"Kozmik Oda kumpası"nda gerekçeli karar

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesince, "Kozmik Oda" soruşturmasında TSK personeline kumpas kurulduğu iddiasıyla 82 sanığın yargılandığı davanın gerekçeli kararı tamamlandı.

Anadolu Ajansı 03.12.2020 - 10:30

"Kozmik Oda kumpası"nda gerekçeli karar

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Aralık 2009'da dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a "suikast ihbarı" ile başlatılan ve sonrasında Seferberlik Tetkik Kurulunun "Kozmik Odası"nda aramaya kadar uzanan soruşturmada, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensuplarınca kumpas kurulduğu iddiasıyla 82 sanık hakkında açılan davada verdiği hükme ilişkin gerekçeli kararı tamamladı.

Darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen ve tutuklanan eski savcı Mustafa Bilgili'nin yürüttüğü "Kozmik Oda" soruşturması, özel yetkili savcılıkların kaldırılmasının ardından 2015'te tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı Tekin Küçük, soruşturma sonucunda 38 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi.

Kararda "19 Aralık 2009'da herhangi bir telefon ihbarı gelmediği halde gerçeğe aykırı ihbar tutanağı düzenlendiği kanaatine varıldığı" bildirilerek, "Kozmik Oda" soruşturmasının bu şekilde başlatıldığı ifade edildi. Kararda, şüphelilerin suç teşkil edecek eylemlerinin belirlenemediği kaydedildi.

SORUŞTURMADA GÖREV ALAN POLİSLERE DAVA AÇILDI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, daha sonra çoğunluğu terör ve istihbarat şube müdürlükleri personeli olan ve "Kozmik Oda" soruşturmasında görev alan 121 kişi hakkında TSK personeline kumpas kurdukları gerekçesiyle dava açtı.

İddianamede, "Kozmik Oda kumpas soruşturması, Arınç'a saldırı iddiaları bahane edilerek FETÖ hakkında, devletin mahrem bilgilerinin yer aldığı Seferberlik Tetkik Kurulunda ne tür araştırmaların yapıldığı, bu birimde hangi belgelerin bulunduğu ve birimin faaliyetlerinin ne olduğunun belirlenmesi ve devletin askeri sırlarının casusluk amacıyla temin edilmesi için yapılmıştır." görüşüne yer verildi.

Davayı gören Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyası ayrılanlar nedeniyle sanık sayısı 82'ye düşen davada 16 Ekim 2020'de karar verdi.

Mahkeme, sanıklardan 28'ini "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 2 yıl 1 ay ile 10 yıl arasında değişen sürelerde hapse çarptırdı, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek", "resmi belgede sahtecilik", "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması", "suç uydurma", "iftira", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "haberleşmenin gizliliğini ihlal" gibi suçlardan ise bütün sanıkların beraatine hükmetti.

NEDEN BERAATLERİNE HÜKMEDİLDİ?

Mahkeme, hükme ilişkin gerekçeli kararını tamamladı.

Kararda 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden sonra TSK'dan ihraç edilen dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri albay Muharrem Köse'nin de arasında bulunduğu 71 sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek" suçundan neden beraatlerine hükmedildiği açıklandı.

Gerekçeli kararda sanıklardan olay tarihinde istihbarat şube müdürlükleri görevlileri hakkında Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığının görev gereği irtibatlı olduğu kişileri sistem üzerinden sorgulayarak, terörle mücadele şube müdürlükleri görevlileri hakkında ise asker müştekilerin iletişimlerini dinleyerek ve kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerini teknik araçlarla izleyerek "devletin güvenliği, iç veya dış siyasi yararları bakımından niteliği itibari ile gizli kalması gereken bilgileri askeri casusluk maksadı ile temin etmek" suçundan dava açıldığı bildirildi.

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1. maddesinde bu suçun düzenlendiği belirtilen kararda, dava konusu olayda kanunda yazılı şartların gerçekleşmediği kaydedildi.

Maddeye göre, gizli kalması gereken bilginin devletin güvenliği ya da iç ve dış siyasal yararları niteliğinde olması gerektiği, cezalandırmak için bunun yanı sıra bu nitelikteki bilgilerin askeri ya da siyasal casusluk maksadıyla temin edilmesi gerektiğine yer verilen kararda, cezalandırma için kanunda suç olarak tanımlanan eylemin tüm unsurlarının sanık tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.

Bu suç için failde kastın yanı sıra özel bir maksadın varlığının aranacağı vurgulanan kararda, sanıkların suç tarihlerinde devletin güvenliği ile iç ve dış siyasi yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken, muhatap ve konu yönünden devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgelere ulaştığına dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve maddi delil elde edilemediği bildirildi.

Yüklenen suçun sanıklarca işlendiği sabit olmadığından beraatlerine karar verildiğine işaret edilen gerekçeli kararda, "silahlı terör örgütü üyeliğinden" mahkumiyetlerine hükmedilen sanıkların, FETÖ/PDY'nin emniyet yapılanmasında yer aldıklarına ilişkin deliller bulunduğu belirtildi.

MAHKEMENİN HÜKMÜ

Mahkeme, çoğunluğu eski polis olan 82 sanıktan 3'ünü "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 10'ar yıl, 13'ünü 7 yıl 6'şar ay, 9'unu 6 yıl 3'er ay hapse çarptırmıştı. Etkin pişmanlık hükümleri uygulanan bir sanık 2 yıl 1 ay, biri 2 yıl 6 ay, biri de 3 yıl 1 ay 15 gün hapse mahkum edilmiş, bir sanık hakkında açılan dava reddedilmiş, diğer sanıkların beraatine karar verilmişti.

Sanıklardan eski Genelkurmay Adli Müşaviri albay Muharrem Köse, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi ve askeri casusluk maksadıyla temin" suçundan delil yetersizliğinden beraat etmiş, Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesince "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmıştı.

Sayfa Yükleniyor...