CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beraberindeki Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ile Ankara Minibüsçüler Odası’nı ziyaret etti.

Kendisinin de hayatının uzun bir döneminde minibüse bindiğini belirten Kılıçdaroğlu, Ankara'da, İstanbul'da yaşayan vatandaşların önemli bir parçası olan minibüsçülerin bir kamu hizmete yaptıklarını söyledi.

Kamu hizmeti yapanların zarar etmemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin görevinin, minibüsçülerin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, 36 bin aracın temmuz ayı itibariyle engelli rampasına sahip olması zorunluluğunu hatırlatarak, Türkiye'de ve dünyada bu kadar aracı, bu kadar kısa sürede üretecek bir fabrikanın olmadığını, bu zorunluluk tarihinin ertelenmesi gerektiğini belirtti.

Engelli rampası bulunan araçların yapımının bir firmaya verilmesinin doğru olmadığını, rekabetin olması gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Eğer, minibüs esnafı bunu değiştirecekse, ilk alımında KDV'nin olmaması lazım. KDV kadar bu minibüsün fiyatının düşük olması lazım" dedi.

Odaya gelişinde bir minibüsçünün kendisine ceza makbuzları gösterdiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu kadar ağır cezanın doğru olmadığını, cezayla bir toplumun ıslah edilemeyeceğini ifade etti.

"Daha düne kadar eminim içinizden pek çok arkadaşımın 'CHP, entellerin partisidir, bizim dertlerimizle ilgilenmez' diye aklına pek çok soru gelmiştir. Pek çok çevre bizi, size şikayet etmiştir. CHP Genel Başkanı olarak söylüyorum, sizin yaşadığınız yaşamı ben de yaşadım. Sizlerden birisiyiz biz de" diyen Kılıçdaroğlu, 7 kardeşinden sadece kendisinin üniversitede okuduğuna dikkati çekti.

Kılıçdaroğlu, minibüsçülerin sorunlarını çözecek insanın, onların hangi şartlarda para kazandığını bilmesi gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"7-8 saat direksiyon sallamak, aynı güzergahta her gün, her hafta, her yıl gidip gelmek kolay mı? Bunun yarattığı zorluğu, ruh halini anlamak lazım. Oturacaksın evinde, oturacaksın sarayında, köşkünde, başka bir yerde oradan ahkam keseceksin. Olmaz. Para kazanmak kolay değil. Hangi para? Alın teriyle para kazanmak kolay değildir."

"BİR KARARNAME ÇIKARIR..."

Kılıçdaroğlu, "Dünya kadar parası olanların, devlete faizle borç vererek alın teri dökmeden gelir elde ettiğini" belirterek, Türkiye'nin 16 yılda yurt dışındaki bir grup faiz lobisine 151 milyar 35 milyon dolar faiz ödediğini bildirdi.

Bu faizin vatandaşlar tarafından ödendiğine, minibüsçülere kesilen cezaların da bundan kaynaklandığına değinin Kılıçdaroğlu, yurt içindeki faiz lobisine ise 16 yılda 687 milyar 124 milyon lira ödendiğini öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Eğer bir hükümet yakayı tefeciye kaptırmışsa, faturayı siz ödersiniz. Kimse kusura bakmasın. Artık toplum olarak uyanmanın, gerçekleri görmenin, birlikte hareket etmenin zamanıdır. Eğer bunu yapmazsak, bana hiçbir şey olmaz onu söyleyim, olan yine size olur. Yarın arabalarınızı da elinizin altından alırlar, arabayı da kullanamazsınız. Bir kararname çıkarır başkan, 'Bir kararnameyle bütün minibüs şoförlerinin arabalarına el koydum' diyebilir mi? Diyebilir. Engel var mı? Yok. Bitti. Bunun adı demokrasi mi? Demokrasi değil. Can ve mal güvenliğinin olmadığı yerde demokrasi olur mu? Olmaz. Can ve mal güvenliği olacak. Devlet dediğiniz kurumun temel görevi vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamaktır."

"HAYIR EFENDİM, NE DIŞ GÜCÜ?"

Kılıçdaroğlu, sosyal güvenlik ödemesini en düşük primden yatıran bir minibüsçünün eline 2008'de en az bin 800 lira geçerken, bugün bunun 840 liraya düştüğüne dikkati çekerek, "Bin lira eksik. Niye bin lira eksik? Hayat mı çok ucuzladı, dolar mı çok düştü, minibüs fiyatları mı çok aşağıya indi, mazot fiyatı mı düştü? Niye 840 lira?" dedi.

"Sizin sırtınızdan neler yapılıyor ama sizin çoğunuzun haberi yok, kimse kusura bakmasın" diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'de aradıkları tek şeyin huzur olduğunu, bunun da herkesin güven içinde görevini yapmasıyla gerçekleşeceğini bildirdi.

Kılıçdaroğlu, arzularının memleketteki herkesin rahat geçinmesi olduğunu vurgulayarak, "Çiftçi kendisini yakıyor mu? Yakıyor. İşsiz kendisini yakıyor mu? O da yakıyor. Allah aşkına devlete, hükümete götürüp faizle milyonları, milyarları veren, karşılığında faiz geliri elde eden adamın hiç kendisini yaktığını duydunuz mu? Şikayet ettiğini duydunuz mu? Geçinip gidiyorlar. 'Efendim, biz faize karşıyız.' Hayır efendim, siz faiz için, rantiye sınıfı için çalışıyorsunuz. Alın teri dökenlere hangi hizmet verildi?" ifadesini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Mazot fiyatları devamlı artıyor? Sebebi siz misiniz? Esnaf mı, çiftçi mi, emekli mi kim bu mazotun fiyatın yükselmesine sebep olan kim?" sorusuna, kendisini dinleyen bir minibüsçünün "Dış güçler" demesi üzerine, "Hayır efendim, ne dış gücü? Adam petrol satıyor sana, 'Doları şudur' diyor. Dolar kurunda bir değişiklik var mı adamın? Diyor ki 'Galonu 10-20 dolar.' Eriyen ne, değeri düşen ne? Türk Lirası. Dolarda bir şey olduğu yok. Biz, 'dolar, dolar' diyoruz, yanlış yere bakıyoruz. Burada Türk Lirası eriyor, biz dolara dönmüş bakıyoruz" karşılığını verdi.

"BU MEMLEKETTE TÜRK LİRASI NEREDE?"

Hayatın her alanının, köprüden geçmenin, köprüde kesilen cezanın, garantinin, kira bedelinin dolarla olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Türkiye'de Türk Lirası geçerli değil mi? Yarın siz minibüs alacaksınız onu da dolara endeksleyecekler. O zaman bu memlekette Türk Lirası nerede? Hepimizin yeniden düşünmesi lazım." dedi.

Bunun faturasını çalışanların ödeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Gelir elde edenlerden daha fazla vergi alacaklar. Ödemiyor, geliri az. 'Yazın cezaları' diyecekler. Verecekler polisin eline makbuzu, 'Akşama kadar bu makbuzu bitir, sonra gel kardeşim, yoksa sen başarılı bir polis olmadın' diyecekler. Biz, bunu biliyoruz. Polis ne yapsın? O da amirine hesap verecek" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, yeni bir çerçeve çizilmesi, birlikte hareket edilmesi, haktan, hukuktan, adaletten yana davranılması ve oyun bu yönde kullanılması durumunda Türkiye'nin cennet gibi olacağını dile getirerek, Türkiye'de her şeyin bulunduğunu ancak namuslu siyasetin eksik olduğunu belirtti.

Siyasetçinin halka hesap vermesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, toplumun kimliği, inancı, yaşam tarzı üzerinden ayrıştırıldığını öne sürdü.

"SİYASET BU MUDUR?"

"İnsanın kimliğiyle, inancıyla oynanır mı? Kimin daha fazla Müslüman olup olmadığını kim bilir? Sanki birilerinin eline terazi vermişsin, 'Bu Müslüman, bu Müslüman değil.' Nereden biliyorsun sen?" diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin böyle ayrıştırılıp, bölündüğünü savundu.

Birlikte huzur içinde yaşamanın güzelliğine işaret eden Kılıçdaroğlu, gelişmiş demokratik ülkelerde her meslek grubunun para kazanmasına özen gösterildiğini, Türkiye'de de buna dikkat edilerek planlama yapılması gerektiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, demokrasilerde kuralın, sorunları çözmeyen hükümetlerin indirilmesi olduğunu belirterek, "Futbol takımı tutar gibi partiler tutulmaz. Partiler, siyaset niye vardır? Vatandaşın derdini çözmek için vardır. Vatandaşın kimliğiyle, inancıyla uğraşmak için siyaset yapılmaz" dedi.

Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorununun olmadığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şu görüşlere yer verdi:

"Türkiye düşündüğümüzden daha zengin bir ülkedir. 16 yılda 151 milyar dolar faiz ödüyorsa, 16 yılda 687 milyar lira faiz ödüyorsa bu ülke zengindir. O faizlerin memlekete yatırım olarak yapıldığını bir düşünün. Fabrika yapacak yer kalmazdı. Rantiyeye mi, alın terine ve üretime mi çalışacağız temel sorun bu. Önümüzde iki tane imkan var, 24 Haziran. 24 Haziran'da oturup karar vermeniz lazım. Elinizi vicdanınıza koyacaksınız ve düşünerek sandığa gideceksiniz. Başka bir şey istemiyorum. İlla gelin şu partiye oy verin demek istemiyorum. Ona da söylemiyorum. Elinizi vicdanınıza koyup sandığa öyle gidin. Yazıktır günahtır bu memlekete. Hangi hale geldik. Caddede selamlaşamaz hale geldik. Gerginliğe bakın, toplum neredeyse birbirine girecek. Siyaset bu mudur?"

"ASGARİ ÜCRET 2 BİN 200 LİRA OLACAK"

Siyasetin fikirlerin, vatandaşa hizmet sunmanın yarıştığı bir yer olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bugün, bin 500 liranın altında emekli aylığı alan bir milyon 644 bin kişinin olduğunu, bunların arasında 400 lira alanların da bulunduğunu ifade etti.

CHP iktidarında en düşük emekli aylığının bin 500 lira olacağına işaret eden Kılıçdaroğlu, asgari ücretin net 2 bin 200 lira olması gerektiğinin altını çizdi.

Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

"Sen götürürsün bir avuç faiz lobisine 151 milyar dolar ödersin de kendi vatandaşına gelince para yok. Niye para yok? Hepimizin düşünme sorumluluğu var ve sandığa böyle gideceğiz. Sorunları çözeceğiz. Haziran'ın 25'inden sonra Allah izin verir parlamentoda çoğunluğu sağlar ve cumhurbaşkanlığına da eski bir öğretmen olan, güzel bir öğretmen olan Muharrem İnce'yi de oturtursak, Türkiye'yi gerçekten de bu bölgenin lideri haline getiririz. Buna yürekten inanıyorum."

Ortadoğu'da Müslümanın Müslümanı öldürdüğünü, silahların bir grubunu Rusya'nın, bir grubunu ise ABD'nin verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, ilk bir yıl içinde Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin katılımıyla Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kurarak, sorunları çözeceklerini iddia etti.

"DÜŞÜNEREK SANDIĞA GİDİN"

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bulunduğu bölgeyi barış havzasına dönüştüreceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu projeyi hayata geçirdiğimiz anda Türkiye'ye dünyanın her tarafından dolar yağacak. Ortadoğu'yu biz inşa edeceğiz, biz yapacağız. Yollarını, köprülerini, hastanelerini, toplu konutlarını hepsini yapma imkanımız var. Türkiye bunları yapamıyor şu anda, yaptırtmıyorlar. Batı'nın egemen güçlerinin dışında Türkiye kendi kafasını, iradesini kullanmalı. Kavga etmemeli, barış yapmalı. Birlikte yaşamalı. Bunları yapmak zorundayız."

Engelleri kaldırmayan siyaset kurumunun değiştirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, kendisini dinleyenlerden, düşünerek sandığa gitmelerini istedi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından minibüsçülerle basına kapalı toplantı yaptı.