Modern antropolojinin kurucuları arasında sayılan ünlü Fransız düşünür Claude Levi-Strauss, 101 yaşında hayata gözlerini yumdu. Antropolojiyi yapısalcı bir bakışla ele alan Levi-Strauss, farklı insan topluluklarında ortak davranış ve düşünme kalıplarının varlığını araştırdı.

İlişkili Haberler


Fransız bir ailenin çocuğu olarak Belçika’da doğan Levi-Strauss, Paris’te büyüdü ve Sorbonne’da okudu. Brezilya’da sosyoloji dersleri verdiği sırada antropolojiye yöneldi ve Mato Grosso ile Amazon bölgelerinde saha çalışmaları yaptı.

Sonradan bazı muhalifleri onun Amazonlardaki yerli kabililerle aslında çok az zaman geçirdiğini ve dillerini bile öğrenmediğini iddia etse de bu çalışmalar onun kariyerine önemi katkıda bulundu. Orada yaptığı gözlemler yıllar sonra yazacağı Hüzünlü Dönenceler (Tristes Tropiques) adlı kitabının ana malzemesini oluşturdu.

Memleketi Fransa’ya 1939’da dönen Levi-Strauss bir süre öğretmenlik yaptı ancak kısa süre sonra Nazi işbirlikçisi Vichy rejiminin çıkardığı ırkçı yasalar yüzünden işinden oldu. Akabinde ABD’ye taşınan düşünür, New York’ta ders verdiği günlerde ünlü antropolog Franz Boas’la arkadaş oldu ve onun görüşlerinden derinden etkilendi.

Levi-Strauss, II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra Fransa’ya dönerek doktorasını tamamladı ve ondan bir yıl sonra, 1949’da, akademi dünyasında isminin duyulmasını sağlayan Akrabalığın Temel Yapıları (The Elementary Structures of Kinship) başlıklı kitabını yayımladı.

Pek meşhur “seyahat ve keşiften nefret ederim” cümlesiyle başlayan Hüzünlü Dönenceler ise 1955’ye yayımlandı. Kitap büyük sükse yaptı ve Levi-Strauss’u Fransa’nın en etkili entelektüelleri arasına soktu. Hüzünlü Dönenceler’i 1958’de ‘Yapısal Antropoloji’ (Structural Anthropology), 1962’de ‘Yaban Düşünce’ (The Savage Mind) ve 1964’te ‘Çiğ ve Pişmiş’ (The Raw and The Cooked) kitapları izledi.

Ardından Mitolojiler isimli araştırmalar dizisini yayımlamaya başlayan Levi-Strauss, bu yazılarında farklı kültürlerdeki mitlerin altında yatan ortak yapısal özellikleri irdeledi.

Yapısalcılığın bir ‘bilim’ olduğunu savunan Levi-Strauss, insan faaliyetlerinin temel öğeleri olan eylem ve sözleri sınıflayarak işe başlar ve daha sonra bunların nasıl bir arada bulunduğunu inceler. Buradan, evrensel insan gerçekliklerinin, sırf insan olma niteliği sayesinde, bütün insanlar tarafından paylaşıldığı ve yapının her düzeyinde gözlemlenebildiği sonucuna varır.

Claude Levi-Strauss, prestijli Fransız Akademisi üyesiydi.