NTV Yayınları’nın ilk üçü büyük ilgi gören Çizgi Roman Polisiye Klasikleri serisinin dördüncü kitabı, Kızıl Dosya çıktı. Conan Doyle’un Sherlock Holmes‘u yarattığı bu ilk kitapta ünlü dedektifin Dr. Watson ile tanışma hikâyesi yer alıyor.

Dr. Watson karakterinin sözde "Hatıraları"nın ilki 1887'de, Noel'de çıkan yıllık bir dergide yayınlandı. Bir elinde büyüteci, öbüründe kemanıyla Sherlock Holmes sonraki 40 yıl boyunca "danışman dedektif" rolünü tanımlayan karakter oldu. O zamandan beri de çok sayıda takipcisi çıktı. Ancak her şey Kızıl Dosya’da, 221b Baker Street'teki evde başladı; "kuvvetli tütün kokusu"; Scotland Yard'daki profesyonellerle alay etmeler; ve belki de hepsinden öte ve en tuhaf olanı da, açık sözlü bir ordu hekimiyle "ayaklı bir suç takvimi" arasındaki kalıcı dostluk...

Sir Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes'u yaratırken Edinburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki eski hocası Joseph Bell'den esinlendi. Bell'in titiz çıkarımları ve nesnel analizleri, bir "göz uzmanı" olarak Dr. Conan Doyle'un kendi meslek hayatında da önemli bir etkiye sahip olmuştu. Bell ne kadar ciddiyse o kadar cana yakın olan Watson adındaki hekim ise Holmes'un sadık dostu Dr. Watson için bir model oluşturdu.

26 yaşında geleceği parlak bir doktor olan Arthur Conan Doyle Kızıl Dosya'yı 1886 yılında altı haftalık bir sürede yazmış, yayın haklarını 25 sterlinlik hayli cılız bir meblağ karşılığında satmıştı. İşte dünyanın en ünlü hayali dedektifi Sherlock Holmes ve arkadaşı Dr. Watson’ın göründüğü ilk hikâye, Kızıl Dosya.

“Renksiz hayat çilesinin içinden kızıl bir cinayet ipliği geçer...”

Kana bulanmış odada bir ceset bulunur, ama üzerinde tek çizik bile yoktur. Duvara bir ismin bir bölümü yazılmıştır. Ardından bir nikâh yüzüğü ortaya çıkar... Sherlock Holmes’un izini sürdüğü Londra’daki bir evden Amerika Vahşi Batı’sına uzanan bu çarpıcı öykü, onun çıkarım bilimi için emsal vaka oluşturuyor, ancak yeni arkadaşı Dr. Watson için en büyük esrar, Sherlock Holmes’un ta kendisi.

“...ve bizim görevimiz onu çözmektir!”