CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu, Genel Kurulda görüşmeleri devam eden Anayasa değişikliği teklifinin 16. maddesinde verdiği önerge üzerine söz aldı.

İlişkili Haberler


Kürsüye büyük bir klasörle çıkan Kulkuloğlu'nun yanında kavas yer aldı. Birleşimi yöneten TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in kavasa, ''Niye orada bekliyorsun?'' diye sorması üzerine Kulkuloğlu, kendisinin yardım istediğini söyledi.

Kavasın ayrılmasından sonra Kulkuloğlu, konuşmasını yanında getirdiği dövizlerle sürdürdü. Kasım 2002'e 184 lira olan asgari ücretle 920 ekmek alınırken, Nisan 2010'da 521 lira asgari ücretle 800 ekmek alınabildiğini ifade eden Kulkuloğlu, bu rakamları dövizlerle anlattı.

Kulkuloğlu, iktidarın ayda 120 ekmeği çaldığını savunarak, ''İlk seçimlerde AKP'den çaldığı 120 ekmeği istemelisiniz'' dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2002'de katıldığı bir televizyon programındaki konulardan birinin dokunulmazlık olduğunu belirten Kulkuloğlu, Baykal'ın dokunulmazlıkların kalkmasını istediğini, Erdoğan'ın, CHP ile birlikte hareket edeceğine dair söz verdiğini iddia etti.

Şahin, Kulkuloğlu'nu önergesi üzerine konuşması için uyardı. Kulkuloğlu, konuşmasının sonunda, ''Ben kıvırtan bir başbakan istemiyorum'' diyerek, elinde ''Kıvırtan bir başbakan istemiyorum, ya sen?'' yazılı dövizi kaldırdı.



Bu döviz üzerine AK Parti'liler tepki göstererek, Kulkuloğlu'nun özür dilemesini istedi. AK Parti'li TBMM İdare Amiri Hüsrev Kutlu, sinirlenerek kürsüye kadar geldi. Kulkuloğlu, Genel Kurul Salonundan ayrılmak üzereyken, başta AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı olmak üzere, bir grup milletvekili ''Kaçma, cevap ver'' diye bağırdı. AK Parti'li milletvekilleri, CHP'lilere, ''Yaşından başından utan', ''ayıptır'' diye tepki gösterdi.

KINAMA CEZASI VERİLDİ
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başkan olarak, İçtüzük hükümlerini uygulamak zorunda olduğunu dile getirerek, İçtüzüğe göre ''Kaba ve yaralayıcı söz sarf etmek, hakaret yapmanın'' kınama cezasını gerektirdiğini söyledi.

Genel Kurul'un kararını alabilmek için savunma yapmak üzere Kulkuloğlu'nu kürsüye çağıran Şahin'e, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''AK Parti'li Çerçi, daha önce yerinden özür diledi. Niye farklı muamele yapıyorsunuz?'' diye karşılık verdi.

Şahin, Kulkuloğlu'nun, pankartı kürsüden gösterdiğini anımsatarak, ''Burası hür kürsü. Niye kürsüden korkuyorsunuz? Niye çekiniyorsunuz?'' diye sordu.

''SÖZLÜĞE BAKTIM''
Daha sonra yerinden söz alan Kulkuloğlu, Şahin'den tarafsız olmasını istedi.

''AKP milletvekilleri adına bana soru sormayın, Meclis adına soruyorsanız, başımla beraber'' diyen Kulkuloğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile şahsi hiçbir husumeti olmadığını, olamayacağını vurguladı.

Erdoğan'ın, siyaseten yapmayı taahhüt edip, yapmadıklarını dile getirdiğini kaydeden Kulkuloğlu, konuşmayı hazırlarken Türk Dil Kurumu sözlüğüne de baktığını anlattı.

Kulkuloğlu, bu kelimenin (kıvırtma); ''Verdiği sözü yerine getirmemek için geçerli, geçersiz bir çok nedenler öne sürmek, yapmak istememek, yan çizmek'' anlamını taşıdığını belirterek, ''Ben haddimi aşan, Sayın Başbakan'a hakaret eden bir söz söylemek için bunu sarf etmedim. Gerekçelerini sıraladığım, Sayın Başbakan'ın söz verip de yapmadığı siyasi eylemleriyle ilgili bunu söyledim. Haddini aşan, kötü söz sahibine, yani bana aittir'' diye konuştu.

Şahin, daha sonra ''kaba ve yaralayıcı sözler sarf etmek, hakaretler yapmaktan'' dolayı kınama cezası verilmesini, Genel Kurul'un oyuna sundu.

Genel Kurul'un kabul etmesinden sonra Kulkuloğlu'nun kınama cezası aldığını belirten Şahin, bunun tekrarı halinde TBMM'den 3 gün uzaklaştırma cezası alacağı uyarısında bulundu.




TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin, yolsuzluklarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerindeki konuşmalarda, milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

Tartışmalardan sonra oturuma ara verildi. TBMM Başkanvekili Yakut, verilen aranın ardından sataşma olduğu gerekçesiyle, CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz, MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş ve MHP Konya Milletvekili Faruk Bal'a söz verdi.

AK Parti'li milletvekillerinin, buna tepki gösterdiği duyuldu.

MHP'li Durmuş, elindeki iddiaları yargıya teslim etmeyenlerin ''namert'' olduğunu ifade etti, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de aynı şeyi söyleyerek, elinde belge olanları yargıya başvurmaya davet etti.

Konuşmalar sırasında MHP Mersin milletvekili Kadir Ural, iddiaların ispat edilmesini isteyerek, yerinden ''Şeref yoksunusunuz. Hepiniz şerefsizsiniz'' diye bağırdı.

AK Parti'li milletvekilleri Ural'a tepki göstererek, MHP sıralarına yöneldi. TBMM Başkanvekili Yakut, tartışmaların uzaması üzerine birleşime yeniden ara verdi.

Ural, aranın ardından yerinden söz alarak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, o dönem için dokunulmazlıkların kaldırılmasını ve yargıya gidilmesini istediğini söyledi.

Ural, ''5 yıl boyunca MHP'nin bakanları ve milletvekillerinin dokunulmazlığı yoktu ve siz iktidardaydınız. Verseydiniz Yüce Divan'a, her şey elinizdeydi, hala elinizde'' diye konuştu.

Yakut, Ural'ı uyararak, ''Meclisin mehabetine yakışmayan ve İçtüzükte 'kaba ve yaralayıcı' olarak belirlenen sözünden dolayı'' özür dilemesini istedi.

Ural, ''Söylediğim, şerefsiz kelimeleri, 'iddiaları ispat etmezseniz' şeklinde değiştirir ve tutanaklardan çıkartılırsa memnun olurum. 'İddiaları mahkeme kararlarıyla ispat ediniz' diyorum, eğer bu kelime yanlış anlaşıldıysa özür diliyorum'' dedi.

Konuşmaların ardından oylanan MHP'nin grup önerisi, kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra CHP'nin grup önerisinin görüşmelerine geçildi.