5. Dünya Su Forumu kapsamında Çırağan Sarayında gerçekleştirilen Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesinde konuşan Talabani, Türkiye ile siyasi, ekonomik bütün alanlarda olduğu gibi su kaynaklarında da işbirliği yaptıklarını, bu konuda hem koordinasyon, hem işbirliği sağlamaya yönelik çeşitli düzeylerde toplantıların gerçekleştirildiğini belirtti.

İlişkili Haberler


Dicle ve Fırat nehirleri ile onlardan doğan diğer kaynakların Irak'taki su kaynaklarının temelini oluşturduğuna işaret eden Talabani, su ile ilgili ilk yasaların Mezopotamya topraklarında oluşturulduğunu, Dicle ve Fırat'ın birbirine bağlandığı bu bölgenin halkları da birbirine bağladığını ifade etti.

Irak, Türkiye ve Suriye'nin, Dicle ve Fırat nehirlerine ilişkin görüşmeleri sürdürdüklerini kaydeden Talabani, geçmişte Irak'ın sulama, baraj, nehirlerin kontrolü konularında önemli projeler gerçekleştirdiğini, ancak sonrasında girdiği savaşlar sonucunda mali kaynakların askeri harcamalara yönlendirildiğini ve temel hizmetlerde büyük eksiklikler yaşandığını anlattı.

Talabani, 2003 sonrasında ekonomik, sosyal konuların yanı sıra su alanında da Irak'ın büyük sorunlarla karşılaştığını, bu dönemde başlatılan projelerin ve ekonominin düzeltilmesine yönelik çalışmaların terörle karşı karşıya kaldığını, ancak son süreçte özellikle güvenlik düzeyinde büyük gelişmeler kaydedilmesiyle devletin eski rollerine dönmeye başladığını ve kalkınmaya yönelindiğini söyledi.

Irak Cumhurbaşkanı, ''Halihazırda nüfusumuzun artmasının yanı sıra ekonomik ve sosyal gelişme neticesinde su kaynaklarında kıtlıkla karşı karşıya bulunmakta ve zorluklarla karşılaşmaktayız'' diyerek, bu konuda herkesin acil bir şekilde hareket etmesi ve uluslararası program hazırlanması ihtiyacına dikkati çekti.

''Uluslararası bir program hazırlanarak, gelecekle ilgili projeler göz önünde bulundurularak uygun çözümlerin ortaya konması gerekiyor. Bu alanda temel sorun ise yan yana bulunan ülkeler arasında güvenin sağlanması'' diyen Talabani, bölgesel konularda işbirliğine girişilmesi, protokollerin imzalanması ve geçmişteki anlaşmaların uygulanmasının önem taşıdığını aktardı.

Irak'ın Dicle ve Fırat nehirlerinden aldığı su miktarını artırdığı için Türkiye'ye teşekkür eden Celal Talabani, su konusunda yapılması gerekenlere ilişkin olarak, şunları sıraladı:

''Ortak su havzaları bulunan ülkeler arasında koordinasyon sağlanması, modern tekniklerin ve uygun programların kullanılması, rehabilitasyon çalışmaları yapılması ve gerekli su kaynaklarının sürekli şekilde temininin sağlanması, su kaynaklarının kirlenmesinin önlenmesi, su ile ilgili kuruluşların teknik bilgilerinin ve yeteneklerinin artırılması.''

MONAKO PRENSİ II. ALBERT
Monako Prensi II. Albert ise suyun herkese müşterek şartlarını hatırlattığını ve tehditler karşısında tüm dünyada aynı zorlukların yaşandığını belirtti.

Yaşanan kuraklıklar, fırtınalar ve sellere işaret eden Prens Albert, ''Bu küre üzerinde çekilen sıkıntılarda su daima önemli rol oynuyor. Çevreyi bozdukça ne gibi facialar olabileceğini gösteriyor. Kıtlık olduğu ya da kötü mahsul alındığında, insanların yaşamında suyun rolünün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz'' diye konuştu.

Suyun dünyanın müşterek sorunlarını hatırlattığını kaydeden Prens Albert, ''Bu, bizim küresel cevap almakta ne kadar zorlandığımızın ifadesi oluyor'' dedi.

Prens Albert, kıtlık gibi sorunların üstesinden gelinemediğini belirterek, ileride dünya üzerinde 8-10 milyar insana sağlıklı su vermek için neler yapılabileceğini sorarak, 2025'te 5 milyar insanın yeterli içme suyu olmayacağını, bu insanların ve tarımın giderek artan ihtiyaçlarına nasıl cevap verileceğinin düşünülmesi gerektiğini söyledi.

İşbirliği alanında daha çok çaba sarf edilmesini isteyen Prens Albert, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Fakir ülkelerin krizin iki misli kurbanı olmaları kabul edilebilir değil. Toplantı hedeflerinden biri de çok kutuplu eylemlere daha fazla yönelmek olmalıdır. Bu, hem ahlaki bir görev, hem de çok önemli bir sınavdır. Su sorunu, gezegenimiz için birlikte hareket edip edememe kapasitemizi sınamaktadır. Biliyorum burada hepimiz bunu başarma iradesine sahibiz.''

TACİKİSTAN CUMHURBAŞKANI
Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, su probleminin küresel bir sorun olduğunu belirterek, siyasi liderlerin bu konunun çözümünde kilit rol oynadığını kaydetti.

Dünya Su Forumları arasında ilk kez İstanbul'da politik bir mekanizmanın devreye sokulduğuna işaret eden Rahman, zirvenin su sorununun çözümünde köprü rolü oynayabileceğini ifade etti.

İklim değişikliği ve su kaynaklarının kullanımıyla ilgili gelişmelerin gelecekte endişe kaynağı olacağını kaydeden Rahman, Orta Asya'daki su sıkıntılarına yönelik örnekler verdi.

Rahman, su sorunlarının aşılmasında ülkeler arasındaki işbirliğinin hayati önemde olduğunu vurgulayarak, bu çerçevede tedbirler alınmasının önemine değindi.

Bölgede su kaynaklarının entegre olarak yönetilmesi gerektiğini ifade eden Rahman, su, gaz ve petrolün hiçbir alternatifleri olmadığını, bu nedenle su sorununun büyük önem taşıdığını söyledi.

Su ve enerji kaynaklarının kullanımının dikkatle yapılmasının önemine işaret eden Rahman, bölgede gelecekte kötü bir resimle karşılaşılmaması için önlemler alınması ve gerekli temellerin atılması gerektiğini kaydetti.

İklim değişikliğinin su sorunundaki olumsuz etkisine de değinen Rahman, hükümetler ve uluslararası kuruluşların dikkatlerinin su sorununa çekilmesi gerektiğini söyledi ve uluslararası topluma bu konuda destek vermesi için çağrıda bulundu.

Tacikistan'ın her zaman bölgesinde işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade eden Rahman, bölge ülkelerin stratejilerini gözden geçirip, su kaynaklarının entegre kullanımı yönünde ilerlenmesi gerektiğini kaydetti.

Rahman, su kaynaklarının makul kullanımı ve nehir havzalarının adil ve karşılıklı fayda çerçevesinde tesis edilmesinin önemine işaret etti.

2010'da Duşanbe'nin su konulu bir konferansa ev sahipliği yapabileceğini söyleyen Rahman, konuşmasının sonunda ülkeleri su sorununu çözümünde bir kez daha işbirliği yapmaya çağırdı.

TUVALU BAŞBAKANI
Tuvalu Başbakanı Apisai Lelemia da suyun insanların temel gereksinimi olduğunu belirterek, suyun öncelik sıralamasında en önde olması gerektiğini, ancak bu önceliği pek çok ülkenin gerekli seviyeye oturtmadığını söyledi.

Ülkesinde yer altı sularının tehdit altında kaldığını kaydeden Tuvalu Başbakanı, iklim değişikliğinin etkilerini kurak mevsimlerin uzaması ya da tayfunların sıklaşması olarak kendini daha çok göstermeye başladığını belirtti.

Su sorununu her ülkede farklı sorunlar yarattığına işaret eden Lelemia, bu çerçevede zirveden her bölgenin gereksinimlerine göre öneriler getirmesini beklediklerini kaydetti.