ona pabuç bırakacağım. Bırakmam arkadaşlar, bırakmam. Cemaate özellikle buradan saygılarımı ve hürmetlerimi sunmak istiyorum. Cemaat son derece saygılı bir şekilde namazı eda etmiştir. Ama aralarına katılan 5-6 kişi, özellikle provokasyon yapıyor, bağırıyor. Cemaati tahrik etmeye çalışıyor. Camide siyaset yapılmaz arkadaşlar. Caminin avlusunda siyaset yapılmaz. O nedenledir ki cami cemaati namazını kılarken, son derece saygın ve huşu içinde namazını kılmıştır. Namaz sonrası, sürekli bağıran bir kişi hemen protokolün arkasında yer alıp, eski Cumhurbaşkanımızın, Başbakan'ın, İçişleri Bakanı'nın önünden geçerek, benim de önümden geçerek bir kurşunu bana atmıştır. Eğilip yerden almak istedik, koruma arkadaşlar parmak izi nedeniyle kağıda sardılar ve aldılar. Biraz sonra bu kurşunu polise tutanakla teslim edeceğiz."

CHP İstanbul İl Başkanı Canpolat, bu sırada kurşunu basın mensuplarına gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ayıp olan nokta şu; Bir kişi Cumhurbaşkanı'nın önünden, Başbakan'ın önünden, İçişleri Bakanı'nın önünden geçecek, gelecek benim önümden geçerken bana bu kurşunu atacak. Beni ölümle tehdit edecek sözde. Onun feriştahı gelse, inandığım yoldan beni döndüremez. Ben ülkemi seviyorum, insanımı seviyorum. İnsanım için öleceksem, canımız fedadır. Beni üzen nokta, bütün bu olayların, emniyetin gözü önünde, hatta bir anlamda onun koordinasyonunda gerçekleşmiş olmasıdır.

5-6 kişi ama bize şunu söylüyorlar; 'Kendi önleminizi, kendiniz alın.' Göreceksiniz bundan sonra kendi önlemimizi, kendimiz alacağız. Bakalım kim, nasıl müdahale ediyor Kimseye pabuç bırakmayacağız. Bu ülke sahipsiz bir ülke değildir. Ben daha önce TOBB'de yaptığım konuşmada, özgürlükçü demokrasiyi savunmuş, parlamenter sistemi savunmuş, 'Bunu bizim kanımızı dökmeden değiştiremezsiniz' demiştim. Şimdi bunun provalarını yapmaya çalışıyorlar. Bizim kanımızı dökerek, rejimi değiştireceklerini sanıyorlar. Hiç kimse şunu aklının köşesinden geçirmesin, bir kişi ölürüz, bin kişi geliriz. Hiç kimse bizi yıldıramaz."