Bu yaştaki çocuk artık ayaklanmıştır ve onun için bir keşif dönemi başlamıştır. Hem bu keşif duygusunu teşvik etmek hem de bazı sınırları bu yaşatan itibaren koymak son derece önemli.

Bir şeye ‘’hayır’’ denecekse, bu konuda anne babanın tutarlı olması gerekir. Aynı şey bir gün hayır ertesi gün evet olmamalı.

Çocuk bu dönemde ses tonu ve mimiklerle iletişim kurmak önemli. ''Hayır'' denirken, net bir ses tonu ve surat ifadesi kullanılmalı. Bu çocuğa kızmak anlamına gelmiyor. O dünyayı keşfediyor, zaten bunda kızacak bir şey yok. Kızarak değil, öğreterek ona bu keşifte yardımcı olmak gerekiyor. Sabırla yaklaşırsanız çocuk zamanla bu sınırları öğrenecek.

Burada en önemli unsur, yetişkinin sabrı. Sorun aslında bu noktada çıkıyor. Anne baba, çocuğa bu süreçte ihtiyaç duyduğu sabrı gösteremeyecek kadar yorgun olabiliyor. O zaman çatışmalar başlıyor.

Engelleyemeyeceğiniz şeyler konusunda çerçeve çizmek, bazı koşullarda izin vermek çok önemli. Çocuklar bu dönemde bir şeyleri fırlatmaya bayılır, yumuşak sert objelerin yere düştüklerinde çıkardığı sesleri test etmek ister. Bu noktada alternatif yaratmak gerekir. Zarar görmeyeceği bir yerde, zarar görmeyecek şeyleri atmasına izin verilebilir.

Bazen ebeveynler, evdeki genel düzenin bozulması konusunda şikayetçi olabiliyor. Kuşkusuz evin belli bir hali korunmalı. Ancak çocuğa da evde yaşam alanını yaratmak gerekiyor. Eğer çocuksuz bir ev gibi bir düzen aranıyorsa, oradan sıkıntı doğuyor olabilir.