Samsun’dan 70 ve 15’er litrelik sırt çantalarımla Bafra’ya doğru yola düştüğümde saat sabah sekiz otuzdu. Bafra minibüslerinin kalktığı durağa kadar biraz yürümem gerekti.

Son koltuğa yerleşmeyi başardım ve 1 saat sonra Bafra’daydım. Eski stadyuma gidebilmek için Hat 2 dolmuşlarına bindim ve Doğanca minibüslerinin kalktığı durağa geldim.

Minibüsler dolunca kalkıyordu ve minibüste benden başkası yoktu. Ben de çantaları minibüse atıp hemen yandaki pazar yerinden iki muz aldım, çorbacıda mercimek çorbamı ve çayımı içtim.

Tekrar minibüse döndüğümde saat 11 olmuştu. Başka bir şoför beni Belediye’ye kadar götürebileceğini söyledi, sanırım halime acıdı çünkü minibüste hâlâ benden başkası yoktu. Ben balıkhaneye gitmek istiyordum aslında, ama bu da iyidir diyerek atladım.

Yol çok uzun sürmedi, Bafra’dan çıkıp Delta’ya girdik ve Kuş Cenneti tabelalarını takip ettik. Yolun solunda leylekler ve yaptıkları devasa yuvalar harika görünüyorlardı. Yarım saat kadar sonra Belediye’nin önünden geçerken “Balıkhaneye gitmek için burada inmeyecek miyim?” diye sordum. “Senin ilacın burada”, dediler: “Resul Abi”. Beraber indik minibüsten. Emektar bir ‘İş marka’ motosikleti vardı Resul Abi’nin, benimle aynı model, 77’li. Ama hem onun erzağını hem benim çantaları Kuş Halkalama İstasyonu’na kadar götürmeyi başardı. Ben de böylece hedefime varmış oldum.Resul Abi, balıkhane de denen bu yerde hem balıkçı kayıklarını tamir ediyor hem de balıkçılık yapıyordu.

“Ruhumsun” dediği motosikletiyle Kuş Halkalama İstasyonuna vardıktan sonra Arzu ‘yla ve onun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği Bölümü’nden gönüllü öğrencileri ile tanıştık.

Sis ağlarına takılan kuşlar halkalanıyorlar...
Sis ağlarına takılan kuşlar halkalanıyorlar...

Ve saat başı yapılan ağ kontrollerinden birine hemen ben de çıktım. 

Bir kızılgerdandan başka bir şey yoktu şansımıza.

Bu kontroller sabahın ilk ışıklarından akşam güneş battıktan hemen sonraya kadar her saat başı tekrarlanıyor.

Sis ağlarında yakalanan kuşlar pamuklu kumaştan torbalara alınarak istasyondaki halkacıya getiriliyor.

Kuşların türü, cinsi, ağırlığı, boyutları gibi bilgiler kaydedilip ayağına halka takıldıktan sonra salınıyorlar.

Halkalamayı herkes yapamıyor, yalnız Arzu gibi lisanslı halkacıların bu işlemi yapmasına izin var.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin lisanslı halkacıları...
Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin lisanslı halkacıları...

Türkiye’de bu lisansa 4’ü Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesinde olmak üzere 8 kişi sahip.

İstekli çömez olarak bir sonraki ağ kontrolüne de çıkıyorum.

Ağlarda gördüğümüz yine bir kızılgerdanı Cengiz çıkartıp torbaya koyuyor. Bir ikincisi az ötedeki ağlara takılmış. “Buyur”, diyorlar, “sıra sende”.

Heyecan dorukta, bu kadar çabuk sıranın bana geleceğini beklemiyordum doğrusu.

Senelerce çıplak gözle, birkaç senedir dürbün ve teleskopla hayranlıkla izlediğim kuşları hem bu kadar yakından görmek hem de onlara dokunabilmek müthiş bir duygu.

İki parmağımla kanatlarının altından tutup kanatlarına, ayaklarına ve başına dolanmış ağlardan çıkarmaya çalışıyorum bu dünya tatlısı minicik canlıyı.

Kızılgerdan
Kızılgerdan

Şansıma son derece de uysal. Beklediğimden kolay oluyor, bir dakika sürmüyor bu inanılmaz deneyim. Minicik kalbinin atışlarını parmak uçlarımda hissederek açılan bez torbaya bırakıyorum kızılgerdanı. Başardım! Zarar vermeden ağlardan kurtardım ilk kuşumu.

İstasyonda halkalanacak, türü, yaşı, cinsiyeti, kanat uzunluğu gibi bilgileri alınacak ve bu şekilde korunmalarına katkıda bulunulacak.

İki kızılgerdan, bir kamış bülbülü ile dönüyoruz istasyonumuza.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından kuş bilimi (ornitoloji) çalışmalarında 2002 yılından beri kullanılan İstasyon iki katlı betonarme bir bina. Binada elektrik yok, haftada bir jeneratör vasıtası ile cep telefonları vs şarj edilebiliyor, jeneratör aynı zamanda kuyudan su çekilip deponun doldurulmasını da sağlıyor.

Gönüllüler, üniversitenin sağladığı erzakla kendi yemeklerini yapmak, bulaşıklarını yıkamak, kısacası kendi işlerini kendileri görmek durumundalar. Birer haftalık periyotlar halinde nöbeti diğer gönüllü gruplara devrediyorlar. Ancak Cuma’ya daha çok var ve benim maceram devam ediyor…



Kızılırmak Deltası önemli bir kuş halkalama merkezi
Kızılırmak Deltası önemli bir kuş halkalama merkezi

Samsun'un Bafra ve 19 Mayıs ilçesi sınırları içinde bulunan Kızılırmak Kuş Cenneti, Karadeniz sahilinde doğal özelliklerini koruyabilmiş en büyük ve önemli sulak alan.

Kuş gözlemevi ve gözetleme kulelerine sahip, aynı zamanda Uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile korunuyor, aynı zamanda Yaban Hayatı Koruma Sahası ve Önemli Doğa (ÖDA) ve Bitki Alanı (ÖBA).

Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, 340 kuş türünü barındırıyor.

Bu türlerin 140'ı üremelerini burada gerçekleştiriyor.

Türkiye’de nesli tükenme tehlikesi altında olan 24 kuş türünden 15'i alanda yaşıyor.

56 bin hektar genişliğindeki deltanın yüzde 80'i sit alanı kapsamında değerlendiriliyor.

22 bin hektarlık bölüm ise Nisan 1998'de yapılan anlaşmayla Ramsar Alanı (koruma altına alınmış) kabul ediliyor.

Kuş halkalama çalışmalarına gönüllü olarak katılmak mümkün...
Kuş halkalama çalışmalarına gönüllü olarak katılmak mümkün...

Siz de kuş halkalama çalışmalarına gönüllü olarak katılmak, medeniyetten uzakta, doğayla ve kitaplarınızla baş başa, huzurlu bir hafta geçirmek isterseniz Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi ile ornitoloji@omu.edu.tr adresinden temasa geçebilirsiniz.

Benim kullandığım yolun dışında, her cuma Samsun’dan Halkalama İstasyonu’na Üniversite’nin tahsis ettiği minibüsle rahatlıkla ulaşılabiliyor.

Tabi bunun için önceden kayıt yaptırmış olmak gerekiyor.

KUŞ HALKALAMA NEDİR?

Kuşların, halkalama lisansına sahip eğitimli araştırmacılar tarafından güvenli yöntemlerle yakalanmasını, bacaklarına halka takılmasını ve tür, yaş, cinsiyet gibi gerekli bilgilerin kaydedilmesinden sonra serbest bırakılmasını içeren işlemlerin tümüne birden “halkalama” adı verilir.

Kuş halkalama, arabalara verilen plakalara benzer bir yöntem...
Kuş halkalama, arabalara verilen plakalara benzer bir yöntem...

Kuş halkalamayı arabalara plaka vermeye benzetebiliriz. Halkaların üzerinde ülkelere özgü bir adres ve her birey için farklı olan bir kod numarası vardır.

Tüm halkalarda aynı adres yer almakta, kod numarası ise bireylere göre değişmektedir.

Kuşların bacak kalınlıklarına uygun olarak farklı çapta halkalar takılır.

Halkalar genellikle alüminyumdur ve çok hafif oldukları için kuşların doğal davranışlarında değişikliğe yol açmazlar.

Kod numarası kuşların bireysel olarak tanınmasını, adresler ise tekrar yakalanan ya da ölü olarak bulunan halkalı bir kuşun halkalanma bilgilerine ulaşılabilmesini sağlar.

Bu adres sayesinde kuş ölü bulunduysa halkası ya da tekrar yakalandıysa kuş ile ilgili bilgiler halkalandığı merkeze ulaştırılır ve kuşun nerede, ne zaman halkalandığı öğrenilir.


NEDEN KUŞ HALKALAMA YAPILIR?

Halkalama çalışmaları, kuşların yaşamları ile ilgili birçok bilinmezi ortaya çıkarmak üzere tüm dünyada yüzyılı aşkın bir süredir uygulanan yaygın bir yöntemdir.
Bu yöntemle, temelde kuşların göçleri;
• kuş türlerinin göç rotaları,
• konaklama, kışlama ve üreme alanları,
• göç takvimleri
ve popülasyon dinamikleri;
• kaç yıl yaşadıkları,
• üreme ve hayatta kalma başarıları, araştırılmaktadır.
Ayrıca, tüm dünyada standart yöntemlerle yapılan ve her yıl tekrarlanan halkalama çalışmaları ile kuş popülasyonlarındaki değişimler takip edilebilmekte ve türlerin korunmasına yönelik kararlar alınabilmektedir.
Kaynak(kuş halkalama çalışmaları): www.halkalama.net

Fotoğraflar: Erdem Vardar