Soma'daki maden faciasına ilişkin 8'i tutuklu 46 sanığın yargılandığı davanın görülmesine Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Mağdur sıfatıyla ifade veren Ramazan Demir, 2006 yılından bu yana madenlerde çalıştığını, 2012 yılından itibaren de Eynez ocağında usta olarak üretimde görev aldığını anlattı.

Olay günü çalışan sayısının az olması nedeniyle geçici olarak U3 bölgesindeki 4. bantta "şalterci" olarak görevlendirildiğini anlatan Demir, saat 14.20 civarında dinamit atıldığını, bir süre sonra 4. bandın şalterine bastığını ancak çalışmadığını ifade etti.

Bir süre sonra arkadaşlarının "duman geliyor" dediğini belirten Demir, "Orada şoka girmişim, ne yaptığımı bilmiyorum. Duman gelince kılçık bacaya gittim, benden önce çıkan arkadaşların sesini duyunca yardım istedim. Dumandan önce bir patlama sesi duymadım. Dinamit atımıyla duman arasındaki zamanı hatırlamıyorum ama dinamit atılan yerle dumanın geldiği yerin alakası yok" dedi.

"Benim de iki çocuğum yetim kalabilirdi" diyen Demir, patlama saati konusunda çok emin olmadığını kaydetti.

“YEMEK YEMEDİĞİMİZ GÜNLER DE OLDU”

Demir, yoğun çalıştıklarını vurgulayarak, "Oturacak zamanımız olmuyordu, yemek yemediğimiz günler de oldu" diye konuştu.

Sanık avukatlarından Yusuf Koçyiğit'in soru sorduğu sırada kendisini iyi hissetmediğini belirten Demir, dinlenme talebinde bulunarak bir süre oturdu.

DURUŞMADA GERGİNLİK

Bu sırada müşteki avukatları, faciadan kurtulan işçilerin burada o anı tekrar yaşadığına dikkati çekerek, sanık avukatlarının soru sorma şekillerine tepki gösterdi.

İki tarafın avukatları arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Salondaki bir madenci yakını kucağına aldığı çocuğu göstererek, "28 günlükken yetim kaldı bu" dedi.

Bir madenci ise sanık avukatlarına "Size aynı Ankara'daki gibi, bomba atılıp... Başka çare yok" diye bağırdı. Söz konusu işçi salondan çıkartıldı.


Ramazan Demir, bir süre dinlendikten sonra ifadesine devam etti.