Tarih Vakfı’nın Toplumsal Uzlaşma Aracı Olarak Eğitimin Rolü projesi kapsamında hazırladığı Ortaöğretim Kürt Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı, İstanbul Cezayir Restaurant’ta düzenlenen bir basın toplantısıyla gün yüzüne çıktı.

İlişkili Haberler


Kürt kültürü, dili ve edebiyatı konusunda yanlış ya da eksik bilgiye sahip ortaöğretim öğrencilerine seçmeli ders yoluyla Kürt dili ve edebiyatının tarihini, belli başlı özelliklerini ve önemli eserlerini tanıtmayı hedefleyen kitap, kendi alanında bir ilk olma özelliğini taşıyor.

Tarih Vakfı’ndan Gürel Tüzün, Bahar Bilgen, kitabın oluşmasına öncülük eden araştırma raporunun yazarı Sosyolog Bahar Şahin Fırat, Proje Danışma Kurulu Üyesi Sosyolog Kenan Çayır ve Kürt Dili ve Edebiyatı ders kitabı yazarlarından Fehim Işık toplantıda hazır bulunarak kitabın hazırlanma sürecine, ayrıntılarına ve hedeflerine yönelik açıklamalarda bulundu.

HİÇ BİLMEYENLER VAR
Toplantıda söz alan Gürel Tüzün kitabın toplumsal barışa katkıda bulunacağı inancını taşıdığını belirterek, kitabın hedef kitlesinin Kürt Dili ve Edebiyatını hiç bilmeyenler olduğunu vurguladı. Gürel Tüzün sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce gerçekleştirdiğimiz araştırmalarda eğitimin toplumda ayrımcı yaklaşımları körüklediği, sınıf ortamındaki uygulamaların ve ders kitaplarındaki içeriklerin farklı etnik kökenlere karşı düşmanca tavırlara yol açtığı bulgusuyla karşılaşmıştık. Aklımıza ‘Bu durumu tersine çeviremez miyiz?’ sorusu geldi. Konuyu tartıştığımız dönemler Türkiye’de toplumsal uzlaşma arayışlarının olduğu fakat aynı zamanda toplumsal çatışmayı körükleyici hadiselerin de yaşandığı dönemlerdi. Bu bağlamda Kürt sorununa dair katılımcı bir süreç oluşturmak istedik. Kürt Dili ve Edebiyatı konusunda toplumda ciddi bilgisizlik var. Dilin varlığını reddetmek aslında bir kültürü reddetmek anlamına geliyor. Türk Dili ve Edebiyatı Dersi var fakat bu sınırlayıcı. Farklı etnik kültürlere dair bilgi içermiyor. Hazırladığımız sürecin sonunda Ortaöğretim Kürt Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı, yönelik bir eğitim materyali olarak ortaya çıktı. Kitabın yayınlanmasını takiben Milli Eğitim Bakanlığı’na bir tavsiyeler raporu sunacağız ve ortaöğretimde Kürt Dili ve Edebiyatı’nın seçmeli bir ders olması önerisini hem bakanlıkla hem de kamuoyuyla paylaşacağız.”

Tüzün’ün ardından söz alan ve kitabın yazımına öncülük eden alan araştırması “Burada benden de bir şey yok mu öğretmenim?”in yazarı Sosyolog Bahar Şahin Fırat, kitabın elde ettiği veriler ışığındaki yansımalarını anlattı: “Araştırmamızda 20 ilde 121 kişiyle derinlemesine görüşmeler yaptık. Araştırmamız, ülkemizdeki Kürt ve Türk toplumlarının çeşitli sebeplerden ötürü karşı karşıya geldiği bir dönemde gerçekleşmesi açısından ilginç oldu. Okul ortamının bu sürece katkısını görmemiz çok önemliydi. Araştırmaya göre Kürtler, ders kitaplarında tıpkı sınıf içi iletişimde ve toplumsal alanda olduğu gibi yok sayıldıklarını düşünüyorlar. Kendi tarihlerine, kültürlerine ilişkin bir şey bulamıyorlar. Yok sayılmak önemli bir şey. Daha da önemlisi olumsuz bir biçimde temsil ediliyor olmaları. Kitap bu tür eksiklikleri kapatmak için önemli olabilir. Zira mevcut ders kitaplarıyla toplumsal gerçekler arasında uçurum var. Öğretmenlerin ve hatta öğretmenleri eğitenlerin, başka türlü bir dil geliştirmek amacıyla ayrı bir eğitimden geçmeleri gerekiyor. Kitap başlı başına bir eğitim materyali olmasıyla bu açığı kapatmakta önemli bir rol oynayacaktır.”

Kitabın yazarlarından Fehim Işık kitabın hazırlanma sürecine ilişkin şu ayrıntıları paylaştı: “Geçmişte Kürt Dili ve Edebiyatı üzerine çalışmalar yapmış bir grup arkadaşla bu kitabın yazılması için bir araya geldik. Üzerinde etraflıca tartıştık zira bu işin bir öncesi yoktu. İlk etapta dil üzerinde uzlaşmaya çalıştık. Türkiye’de Kürt Dili ve Edebiyatını bilmeyen tüm kesimler için bir eğitim materyali hazırlamanın daha doğru olacağını ve bu yüzden kitabın Türkçe yazılmasının daha iyi olacağını düşündük. Uzun bir emekten sonra böyle bir kitabın ortaya çıkması alanında bir ilk olması açısından önemliydi. Temel olarak da bir farkındalık yaratmak istiyorduk. Kitabın Kürtçe yazılmaması özellikle tercih edildi. Zira bu kitabın hedefi Kürtlerden ziyade Kürt Dili ve Edebiyatına ve genel olarak Kürt kültürüne dair bilgisi olmayanlar ya da bilgisi eksik olanlar.”

BİR 'BİZ' ANLAYIŞI
Proje Danışma Kurulu Üyesi Sosyolog Kenan Çayır Türkiye’de bir yandan toplumsal çatışmayı bir yandan da demokratikleşme fırsatlarını içeren ikili bir süreç yaşandığını ifade ederken yaşanan göçler nedeniyle farklı toplumsal sınıfların birbirlerine yaklaştığına, temas ettiğine ve çatıştığına dikkat çekti. Tarih Vakfı’nın Bilgi Üniversitesi’nin işbirliğiyle haziran ayında düzenlediği uluslararası sempozyumda bu alandaki farklı uygulamaları tartıştıklarını anlatan Çayır, eğitimin Türkiye’nin demokratik diline yeni bir “biz” anlayışı getirmede önemli bir rol oynayacağını söyledi ve kitabın bu süreç için önemli bir adım olduğunu belirtti.

Kürt Dili ve Edebiyatı’nı çeşitli başlıklar altında inceleyen kitapta Dil, Sözlü Kürt Edebiyatı, Yazılı Kürt Edebiyatı gibi ana bölümlerin yanında Klasik Kürt Edebiyatı ve Modern Kürt Edebiyatı gibi alt bölümler de yer alıyor. Kitapta ayrıca Kürt roman ve öykülerinin dışında şiir ve tiyatro oyunlarının da yer aldığı eserler inceleniyor.