NTV

Kışanak: AKP yere çakılmak üzere

Türkiye

BDP Eş Başkanı Kışanak, ‘Kendi atanmışlarını savcıların elinden kurtarmak için üç günde yasa çıkaran Hükümet, bu halkın seçilmişlerini zindanda tutarak meşru bir iktidar olduğunu söyleyemez’ dedi.

BDP ve Blok milletvekilleri TBMM'de yapılan grup toplantısına açlık grevi önlükleri ile katıldı. Grup toplantısında konuşan BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, konuşmasının başında Kürtçe, Arapça, Çerkezce, Süryanice, Lazca, Ermenice, Rumca ve Türkçe olarak "Anadil onurdur" dedi.

Kışanak, Abdullah Öcalan'ın Kürt sorununun çözümü için somut önerilerini sunduğunu ancak bunların hükümet tarafından kabul edilmediğini belirterek, "Artık gerçekleri görmelisiniz. Sayın Öcalan'ın önünü açmaktan başka yol yok" dedi.

BDP milletvekilleri olarak iki günden beri açlık grevinde olduklarını anımsatan Kışanak, halkın özgür iradesiyle seçtiği milletvekillerinin cezaevinde bulunduğunu söyledi. Kışanak, ''Halkın iradesini tutsak altına almak istiyorsunuz. Bunu kabul etmediğimiz ve değiştirmek istediğimiz için açlık grevindeyiz'' diye konuştu.

‘MÜZAKERELER YENİDEN BAŞLASIN’
Tutuklu milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 siyasi tutuklunun açlık grevinin 7. gününde olduklarını anlatan Kışanak, ''Bunun nasıl bir çığlık olduğunu anlamak gerekiyor. Bu 100 arkadaşımızın dışında birçok cezaevinde de gruplar halinde dönüşümlü açlık grevi yapılıyor. Kürt sorununu çözüm yoluna kavuşturabilmek için açlık grevi yapıyorlar. Bizler de çözüme hizmet eden diyalog ve müzakerelerin yeniden başlamasına çağrı yapan; en önemli güçlü aktör olan Öcalan'ın rolünü oynayabileceği koşullara kavuşması taleplerini sonuna kadar destekliyoruz'' açıklamasında bulundu.

'KÜRT HALKI BEDEL ÖDEMEYE ALIŞTI'
AK Parti'nin izlediği politikalarla zaman kazandığını ama irtifa kaybettiğini belirten Kışanak, ''AK Parti artık yere çakılmak üzere'' dedi.

''Bir kaç tane MİT görevlisini kurtararak bu işin içinden çıkılamayacağını'' söyleyen Kışanak, ''Son yapılan düzenlemeyle sorumluğu doğrudan Başbakan omuzlarına almıştır. Bu ülkede Başbakan'ın talimatıyla diyalog ve müzakereleri yürütmek üzere heyet oluşturabilir. Sorumluluk alsınlar, diyalog ve müzakere heyeti oluşturduklarını ilan etsinler. Bu işi ancak böyle temizleyebilirler. Aksi takdirde gelinen nokta Türkiye, AKP açısından çok daha zor, zahmetli, riskli ve tehlikeli. Mazlum, mağdur Kürt halkı bedel ödemeye alıştı. Ödenecek bedellerin en ağırını ödedik zaten'' diye konuştu.

‘SEÇİLMİŞLERİ TUTUKLADILAR‘
Başbakan Erdoğan'ın ''seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz'' sözünü anımsatan Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunu söyleyenlerin, bu ülkede seçilmişlere ne gibi zulümler yaptıklarının farkında olmadan söylediklerini mi düşüneceğiz? Bu ülkede seçilmiş olmak için doğrudan Başbakan tarafından mı seçilmiş olmak gerekiyor, yani atanmış olmak gerekiyor. AKP listesine girmek mi gerekiyor? Cezaevinde seçilmiş 8 milletvekili var. KCK operasyonlarında tutuklanan arkadaşların arasında 31 belediye başkanı var. Seçilmiş belediye başkanlarını tutukladılar. Şimdi onların yerine seçilen başkanvekillerini tutuklamaya başladılar. Hani seçilmişleri atanmışlara kul etmeyecektiniz? Bu savcıları, mahkemeleri, Adalet Bakanlığını, Hükümeti, Terörle Mücadele Kanununu, bu sözlerin neresine koyacağız? Beylik laflarla bu iş yürümüyor. Bir sözü söylerken yüz kere düşüneceksiniz. Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi de başkasına yapmayacaksınız. Kendi atanmışlarını özel yetkili savcıların elinden kurtarmak için üç gün içinde yasa çıkaran Hükümet, bu halkın seçilmişlerini zindanda tutarak meşru bir iktidar olduğunu söyleyemez. Bu durum AKP'nin meşruiyetini kökten tartışılmasına fırsat sunuyor.''

Kışanak, Irak sınırındaki olayla ilgili Heron görüntülerini izleyenlerin, ölenlerin sivil olduğunu anladıklarını vurgulayarak, ''Peki yetkililer bunu bilmiyor mu? Bu yalanı kim yutar'' dedi.

‘YASAKÇI ZİHNİYET İFLAS ETTİ AMA KÜRTÇE DURUYOR’
Türkiye'de Türkçe dışındaki tüm dillerin ''asimile edilmek istendiğini'' belirten Kışanak, ''Bugün Türkçe dışında diğer dillerin tamamı ya yok olmaya yüz tutmuş ya da kırılgan kategorisindedir. Bu insanlık onuruna yapılmış bir işkencedir. İnsanların ana dillerini konuşmaları eziyete dönüştürülmüşse, yasaklanmışsa, bu gerçekten de büyük bir demokrasi, insanlık ayıbıdır. Bu işkenceyi yok etmenin zamanı geldi'' görüşünü ifade etti.

Anadil önündeki engelleri kaldıracak güce ve potansiyele sahip olduklarını savunan Kışanak, ''Ana dilleri yasaklayan zihniyet iflas etti ama bugün Kürt halkı da Kürtçe de olduğu yerde duruyor'' diye konuştu.

Tüm ana dillerin; kamusal alan ve eğitim dâhil olmak üzere sınırsız kullanım hakkına sahip olması gerektiğini savunan Kışanak, hiç bir dilin yasayla, baskıyla, zorla yok edilemeyeceği söyledi. Kışanak ''Bugün 113 devlette birden fazla resmi dil var ve bu ülkelerin hiçbiri bölünmemiş. Türkiye'de kamusal alanda farklı dil kullanılırsa Türkiye bölünürmüş. Bu saçmalığa artık kimse inanmıyor'' dedi.